şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: #28151769)
  • şemsiyemin ucu kare ile tanıdım kendisini. rakıyla dinlenilesi.
  • yahu sen nasıl bir insansın, nasıl bir sessin diye haykırmama neden olan insanüstü bir müzisyendir. sesi ile alır götürür, bağımlılık yapma özelliğine sahiptir. yakın zamanda bir televizyon programında denk geldiğimde bas gitar çaldığına da şahit olmuştum. gurubu ile birlikte harika işler yapıyorlar.
    (bkz: grup abdal)
    http://www.youtube.com/watch?v=cstx1unrwcg
  • an itibari ile taksimde gözaltına alınmış grup abdal solisti.

    http://www.radikal.com.tr/…e/maaile_gozalti-1140751

    gözaltına alınma görüntüsü: https://www.facebook.com/…to.php?v=1388601251356510
  • gezi parkı direnişi sürecinde gözaltına alınan müzisyen.
    gözaltından çıktıktan sonra serkan ocak ile radikal gazetesi için yaptığı röportaj metni ve linki ise şöyle :

    burcu sarak anlattı: gezi nezarethanesinde ne yaşadım?

    6 temmuz'da gözaltına alındıktan sonra annesinin 'kızımı bırakın' yakarışıyla gündeme gelen grup abdal'ın solisti burcu sarak nezarethanede yaşadıklarını anlattı: arkadaşımı çırılçıplak soydular, polis bana 'o..spu'lu cümle kurdu, annemin ilaçlarını vermediler.

    istanbul - taksim dayanışması’nın çağrısı üzerine burcu sarak ve annesi de 6 temmuz cumartesi akşamı taksim’e gitmişti. sarak ailesi polis müdahalesiyle birlikte önce istiklal caddesi ’ne kaçtı. sonra bir lokantaya giderek yemek yedi. ertesi gün konsere gitmek için kendine bir çıkış yolu aradı. ancak gittiği her yerde polis engeli ve gaz bombası ile karşılaştı.

    önce burcu sarak gözaltına alındı. anne fadime sarak, polislerin kızını götürmesine uzun süre engel olmaya çalıştı. bir yandan polisler burcu’yu çekiştirirken diğer yandan fadime barak kızını kurtarmaya çalışıyordu. uzun süren mücadelenin ardından anne fadime sarak da kızıyla aynı kaderi paylaştı.

    'polis kolumu büktü ve…'
    burcu sarak nasıl gözaltına alındığını şöyle anlatıyor: “sürecin başından itibaren parkta çadırlarda bulunuyorduk. divan otel’de de kaldık. otel gaz odalarına döndü. annem hastaneye kaldırıldı. benim de sol yanağıma o zamanki müdahalede plastik mermi geldi. bunları yaşadıktan sonra her çağrı olduğunda ben de eylemlere katıldım. bu da öyle katıldığım bir eylemdi. eylemin ardından bir lokantaya gidip yemek yedik. oraya da gaz atıldı. ertesi gün kemerburgaz’da konserim vardı. ‘eve gidelim’ dedik. sokaklar kapalıydı, gidemedik. ‘istiklal caddesi’ne gidip karaköy’e geçer vapurla gideriz’ diyorduk. yolda giderken de gaz yedik. üstelik geçtiğimiz ara sokaklara mermi savurdular. sonra caddede yürürken müdahale eden polislere ‘siz ne yapıyorsunuz, neden ateş açıyorsunuz, siz nasıl insanlarsınız’ dedim. bir polis kolumu büktü. ‘sen ne diyorsun’ diye üzerime yürümeye başladı. kaskıyla kafa atmaya başladı. ben de o noktadan sonra tepki gösterdim ve küfrettim. sonra da gözaltına alındık.”

    çırılçıplak aramayı reddetti
    cumartesi akşamı 22.30’da gözaltına alındılar. hastaneye götürüldüler. tutanak tutuldu. ertesi sabah 07.30’da rotaları bu kez nezarethaneydi. burcu sarak, üstleri aranırken yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “2 kadın görevli bizi aradı. saçımızda toka dahi yokken, arama yaptılar. ince arama yaptılar. direttik. tek tek aldılar arama yaptılar. çıkartmadım üzerimi. çırılçıplak aramak istediler. direndim. ama hücre arkadaşımı soymuşlar. benimle aynı hücrede kalan n. adındaki arkadaşım, aynı zamanda gözaltından alındıktan sonra emniyet'e getirilene kadar sözlü tacize uğramış. psikolojisi çok bozuktu.”

    ‘o…pumu gönderdi nerden bilelim’

    nezarethaneye alınırken yine bürokrasiyle karşılaştılar. sözü burcu sarak’a verelim: “bilgilerimi istediler. ben de bir üst katta polislerin bilgilerimi aldığını, onlardan bunları alabileceklerini söyledim. nezarethanedeki polis, ‘o..spumu gönderiyor, ne gönderiyor, biz nerden bilelim’ dedi. ben de ona ‘kendi biriminize güvenmiyorsanız halk size nasıl güvensin’ dedim.”

    anne ilacını böyle aldı: ne siz istediniz…

    emniyet’te onlara karşı polise mukavemet ve toplu eyleme katılmak gibi suçlamalarda bulunuldu. susma haklarını kullandılar. imza vermediler. 2 gün gözaltında bekletildiler. burcu sarak kendisinden çok annesi için endişeliydi: “annemin psikolojik bozukluğu var. devamlı kullandığı ilaç var. ilk gün ilacını alamadı. pazar günü muayeneye gittiğimiz zaman annem ‘sinir krizi geçirebilir’ ilacını verin dedik. doktorun yanıtı ‘yetkim yok’ oldu. amirlere sorduk, onların da yetkisi yokmuş. avukatlar rapor çıkarttı. ancak rapora rağmen ilaçları vermediler. pazar gecesi 02.00’da kriz geçirdi. aynı koğuşta da değildik. diğer arkadaşlarla birlikte polisi protesto ettik. bir polis annemin çantasından ilacını getirdi ve şunu söyledi: “ne siz istediniz, ne de ben verdim...”

    sessiz sinema uyarısı: sessiz olun

    nezarethanede geçen iki günün sonunda pazartesi 59 kişiyle birlikte savcının karşısına çıkarıldılar. polise mukavemet ve toplu eyleme katılmak suçlamasını reddettiler. burcu sarak, savcının kararını beklerken yaşadığı ve ‘çok komik’ diye nitelediği olayı şöyle anlatıyor: “nezarethanede sonucu beklerken nezarethanede 8 kadın sessiz sinema oynadık. bir görevli bize ‘sessiz olun’ diye bağırdı.”

    insanlar ölümü göze alıyor

    sarak ailesi mahkemeye gönderilmeden savcı kararıyla serbest bırakıldı. gezi parkı ’nda başından beri bulunan ve mücadeleden vazgeçmeyeceğini söyleyen burcu sarak yaşadıklarına rağmen pişman olmadığını vurguluyor: “halkın haklı mücadelesine destek vermek için oradaydık. ben dahil bu insanlar bir şeylerin değişmesi gerektiğini düşünüyor. insanlar, gözaltına alınmaktan, ölmekten korkmadan oradaydı. ben gezi eylemlerinde canımı vermeyi göze alarak bulunuyorum. bayrak sattığı ya da polise adres sorduğu için gözaltına alınanlar var. tutuklananlar hatta ölenler var. hepsiyle gurur duyuyorum. kendi adıma pişman değilim. onların da pişman olmayacağını düşünüyorum.”

    kaynak
  • sesi gökten nehre süzülmüş bir yağmur damlası. insan o nehrin kıyısındaki ağacın gölgesinde piknik yapmak istiyor.
  • sesine kurban olunasıca güzel insan saatlerce dinleyesim var aşık etti kendine
  • yenikent dayanışması'nın düzenlediği konser bitiminde yan yanayken "seyrim içinde'yi söyleyen sizdiniz değil mi?" diye söze girecekken sohbet fırsatını kaçırdığım güzel sesli insan. ben bu türküyü ezginin günlüğü dışında kimseden dinleme taraftarı değildim çünkü.

    burcu sarak özelinde bütün grup abdal üyeleri çok pozitif insanlardı. böyle güzel insanlarla bir etkinlikte bulunmak büyük keyif. bir avuç da olsalar varlar işte, hep faşist sürüsü saracak değil ya etrafımızı..
  • dün gece seyrim içinde'deki efsane performansıyla beraber mağusa limanı'nı da sesini yüreğimize kazıyarak okuyan sanatçı.