şükela:  tümü | bugün
  • acildigi gunden beri takip ederim. bir cok kez gittim ve gelisimlerini takip ettim. new york ile bir baglari yok. sadece isimden esinlenmisler. orjinal amerikan burgerini iyi yapiyorlar. yani eger soslu, cesitli peynirli, garp pastirmali burgerler ariyorsaniz burasi iyi bir adres degil. klasik burger/cheeseburger yemek isteyenler gidebilir. patates kizartmalari oldukca basarili. ilk acildiginda menunun yaninda roka, nane, kiraz domates, zeytinyagi ve nar eksisinden olusan bir salata ikram ediyorlardi. daha sonra -sanirim- mailyeti azaltmak icin bundan vazgectiler. iyi olmadi. zira bu salata mide rahatlatici ve ferahlatici bir gorev ustleniyordu. sevgimizi kazanmisti.
    kucuk bir mekan. hava isininca kapiya sadece bir masa atabiliyorlar. icerisi sikisik. zaman gecirilmez. sadece burger yenir ve hesap istenir. yayilmak namumkun.
    fiyatlar ucuz degil. abartili da degil fakat iki kisi iki menu yerseniz 50 lira civarinda hesap oderseniz. ekmekleri susamsiz.

    velhasil, istanbulun en iyi burgerini burda yiyebilirsiniz. bu bir ihtimal cunku turkiyede klasik bir 'standarti tutturamama' rahatsizligi var. 'en iyi burgeri burasi yapiyor' dediginiz bir yere ikinci defa gittiginizde ayni kaliteyi yakalayamayabilirsiniz.

    deneyin.
  • manhattan'da 56.sokak ve madison'la 7. avenue arasindaki le parker meridien isimli luks bir otelin icinde ikamet eden salas hamburgerci. bu mekan new york'un en guzel hamburgerlerini yapar. sokaktan gorulmesi imkansiz oldugundan turistlerden cok new york yerlilerinin ragbet ettigi bir yerdir ve onunde her daim 10-15 kisilik bir sira olur. duvarlari film posterleriyle kaplidir.

    edit: madison'dan 7'ye atlamışsız yıllar önce. hamburgerci 6 ile 7. avenue arasında.
  • yaklaşık 7-8 aydır beşiktaş'a her uğradığımda newyorker burgerlerini yerim, itiraf etmeliyim ki vedat milor'un programında keşfettim, yoksa nerden bilecem böyle yerleri. gittim ve açıkçası memnun kaldım, baharatlı patates kızartmaları da gayet hoş, gerek sunum herekse tad olarak kesinlikle mano burger'den kat be kat iyi, üstelik "biz tekiz, bizden başka yoktur" surat ifadeleri yok, gayet sakin, mütevazi sessiz bir yer.

    edit: artık kapanmış olduğunu bugün öğrendim, muhtemelen pandemi şartlarına daha fazla dayanamadı. üzdü.
  • tavsiye üzerine beşiktaş şubesini 3 kere ziyaret ettiğim butik burgerci. 5 adet 2 kişilik masa ve bir de 4-5 kişilik masası olan mekan beşiktaş'ın merkezinden bir tık uzakta. ortam samimi ancak maalesef mavimsi soğuk ışık veren floresan lambalar atmosferi bozuyor. unisex tuvalet temiz. servis hızlı ve personel saygılı.

    gelelim asıl konuya. new yorker, mexicana ve kasap burgerler peynirli ve peynirsiz olarak 145 ve 220 gr seçenekleriyle sunuluyor. 220 gr seçeneğinde 2 ince et mevcut, 145 gr seçeneğinde biraz daha kalın tek bir et parçası var. muhakkak 220 gr tercih edilmeli doymak için. lokumburgeri diğer mekanlardaki tecrübelerime dayanarak denemedim ancak diğer 3 farklı burgerini denedim.

    peynirli ve 220 gr etli new yorker bana kaliteli malzemelerle hazırlanmış ve iyi pişirilmiş sulu bir bigmac'i hatırlattı. sanki mcdonalds gurme şube açmış. bunu kötü bir özellik olarak söylemiyorum, sadece bir benzerlik var. new yorker'ın eti sulu ve etin lezzetini alıyorsunuz. ekmek bence ideal hamburger ekmeği değil ancak taze. et güzel ancak hamburger içerisinde biraz daha baharat aradı damağım. belki biraz tuz, biber veya hafif acı, ekşi bir sos. masalardaki sosları denemek isteyebilirsiniz new yorker yerken. aslında acı soslu mexicana (vedat milör tarifli) tam da burada devreye giriyor. ancak 145 gr etli, peynirsiz mexicana sulu bir ete sahip değildi. belki 220gr ve peynirli olarak tekrar denenmeli. tek seferde yargıya varmak her zaman doğru olmayabiliyor. hatırladığım kadarıyla maxicana'nın sosu köftenin tadının biraz fazla önüne geçiyordu. bu sebeple new yorker'ı şimdilik daha çok beğendim. son burger olarak kasap burgerini denedim. 3 burger arasında en beğendiğim bu oldu. new york'ta aradığım o baharat eksikliğini fümet et tamamlamış.

    edit: bu entryi okudular mı bilmiyorum ama mekanın aydınlatma sistemini değiştirmişler. şimdi daha güzel bir atmosfere sahip ancak bu değişim hemen fiyatlara da yansımış. kesinlikle abartmıyorum şu an nusretin fiyat performansı daha iyi seviyede. ayrıca mekanın beşiktaş'ın merkezi bir noktasında bulunmadığını düşünmek gerekir. çok merkezi bir noktadaki rakibi biber burger'den daha pahalı. köfte ve ekmekleri yakın lezzetlerde olan bu iki burgerciden joint'i çok az farkla üste koyabilirim. belki istanbul'daki en iyi 3-5 burger listelerine girmezler ancak yakınlarındaysanız ayda bir denenebilir.
  • vedat milor'un etini çok başarılı bulduğu mekan. istanbul gezimde atlamayayım dedirtti.
  • gösterişsiz, ufak bir dükkan olmasına rağmen hamburgerleri istanbul'da denediklerim arasında üst sıralarda.
  • bugüne kadar yediğim en güzel patates ( baharatlı ) + hamburger menüsüne sahip restoran idi. ancak burger'i küçültmüşler. üstüne patatesin porsiyonunu da küçültmüşler. fiyatta ise bir değişiklik olmamış.

    maalesef bu durum çok rahatsız edici. bu sebeple bir daha gitmeyi düşünmüyorum.
  • burayı vedat milor öncesi ve sonrası diye ikiye ayırmak gerekir. klasik türk kafası ile beşiktaş için konuşursam bindirim de bindirim durumu söz konusu olmuştur. halbuki eve ne kadar çok sipariş verirdik.
  • küçücük hamburgere dünyanın parasını veriyorsunuz. tamam eti lezzetli ama o kadar para verip masadan aç kalkmak koyuyor adama* alternatif bir yer isterseniz retro burger derim. hem daha ucuz hem daha doyurucu hem de daha çok menü şansı var. lezzeti ise hemen hemen aynı.
  • şarap satmaya başlamış burgerci, şöyle duyuruyor: "now we are serving wine too, for you fancy-pants!"
    seviyorum arkadaş

hesabın var mı? giriş yap