şükela:  tümü | bugün
  • böylesine global bir markanın yönetim şeklinden kaynaklanan amatörce bir vurdumduymazlıktır.

    birkaç ön bilgiyle sadete geleceğim. birazdan içerikten de anlayacağınız üzere aslında bana sürekli olmak kaydıyla zararı pek dokunmayan bir konuda onları bilgilendirmeme rağmen durumla ilgilenmediler. bir markayı karalamak ya da alaşağı etmek gibi bir düşüncem yok. sadece durumu olduğu gibi anlatmak istiyorum.

    yaklaşık bir hafta önce genel itibariyle tercih etmediğim bir marka olmasına rağmen o anki şartlardan dolayı beşiktaş, barbaros caddesi'ndeki burger king'e girdim. siparişimi verirkenki desk arkası çalışanların iletişimi gözümden kaçmadı. birbirleriyle aralarında olan mahalle üslubu, kılık kıyafetlerindeki düzensizlik, kirlilik karşıma çıkan ilk detaylardı. siparişimden sonra "abi sen otur haber veririm ben" cevabının üstünde de fazla durmayacağım.

    mağaza içerisine yönelip oturmak için bir masa aradım. bütün masalar düzensiz, dağınık, kirli. neyse ki duvar kenarındaki koltuklardan birine geçtim. yine "pislik" başroldeydi. hakeza duvardaki müşterilerin aşk mesajları, toplanmayan masalar, yağdan kayganlaşmış zemin ve ağır koku yöneticilerin mağazaya gösterdiği ilgiyi açıkça gösteriyordu.

    siparişimi aldım. hamburgeri yedim, bir-iki patatesten aldım ve içeceğimle kendimi dışarı zor attım. çıkar çıkmaz da burger king yönetimini bilgilendirici bir tweet attım. duvardan ses geldi, sosyal medya yönetimini üstlenenlerden ses gelmedi. zaten incelediğimde "bilgilerinizi verin sizi arayalım" kafasında çalışıyorlar. başka da cevap vermiyorlar. sağ olsunlar ona bile tenezzül etmediler.

    beşiktaş'taki mağazalarının yanı sıra aynı durumda olan birçok mağazalarını biliyorum (bakırköy, sirkeci). "kendimizi eleştirdik patidisimizi değiştirdik" diye artistlik yapacaklarına biraz da keşke bu konuda özeleştiri yapsalar. hoş, patadisleri hala bok gibi.

    "sevmiyorsan gitme", "burger king'ten a plus hizmet mi bekliyorsun?" sorularına da şimdiden cevaben; evet çok zor durumda kalmadıkça gitmiyorum ve burger king'ten a plus hizmet bekliyorum çünkü bereket döner'de yemek yemiyoruz.

    bütün bunlardan ziyade bir şikayet formu varsa ortada ve sen global bir şirketsen buna "sike sike" cevap vereceksin!

    kıral patadisleriniz de sizin olsun, özeleştiriniz de.

    http://i.hizliresim.com/n7ye8n.png

    okuma alışkanlığı edinmeden yazar olanlar için edit: ben genel itibariyle burger'ı en kötü kitchenette'te, genelde de cantinery'de yiyorum. şikayetimin nedeni de kendim için değil, sen gibi 10 lira'ya burger yiyenleri düşündüğüm için. temiz ye diye. paranın karşılığını al diye.

    edit: muhalif olacağım diye saçmalamasanız sizler de iyi insanlarsınız ama olsun.

    son edit: muhtemelen koca koca adamlar, yetişkin kadınlarsınız. bütün yorumları teker teker okudum. o kadar acı yorumlar var ki! insanların içine nasıl da işlemiş 'öğrenilmiş çaresizlik'.

    iyi ki birkaç aklı selim insan var da ne demek istediğimi açıkça belirtmişler.

    arkadaşlar ben obsesif kompulsif bir insanım. hayatımı hep standartta tutmaya çalışıyorum. işe giderken yürüdüğüm yol, seçtiğim vasıta, işe varış saatim hepsi standart. gittiğim restoran, yediğim yemek, içtiğim su, dinlediğim müzik, zaman geçirdiğim internet siteleri... hepsi stabil. aksi takdirde dikkatimi dağıtan yüzlerce olumsuzlukla uğraşmak zorunda kalıyorum ve tahmin edebileceğinizden çok daha fazla yoruluyorum.

    bütün bu standartlara rağmen; hiçbir teşekkür ve iyi niyet gösterisi beklemeden, direkt beni etkilemeyecek de olsa pozitif şeyler yapmaya çalışıyorum.

    yol üzerinde hiçbir canlı dahi olmasa kırmızı ışıkta geçen araçları fotoğraflayıp gereken yerlere bildiriyorum. yol tamamen araçsız da olsa yayalar için yeşil ışığın yanmasını bekliyorum. dolandırıcılık yapmaya çalışan taksileri fatura alıp, plakalarını fotoğraflayıp beyaz masaya şikayet ediyorum. hatalı park etmeleri ilgili yerlere bildiriyorum. kurumsal markaların 'misyonumuz', 'vizyonumuz' gibi ezbere yazılan taahütlerini yerine getirmeleri için girişimlerde bulunuyorum. çöpümü, sigaramı elimde, cebimde kilometrelerce taşıyıp çöp kutusuna atıyorum. siyasi haksızlıkları kabuğuma çekilmeden hür bir şekilde dile getiriyorum. 5 kuruş da olsa para üstünü bekliyor, insanlara yine aldığım hizmet ve ürün karşılığı paralarını tam ödüyorum. uzar gider...

    böylesine stabil bir hayatta bir kere girdiğim ve bir daha asla girmeyecek olduğum burger king beşiktaş mağazasını şikayet sebebim senin (!) daha iyi bir ortamda yemek yiyebilmen!

    kimi çıkmış fast food'un sağlıksız olduğundan dem vurmuş, kimi 'bu fiyata bu hizmet' paşama girmiş, kimi de marka çalışanı üslubunu normalleştirmiş.

    ben kurumsal bir markada müşteriyle direkt iletişimde olduğum bir konumda çalışıyorum. çalışma hayatımda 1 dk. değil 1 sn. bile muazzam önemlilikte. bunun için de müthiş bir ekiple sürekli iş geliştirmeyle alakalı toplantılar yapıyoruz. eğer bir standart varsa ve müşteriye bir şey vaad ediliyorsa bunu herkes en iyi şekilde yerine getirmeli!

    bana bir simitçi 'abi' diyebilir ya da bir dönerci 'gardaş'. çünkü küçük işletmenin standartı bellidir. ancak global bir markanın en küçük çalışanı bile o markayı temsil ettiğinden 'siz' sıfatını kullanmak zorundadır. beyefendi, efendim gibi gereksiz sıfatlara girmeye hiç gerek yok.

    bu markanın bundan sonraki hayatımda beni direkt etkileyecek hiçbir zararı yok. benim kim olduğumu ifşa eden, taciz eden, linç politikası güden, aşağılamaya çalışan herkese de selamlarımı iletiyorum. bu çok normal. zaten herkes benim gibi düşünce bu başlığı açmamış olurduk.

    son bir ayrıntı olarak; bk'nın pisliği diye açılmış bir başlık değil bu. karşılaşılan bir hijyen sorunu var, bu durum sert bir üslupla - küfürsüz, argosuz - dile getirilmiş ve karşılığında hiçbir tepki alınamamış. bu şekilde devam ederseniz, daha iyi görürsünüz sorunu.

    her neyse; benim hayatım bütün bu olumsuzluklarla savaşmakla geçiyor. sizin 'bravo sana' ya da 'siktir git' demeniz fazla umrumda değil. en azından iyi ya da kötü olumsuzlukla alakalı ses çıkarabildiğimi düşünüyorum.

    sevgiler.
  • yav ne globali hemşehrim? asgari ücretle yemek hazırlatan bir yer bu o.çları
  • iki menuyu 10 liraya yiyip 50 liralik hizmet bekleyenlere batan hamburgerci.

    git carls juniora ver 25 lira , karşılığında super hizmet/lezzet/kalite/sınırsız içeçek al vb. vb.

    editto: simdi gencler ve genc kalanlar arasında "10 lira da versem temizlik, ilgi, alaka falan bekliyorum" diyen humanist insanlar var. ya pazarlama, maliyet, kar marjı, sürümden kazanma vb. kavramlarına uzaklar ya da gercekten humanistler. muhtemelen gercekten de humanistler.

    2 menu 10 lira fakirlerine, ancak 10 liralik hizmet verilebilir. sen de 10 liralik menulerden yememe hakkina sahipsin. 10 liraya menu satan adama "kirlisin, ilgilenmiyorsun, hijyensizsin" dersen adam sana ya ne olacağıdı der. demeli de zaten. cunku 10 liraya 2 menu yiyorsan ve o dükkanda hiç paraya çalışan ekip hem temiz, hem ilgiliyse orada bir sorun var demektir. yediğin ekmeğin, patatesin, neden mamül belirsizkıymalı köftenin ne olduğunu bir sorgulaman gerekir.

    minimum hizmet şartlarını sağlamak için 10 liranin yetmeyeceği aşikar. buna rağmen buralara gidip sözüm ona kaliteli hizmet bekleyendedir sorun.

    hayir bir de sanki karşılığı nusr-et denen yerde kişi başı 150 liraya yemek yemekmiş gibi çıkıp da herkesin nusr-et' e gidecek parası yok diyenler var ki gülmüyorum bile.
  • bir müşteri olarak vurdumduyan burger'cılara kaymama neden olan duruabwdjbajhbdjhbjjajn. yok be nerde, burger'ın tadını tutmuyor hiçbirininkisi (zincir olmayanlar hariç).
  • 10 lira verince pislige razi olmamiz gerektigini savunan insanlar yuzunden politikasinda herhangi bir degisiklige gitmeyecek, turkiye'ye yakisir sekilde yonetilen bir burgercinin vurdumduymazligidir.

    debe editi:
    biliyorum bundan hoslanmayanlariniz var; hatta laf aramizda ben de kanzuk'un yaptigi ankette debe editi yapanlar listeden ciksin mi? sorusuna "ciksin"i demistim.
    (bkz: #51859779)
    ama su an anladim ki bazen daha cok insana sesinizi duyurabilmek icin bu edit gerekiyormus.

    kendim için bir şey istiyorsam namerdim; lutfen ulkemizde akepe ve tayfasinin yaptigi adaletsizlige,

    sevim tanürek'in katiline,
    50 kg esrarla yakalanan kişinin içiciyim demesine,
    mobese ihalelerini unakıtan'ın kızlarının almasına,
    mehmet cengiz'in vergi borcunun silinmesine,
    sivas katliamı davasının zamanaşımına uğramasına,
    kabataş yalanına,
    sigortalı olmayanların 213 tl ödeme zorunluluğuna,

    ve bunun gibi daha bircok serefsizlige gereken ilgi ve tepkiyi gosteren siz guzel insanlarin*, mumkunse su konuyla da ilgilenmesini rica edecegim.

    (bkz: cem garipoğlu'nun suç ortakları)

    simdiden tesekkur ederim.

    -------------------------------

    not:
    izninizle is yerinde cani sikilanlar icin zihin acici bir yazi da ilistirivereyim:
    (bkz: tam kontrol reçetesi)
  • millet ne kadar alışmış sömürülmeye ve o düzenin devam etmesi gerektiğini düşünmeye. arkadaşım illa denmiyor ki lezzeti bulutlara çıkarsın, çalışanlar yemek yerken gelip masa altına geçsin, çıkarken omuzlardan taşınalım. sen eğer bir hizmet veriyosan ve bunu çok büyük bir zincirle her yerde vermeye çabalıyorsan biraz kaliteli olmak zorundasın. tadını herkes beğenmeyebilir, patatesi kötü diyebilir de temizlik gibi bir konuda bile ödediğim ücret rol oynamamalı.

    çalışanların üst başından, yerlere ve duvarlara kadar her yer kirli ve düzensiz. bunu denetlemesi gereken kurumları da sorgulamak lazım fakat bu adamlar da mahalle dükkanı değil ki. kendi içinde bir oto kontrol sistemi olması gerekiyor.
  • neden hamburger yiyorsun annen sana evde bazlama yapardı hem de daha ucuza gelirdi
  • "abi sen otur haber veririm ben hazır olunca" denilince garipsemiş haspam. ya ne olacağıdı? smokinli çalışanlar vale hizmeti verip kapıyı da tutsunlar mı sen geçerken? sen sör müsün, dük müsün, kimsin sen?

    burger king'de yemiyorum demiş ama hangi şubesi iyi hangisi kötü hep biliyor mübarek. bak ben hiç bilmiyorum kısaca 2 sene önce bıraktığımda tüm şubeleri bok gibiydi.

    beğenmiyosan yeme canım kardeşim.
  • aynı fiyata mc donald's da yaşanmayan vurdumduymazlık. evet menüler kıyasla daha az ve lezzet stabil olsa da, verdiği hizmet fiyata göre çok başarılı hele bk 'ye göre çok daha iyidir. adam pepsi değil coca cola sunuyor daha ne olsun.