şükela:  tümü | bugün
  • arkadaşımın bir buçuk yaşında bir oğlu var. ablası ve ebeveynlerinin elinde dondurma görünce ağlayıp o da istiyor haliyle. muhitte herhangi bir yerden dondurma aldıklarında çocuk için de boş külah istiyorlar hep. en lüks kafesinden en mütevazı esnafına dek hepsi de sorunsuz bir şekilde veriyorlar. hatta bazıları boş külaha eser miktarda dondurma sürüyorlar çocuğa daha da inandırıcı olsun diye. bunun için ücret de talep etmiyorlar haliyle.

    bu seferinde ise ailemiz nişantaşı burger king'ten dondurma almaya karar veriyor. çocuk için de boş külah rica ediyorlar. dondurmanın başındaki 16 yaşlarındaki genç "veremem" diyor. sebebini sorunca "yasak, vermiyoruz. sonra bana kızıyorlar" diyor. dondurma almadan külah veremiyorlarmış. arkadaş inanamayıp müdürle görüşmek istiyor. restoran müdürü de olayı doğrulayıp "evet, yasak" diyor.

    arkadaş olaya inanamıyor. durumu twitter üzerinden burger king'e iletiyor. burger king kendisiyle iletişime geçiyor ve "evet, böyle bir uygulamamız var" demekten öteye gitmiyor.

    mevzu orada bir buçuk yaşındaki çocuğun ağlatılması değil. veli çok çok bir dondurma parası daha verip, üstteki dondurmayı çöpe döküp külahı oğluna verebiliyor. olayın rezalet boyutu ne mi? tab gıda gibi büyük bir işletmenin, burger king gibi her yerde şubesi olan bir zincirin, maliyeti az ile hiç arasında bir sarf malzeme olan dondurma külahları için çetele tutup zimmet yapması. orada çalışan kişi külahları kazara yere düşürünce ne yapacak? fırça yememek için tekrar yerine koymak zorunda kalacak. eğer bir firma (bakın birden fazla değil) tek bir külahın hesabını ta genel müdürlükten son çalışana değin yapacak duruma gelmişse, o firmanın ürünleri ne kadar güvenilir kalmıştır?

    arkadaşın bana anlattığı şekliyle olay bu. geçen yazlardan birinde benim eşimle oğlum parkta gezerken oğlum dondurma istiyor. eşim de çocuğu on beş dakikalığına parka çıkaracağım diye yanına para almamış. "yavrum yanımda para yok" diyor. dondurmacı durumu farkedip çocuğa vermek istiyor. eşim "sonra uğrayamayabilirim parasını vermeye" diyip reddediyor. dondurmacı çocuk ısrar ediyor ve neredeyse zorla dondurma ikram ediyor oğluma. eşimin itirazlarına rağmen eşime de ikram etmek istiyor. tabi bu işin güzel esnaflığı. her satıcı böyle güzel davranmak zorunda değil. burger king etrafa ücretsiz dondurma külahı dağıtmak zorunda değil. ama özel yahut ekstrem durumlarda dahi çalışanından yöneticisine kadar tek bir külahın hesabını yapacak hale geldiyse, vah burger king'in haline...

    linç editi: arkadaş dayanamadi. bilgilerini ve ilgili linki silmeyi teklif ettim, kabul etti. olay benim başimdan geçmiş gibi beni linç edebilirsiniz. benim derim kalindir, caniniz sagolsun.

    ekleme:
    arkadaş benim entrym sonrası gelen tepkiler üzerine cevap hakkını kullanarak aşağıdaki yazıyı gönderdi. harfine noktasına dokunmadan ekliyorum:

    --- alinti ---
    mesele, bedava külah devşirme meselesi değil, parasıyla bir tane daha külah istiyoruz denildiğinde, (dondurmayı çöpe atmayı israf gördüğü için vicdanı elvermiyor.) memlekette ikram mahiyetinde görülen teşhir edilen külahın, yasak olmak gibi bir statüde olması ve “verince kızıyorlar “ şeklinde gelen beyandan doyulun rahatsızlıktır.
    malzemeyi suiistimal ayrı bir sey, ama dondurma külahıyla yapılan şovla turist çekilmeye çalışılan bir memlekette yaşıyor bu insanlar. ne bekliyorsunuz, çocukluk anıları külahta dondurmayla dolu memleket evladından... bebeyi görünce istenmese bile külah vermeyi bir hürmet gören çalışana kızıldığını öğrenmek ve külaha vurulan bu yasak prangasının verdiği rahatsızlıktır. bir külah için, henüz vicdanı kirlenmemiş pırıl pırıl bir gence kızmaya nasıl kıyar insan. iki sent para kazanacaksın diye yapılan zalimliğin farkında mısınız acaba?
    dondurma, külah falan isteyen yok, alasını yapıyorlar bu memlekette. lakin, sen para kazanmak için bu memlekette dondurma satmaya geldiysen, memleketin dondurma satma ahlakına göreneğine uyacak olan sensin bu ülkenin evladı değil...
    olayın bu mecraya taşınmasının esası da budur.
    maliyet yönetimini başka türlü yapamıyorsan, bu kadar şube açma, dondurma külahda dondurma satma o zaman. maliyet düşürmek için yurdum insanını duyarsız bir organizmaya çevirmeye kimsenin hakkı yok.
    uluslararası standartlarmış kurallarmış… ramazan ayında ramazan davulcusuyla, mahyalarla, kandillerle dolu reklamlarla hamburger satmaya çalışırken nerde standartları, ahlakları, kuralları, hindistan’da da ramazan ayında ramazan menüsü veriyor mu standart şirket acaba...
    menşei oldukları gelişmiş ülkelerin hangisinde dini ve manevi figürler kullanarak hamburger satıyorlar/ satabiliyorlar. reklamında ramazan davulcusu, mahya, kandil kullanıp, antep işi , urfa işi mangal işi diyerek küçük esnafla rekabet ediyorsan, o küçük esnaf gibi çayı da külahı da ikram etmeyi bileceksin… para kazanmaya gelince her şeyi kullanıp müşteriye ikramda bulunmaya, gönlünü almaya gelince biz uluslararası standartları uyguluyoruz, kural kuraldır nidaları…
    standartsa bu memlekette neden kolayı sebille satmıyorsun o zaman.
    anadolu’da denildiği gibi horona kalkan kalçayı sallar… bu memlekette dondurma satıyorsan külah bebeye ikramdır. maliyet hesabını ona göre yap ??
    o ramazan davulcusu, o mahya, o kandil; seb-i sübyanı sevindirmenin, gönlünü almanın, kim olursa olsun insana hürmet etmenin ikramda bulunmanın alamet-i farikasıdır. insanlara bu manevi değeri hatırlatmak için vardır. sen daha fazla hamburger satasın diye değil. bir kandilde kapının önüne kandil simidi koy, bir ramazanda her gün 3 kişinin karnını doyurmuyorsan, bebeye külahı ikram edemiyorsan bu alametleri reklamında kullanamazsın.
    mesele ne yabancı sermaye düşmanlığı ne kimseyi karalama ve kötüleme meselesidir. nasıl ki herkes kendi ülkesinin kurallarına gelenek ve göreneklerine uyarak, ticari örf adetlerine riayet ederek ticaret yapmakla mükellefse, ne kadar uluslararası olursa olsun bu ülkenin değerlerini kullanarak mal satıp para kazanan bu ülkenin gelenek ve göreneklerine manevi değerlerimize ve bu değerleri kullanmanın getirdiği sorumluluklara riayet etmekle, maliyetine katlanmakla mükelleftir.
    esnafın, yerlisi uluslararası, yabancısı kurumsalı, zengini garibanı olmaz. bu memleketin gelenek ve görenekleri mucibince, çalışanına müşterisine hürmet edeni, ikramda bulunmaya özen göstereni olur.
    2019 yks sınavını başıyla geçen ve yüksek öğretim görmeye hak kazanan tüm genç beyinlere başarılar diliyor, okuyan, sorgulayan, vicdanıyla karar veren bir bireyler olmalarını diliyorum.
    memlekette yeni açıklanmış yks 2019 sonuçları (bakınız yks 2019 sınav sonuç istatistikleri) ortadayken;
    yazarın yazısını okuyup üstünde tefekkür etmeden, meseleye bedava külah derdi olarak dalanlara da şaşırmamak lazım. matematik, analitik ve felsefe olmayan beyin, kalibre olarak, kuyruk sokumu kemiğinden daha küçük kaldığı için kuyruk sokumunun tahakkümü altında kalanlara,
    bu minvalde;
    nasıl olsa kim olduğum bilinmiyor ve kimse beni görmüyor diye burada sebi sübyana laf edenler;
    bunlar fırsatını bulduğunda, istismar eden, taciz eden, başkasının malını mülkünü çalanlardır!
    bilin ki kimse yoksa vicdan olmalıdır insan olanın içinde. henüz homosapiens olamamış ve beyni kuyruk sokumunun tahakkümü altında olan bu organizmalara evrimlerini tamamlayarak bu dünyadan göç etmelerini diliyorum.
    külah parası göndermek için hesap numarası isteyenler;
    teklif ettiğiniz tutarları mehmetçik vakfına bağışlamanızı diliyorum. anası /babası vatan savunmasında canını feda etmiş yetim / öksüz kalmış vatan evlalarının zerre kadarda olsa canına dokunacak bir hayra vesile olursanız ne güzel olur (özellikle 50 tl yollayacak olan, sen!) böylece insanlık için küçük ama kendiniz için büyük bir adım atmaya ( ve tabi homosapiens evresi için ) bir başlangıç yapabilirsiniz.
    kurallara duyduğu saygıdan dolayı uygulamaya hayran kalanlar;
    ikramda, gönül almada kural olmaz ama varsın sizin için öyle olsun. umarım bu hassasiyet, çalışanınızın sgk primlerini ve vergilerinizi öderken, kırmızı ışıkta beklerken, alkol aldıktan sonra araba kullanmaya kalkarken, araya eş dost koyup çoluğunuza çocuğunuza menfaat sağlamaya çalışırken, kazandığım paranın hakkını verdim mi diye düşünürken, küçük esnaftan bir parça bir şey alırken yarım saat pazarlık yaparken, arabada yediğiniz muzun kabuğunu camdan dışarıya atarken bu prensip hiç aklınızdan çıkmaz.
    not : yazıyı sonuna kadar okuma sabrını gösteren herkese teşekkür ediyor ve bu vesile ile herkese ahmet kabaklı’ nın “manevi sömürgecilik/kültür emperyalizmi”, isimli kitabını tavsiye ediyorum.
    -- alinti ---
  • rezillik olarak nitelendirmesem de küçük ve boş hesaplar yapılmış bi çakallık olduğunda hemfikirim
  • burger king'ten dondurma almak daha büyük rezalet dediğim durum.
  • çok güzel bir dert. allah herkese böyle saçma sapan dertler versin. amin.
  • doğruluğu tartışılır ama firmanın böyle bir kuralı varsa ve kural uygulandıysa rezalet olmadığı kanaatindeyim.
  • (bkz: külahları değişiriz)

    yedek külah kırmızı çizgimizdir. nokta.

    büyük rezalet.
  • burger king’e bir kez daha hayran kaldım bu olaydan sonra. adamlar en basit olayda bile kurallarını çatır çatır uygulamış, barzoları kudurtmaya devam lol
  • (bkz: derdini sikeyim) tabirinin bu kadar yakistigi ender durumlardan.
  • külah adedi-satış adedi kontrolü varsa ve böyle bir kuralları da varsa gayet normal. eğer verseydi ve dondurmanın başındaki çocuk külah verdiği için müdüründen azar işitse iyi mi olacaktı? çocuğa veya müdüre inanmayıp kabahat bulup, genel merkeze yazmak ne kadar doğru ?
  • her gün yaklaşık 1 milyon adet soğuk tüketim ürünü satan firmadan ne istediğinin farkında olmadan ekşi sözlükte başlık açmak da ne bileyim.
    rezalet değildir. o külah vermeyen kapitalist burger king’ten yemek aldığınızda kolam asitsiz ya da buz istemiyordum atmışsınız deyin elinizdeki kolayı ışık hızında hiç bir soru sormadan alır çöpe atar ve yenisini verir. hamburgerim soğuk vs dediğiniz anda çöpe atar hemen yenisi hazırlanıyor der. ama külah vermedi he mi*
    bence bunun cevabını düşünerek bulabilirsiniz.
    peşin edit:ulan bu sözlük sadece son iki ayda 4 kapitalist firmayı bana savundurdu ya işte böyle bir sözlük.
407 entry daha