şükela:  tümü | bugün
  • marxistlere göre, proleter demokrasi dışında kalan diğer demokrasi anlayışları.. burjuvanın halk kitleleri üzerine olan diktatörlüğünü gizleme taktiği..
  • eski yunan devletlerinde görülen aristokrat demokrasisinin güncellenmiş halidir.
  • "...polonya'da pazar günü başkanlık seçiminin ikinci turu düzenleniyor.

    ancak sosyalizmin yıkılmasıyla demokrasiye geçtiği söylenen polonya seçim öncesi bir skandalla sarsılıyor. bazı polonyalı seçmenler, başkanlık için oylarını ülkenin en büyük açık artırma sitesinde satışa çıkarıyor. ..."

    http://haber.sol.org.tr/…sa-cikardilar-haberi-30456

    yerel versiyonu için; (bkz: sadaka kültürü)
  • "demokratik cumhuriyet, kapitalizmin olanaklı olan en iyi politik biçimidir; çünkü sermaye, demokratik cumhuriyeti ele geçirdikten sonra, iktidarını öyle sağlam, öyle güvenli bir biçimde kurar ki, burjuva demokratik cumhuriyetindeki hiçbir kişi, kurum ya da parti değişikliği, onu sarsamaz."

    lenin
  • (bkz: #30767134)
  • ülke yönetiminin taşerona ihale edilmesidir.
  • [ modern "kamu durumu"na, yani gelişmiş modern devlete temel hizmeti götüren şey, eleştiri'nin düşündüğü gibi ayrıcalıklar toplumu değil ama kaldırılmış ve yokedilmiş ayrıcalıklar toplumu, henüz siyasal bakımdan ayrıcalıklar içinde engellenmiş bulunan yaşam öğelerinin özgürleşmiş oldukları gelişmiş burjuva toplumudur. burada artık hiçbir "ayrıcalıklı tekelcilik", herhangi bir başka tekelciliğe ya da kamu durumuna karşıt çıkmaz. sanayi ve ticaret özgürlüğü ayrıcalıklı tekelciliği kaldırdığı ve bunun sonucu onun yerine ayrıcalıktan (genel topluluktan yalıtan ama aynı zamanda küçük bir tekelci topluluk kurmaya da yönelen ayrıcalıktan) kurtulmuş insanı, kendi benzerine artık bir evrensel bağ görünüşü ile bile bağlı olmayan insanı geçirmek ve insanı insana, bireyi bireye karşıt çıkaran evrensel savaşımı yaratmak üzere çeşitli tekelciliklerin tutuşmuş bulundukları savaşıma son verdiği sırada, tüm burjuva toplum o zaman sadece bireysellikleriniin öteki bireylerden yalıttığı tüm bireylerin bu karşılıklı savaşından başka bir şey değildir; ayrıcalıklar engellerinden kurtulmuş temel yaşamsal güçlerin evrensel ve dizginsiz hareketinden başka hiçbir şey değildir bu toplum. demokratik temsili devleti burjuva topluma karşıt çıkaran çelişki, klasik topluluk-kölelik çelişkisinin tamamlanmasıdır. modern dünyada her birey, aynı zamanda hem köle hem de topluluk üyesidir. ama burjuva toplumun köleliği, görünüşte en büyük özgürlüğü oluşturur; çünkü birey, kendi yaşamının, örneğin mülkiyet, sanayi, din, vb. gibi kendisine yabancılaşmış öğelerinin anarşik hareketini kendi öz özgürlüğü olarak gördüğünden, görünüşte bireysel bağımsızlığın gerçekleşmesidir bu kölelik ve bu hareket de artık genel bağlara, insan tarafından yönetildiğinden daha çok bağlı değildir. bu sözde-özgürlük, tersine, onun köleleşme ve insandışılığının gerçekleşmesi anlamına gelir. hukuk, burada ayrıcalığın yerini almıştır.

    öyleyse işte sadece burada, özgür teori ile ayrıcalıkların pratik geçerliliği arasında çelişki görülmediği; tersine ayrıcalıkların pratik ortadan kalkışının: özgür sanayinin, özgür ticaretin vb., "özgür teoriye" karşılık düştükleri; hiçbir ayrıcalıklı tekelciliğin kamu durumu karşısında dikilmediği; eleştiri tarafından sergilenen çelişkinin aşılmış bulunduğu burada, işte sadece burada eksiksiz modern devlet vardır. ] kutsal aile ya da eleştirel eleştiri'nin eleştirisi, sol yayınları, 2009: 168-169.

    bu alıntıdan da anlaşıldığı gibi, marx ve engels'e göre burjuva demokrasisi ya da burjuva kamusu, kendisini özgürlüklerle ifade ederken, topluluk-kölelik ilişkilerini gizler. bu gizlemeyi daha rahat anlamak için marksist yabancılaşma kavrayışına bakmak gerek.
  • burjuva demokrasisi özgürlük ve eşitlik üzerine kulağa hoş gelen sözler, tumturaklı sözcükler, abartmalı vaatler ve gürültülü sloganlar demokrasisidir; gerçekte ise bütün bunlarla kadının özgürlüksüzlüğü ve eşitsizliği, çalışanların ve sömürülenlerin özgürlüksüzlüğü ve eşitsizliği gizlenir.

    (kadın sorunu üzerine, marx-engels-lenin-stalin-komintern&clara zetkin, inter yayınları, sayfa 55-56) v.lenin