şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: sunburn)
  • ing. güneşi yak anlamına gelen tümce.
    (bkz: dilin kemigi yok)
  • 2001 yılında piyasaya sürülen ark albümünün doğru tracklisti şöyledir;

    01. heal the waters
    02. torn
    03. burn the sun
    04. ressurection
    05. absolute zero
    06. just a little
    07. waking hour
    08. noose
    09. feed the fire
    10. i bleed
    11. missing you
    12. silent is the rain (japanese bonus track)
  • albüme adını veren 3. parçanın sözleri de şöyle;

    enigmas of mind
    space and time
    the unexplained protected files
    portraits from the other side
    flying sorcer shooting high

    tours through the solar system
    a product of imagination
    closer than you realize
    a science fiction reality

    trying to burn the sun
    flames getting higher
    playing with fire
    higher and we can't run
    there's too many power games

    paranormal starbirth child
    fast as lightning beams the sky
    a million miles passing by
    asteroid storms in the line of fire

    a ride through the solar system
    a product of imagination
    closer than you realize
    a science fiction reality

    trying to burn the sun
    flames getting higher
    playing with fire
    higher and we can't run
    there's too many power games
  • ark ın 2001 yılında çıkan mükemmel albümüne ismini veren aynı mükemmellikte bir parça. soloları insanı coşturur vokaller daha bi gaza getirir.davulun yaptıkları... bass ın akıcılığı... ritm gitarlar... oof of ne diyelim adamlar yapmış.
  • su ana kadar neden hakkinda entry girmedigimi bana dusunduren 2001 cikisli ark basyapiti. yo hayir, sadece ark icin degil, tum prog metal tarihi icin de bir basyapit. rahmetli conception'in esas oglani gitar üstadi tore ostby, tnt ve malmsteen'in davulcusu john macaluso'nun piril piril parladigi, jorn lande'nin ise kariyeri boyuncaki en iyi performansini sundugu albumdur.

    onemli olan elemanlarin performansindan çok parcalarin icerdigi ozgunluk ve surukleyicilik katsayisidir tabi ki. gunumuzde binlerce bayik ve anlamsiz prog metal grubu staccato riff'ler ve aksak ritmlerle yapilan muzigin deneysel bir nitelik tasidigini dusunurken ark, bu albumde olaya cok daha farkli bir acidan yaklasiyor. nasil mi? mesela latin etkilenimlerini musikiye katarak; hos, conception dinlemis olanlar ostby'nin bu hadiseye ne kadar egilimli oldugunu bildiklerinden pek sasirmayacaklardir. bunun disinda coverdale, jr ve cornell, jr arasindaki bir renge sahip vokalistlerini bjork kivaminda kullanarak yarattiklari absolute zero adli parca ve daha bir çok parçadaki inanilmaz fikirler gercekten de buyuleyicidir. ancak burada heal the waters icin de bir parantez acmak gerekir. solo sekansinda klavye ve gitarin adeta birbirinin icine giren sololarinin yani sira kanimca herhangi bir muzik albumunde kullanilmis en dahice efekti de bunyesinde barindirir, mutlaka dinlenmelidir (5:52) (bkz: money talks). albumun produksiyonundaki kusursuzluktan bahsetmeyecegim bile..

    bestelerindeki deha, icrasindaki virtuozite, barindirdigi ruh ve sinir tanimamazligi ile bu album 2000'li yillarin su ana kadarki -hayir, tum zamanlarin- en onemli 5 prog metal albumunden biridir kesinlikle. ne yazik ki jorn lande bu albumun ardindan grubu terketmistir. gruptan o gunden beri haber alinamamistir. insanin jorn lande'ye hem tapip ayni zamanda ondan nefret etmesi için yeterli bir sebeptir bu album. olasi bir ark reunion'i prog metalcinin basina gelebilecek en guzel seydir. ama mr. lande ortalikta evliya celebi tadinda takilmaya devam ettigi surece bu ne kadar mumkundur, orasi gercek bir muammadir...
  • baska bir seydir bu album. bir progresif metal albumunden cok daha fazlasidir aslinda. her sarki, her nota, lande'nin her cigligi, davuldan cikan en ufak bir "single stroke", hepsi bu albumun buyusunu tamamlayan parcalardan biridir. her sarkinin olaganustu olmasi bir yana, sarkilar basli basina bir albumun hit parcasi olabilme potansiyeline de sahiptirler. heal the waters ile cosan, ressurection ile dibe batiran muzik, absolute zero ile bjork'e bir tirbute yapar yuzunuzu guldurur, ardindan ne oldugunu bile anlamadan albumun en farkli parcalarindan just a little bit'e gelir. bu sarki oyle bir parcadir ki progresif ozelliklerini cikarsaniz' yaza damgasini vuracak' milletin arabalarinda deliler gibi calabilecegi tarzda bir pop sarkisina donusur. ama ark bunu oylesine giuzel yedirmistir ki, siritmaz bile. waking hour'da icini akitan lande, feed the fire'daki yorumuyla da hayran birakir. o "in for desire i dive" derken onunla birlikte siz de dalarsiniz. her sarki kusursuz olsa da benim acimdan resurection"in ozel bir yeri vardir. nakaratindan davullarina' ana melodisinden vokal oyunlarina kadar bu parca, hayatimda duydugum en guzel parcalardan biridir. buyulu albumler vardir. bir sekilde bir ilham, bir sinerji yakalanmistir ve kasitli olmamasina ragmen sonucunda bir buyu ortaya cikar. tipki cynic - focus gibi, tipki ark - burn the sun gibi.
  • jorn landeyi çok sevmeme rağmen nedense vokallerde geoff tate olsa albüm ayrı bir güzel olurmuş gibidir**
  • bu albümde başka bir şeyler var. ark'ın albümü olandan bahsediyorum.

    insanı içine alıp dünyayla bağını koparan ve büyük bir keyif ve hayranlık hissettiren bir şeyler. kulağını ve beynini hakimiyeti altına alıyor insanın. taze aşıklar gibi gülümseyesim geliyor dinlerken. gerçekten türler arası ama o türlerin her birinde başyapıt olabilecek besteler var içinde. hayret ediyor insan dinlerken.

    başlığın altında palefire ve brainworm nickli yazarlar dört dörtlük anlatmışlar aslında albümün teknik ve ruh hali açısından vaziyetini.

    inanılmaz bir albüm, inanılmaz performanslar. bu albümün üzerine kim nasıl çıkar bilemiyorum açıkçası.