şükela:  tümü | bugün
  • isminin kendisinden habersiz kullanılmasından rahatsızlığını belirten akp genel başkanı cumhurbaşkanı'nın bu durumu tanımlaması.

    "bürokrasi başta olmak üzere pek çok yerde, nerede işinin altından kalkamayan, nerede tembellik yapan, nerede sorumluluğunun yükünü taşıyamayan biri varsa, hemen şu tarz ifadelerle işin içinden sıyrılmaya çalışıyor: ‘beyefendi böyle istiyor’ veya ‘cumhurbaşkanımız böyle istiyor’ veya ‘külliye böyle istiyor.’ bu yöntemin, basit bir bir bürokratik işlemden, herhangi bir yatırımın detayları ile ilgili tercihlere, ömrümde hiç görmediğim, tanışmadığım insanların taltifi veya tasfiyesine kadar her konuda kullanıldığı anlaşılıyor. benim ağzımdan çıkan böyle bir söz var mı? yok. eğer ben birisine bir şey söyleyeceksem, bir irade beyan edeceksem kimseyi aracı kılmaya ihtiyacım yok, bunu bizzat kendim yaparım. adeta bürokratik oligarşinin yeni bir şifresi haline dönüşmüştür. bizi bahane ederek kendini kurtarmaya çalışan herkes benim gözümde başarısız kişidir bu böyle biline. biz yıllarca bürokratik oligarşiyle mücadele ettik ama şimdi şahsım üzerinden yeni bir bürokratik oligarşi inşa etmeye çalışmaları asla kabul edilebilir bir durum değildir."

    recep tayyip erdoğan
  • " “şahsımın adı kullanılarak kurallar kaideler dışında iş yapılmasına rıza gösteremem … benden bir telefon almıyorsanız bana sorun ve bunu teyit etmiyorsam bu insanları lütfen gönderin.”
    bu sözler, türkiye’de 2010’dan beri inşa edilen rejimin, bürokrasinin, yargının, belediyelerin, medyanın, akademinin tüm bir organizmanın temel ilkesini ortaya koymaktadır. bu ilke hukuka değil, artık hangi adla çağırmak isterseniz, reise ya da beyefendiye sadakattir.

    ‘yeni türkiye’de bütün ödül ve ceza mekanizmalarını belirleyen şey bu sadakattir. sermaye transferlerinden kadro tahsislerine, siyaset ve ticareti birleştiren özgül formülün göstergesi beyefendiye sadakat ilkesidir. bugün bir müfettişin inceleyeceği sermaye grubunun belirlenmesinden; bir medya kuruluşunun hangi haberleri hangi sırayla vereceğine kadar; bir yargıcın vereceği karardan, akademik üretimin sınırlarına kadar her şeyde ödül ve cezaları belirleyen ilke; hukuka değil, erdoğan’a sadakat ilkesidir.
    ...
    türkiye’de partinin devletleşmesi, devletin kişiselleşmesi olarak tarif ettiğim süreci özetleyen hukuka değil, beyefendiye sadakat ilkesinin sonucu, siyaset biliminin bir kavramı olan modern devletin ilgasıdır. tarihsel bir momentte, dünyanın belirli bir coğrafyasında ortaya çıkan modern devleti belirleyen özellik, devletin kişisellikten kurtarılması, temsili bir hukuki makineye dönüşmesidir. bunun ilk somut tarihsel göstergesi, hükümdarın hazinesi ile devletin hazinesinin ayrılması olmuştur –kurulan varlık fonu’nun işlevleri de bu açıdan semptomatiktir.-

    hükümdar ve devletin ayrışmasını, devletin sürekliliğini sağlayan yasa ile çerçevelenmiş bir bürokrasinin gelişmesi, ardından devlet organları arasındaki ayrışmanın uzlaşmaz iki anayasal ilkeyi; temsil ve demokrasiyi burjuva devrimleri aracılığıyla bir araya getirmesi izlemiştir."

    dinçer demirkent
    https://www.gazeteduvar.com.tr/…kiye-erdogan-midir/