şükela:  tümü | bugün
  • böyle haberleri görünce kafatasım yerinden çıkacakmış gibi oluyor. birileri öğrenci ve üniversite sayılarıyla gereksiz gurur duyacağına, keşke insanlığımızla gurur duymak adına bir şeyler yapabilse, yapsa.
  • yahu kedi lan kedi, kendini savunmaktan aciz, çoğu zaman insan denen celladının ayaklarına dolanarak sevgi dilenen zavallı bir kediye bu acıyı nasıl yaşattınız be geçmişini siktiklerim.

    şayet lanet etmek işe yarıyorsa, tüm varlığımla lanetler olsun size diye haykırıyorum.

    en yakın zamanda en çok sevdiğin kimse onun cenazesine yetişeme istiyorum.

    eğer bir işin gücün varsa tez zamanda işten çıkartılıp, evinden atılıp, sokaklarda sürünmeni diliyorum.

    bundan sonraki hayatında yüzünde tebessüm bile olmamasını arzu ediyorum.
  • ikinci evladımın, köpeğimin biz evde yokken canı sıkılmasın diye bahçesini büyüttük. büyütmüsken bari köpek rahat etsin diye cimlendime işine girdik. malum önümüz kış. yağmur çamur perişan olacak yavrum. bu cimlendime süresince bizimle evde yaşayacak. bugün temizlik günüydü abla hem korktuğunu hem huylandigini iddia ediyor. kocaoglan dost canlısı ama oynayacağım diye insanın üzerine atladımı diş, tırnak, salya... baş edilemez... temizlikçi ablayı da zorda bırakmamak için bir günlüğüne bahçeye bağladım. işteyken de sık sık güvenlik kamerasına bağlanıp nasıl olduğunu kontrol ettim. bağlanmaya alışkın olmadığı için dolanir bir şey olur diye diken üstündeydim gün boyu. bi ara sınıftayken telefonum susmaksızın çaldı. temizlikçi abla ısrarla arıyor. bir sorun var herhalde açayım dedim. korktuğum başıma gelmişti "nutella olunca gelen köpek ağaca dolaşmış arka ayağını kurtaramıyor ben de yaklaşamıyorum can havliyle ısırır mısırır" o arada köpeğin delicesine inleme sesi geliyor, yalvarıyor adeta. aklımı kaybedicem nerdeyse. okul evime yakın maksimum 3 dakikada evdeyim ama o 3 dakikada oğlum ne hale gelir... "abla ısırmaz biliyorsun kurtar kangren olacak" diyorum. "elleyemem ben" diyor. bu arada hala arkada resmen can çekişen bir hayvanın çığlığı geliyor. koşar ayak müdüre durumdan bahsedip eve koştum. sağ arka ayak ağaca düğüm olmuş. kurtulmaya çalıştıkça sıkışmış. öyle bir hal almış ki bağırmaktan hali kalmamış hayvanın. bu "düğüm oldum hareket edemiyorum" çığlığı değil "ölüyorum allah'ın belâsı kadın, canım yanıyor" bağrışı. kadına "bıçak getir" diye haykırıyorum öyle ki köpeğin acı çığlıklarını duymayan bekçi ve site sakinleri benim çığlıklarıma toplanıverdiler. bıçağı aldım dolandıği tasmayı kestim. ayağını kurtarmasiyla kucağıma atladı. o ağladı ben ağladım. özür dileye dileye ağladım. affet beni diye diye ağladım. yüzümü gözümü yalayarak sildi "ağlama" der gibi. bunu yazarken hala ağlıyorum ve o yanıbaşımda uyuyor. veteriner sorun olmadığını söyledi ama her adımında gözüm ayağında "aksıyor mu" korkusuyla. ve ben bu günü vicdan karası olarak hayatım boyunca unutmayacağım. neden onu bağladım, evi bugün temizletmek şart mıydı, o kadın kopekten cekiniyorsa defolup gitseydi, çocuğumdan rahatsız olan birini eve alıp onu bağlar mıydım, köpek olunca bağlama hakkını nerden buldum, bahcesi de çimsiz olsaydi... daha neler neler. öfkeden etimi koparıcam yaaa kafayı yicem. insanlığımı sorguluyorum saatlerdir igreniyorum kendimden...

    oğlumun acı çığlıklarına aldırmayan komşularıma selamı sabahı kesmelerini haykırdım o kucağıma sığınmış haldeyken. temizlikçi kadına parayı koyduğum yerden alıp bir daha gelmemesini söyledim. benim köpeğime yardım etmedikleri için değil... acı içindeki bir canlıya kulak tıkadıkları için.

    şimdi linkini açmaya korktuğum bir başka can... insan denen mahlukat tarafından yine işkenceye maruz kalmış. ve benim gözümde o yavrunun partilerini kesen varlıkla komşularım arasında hiçbir fark yok.

    inandığınız kutsal neyse o belanızı versin.

    dil hatasını yaşım yanlışını mazur görün. aklım hala yerinde degil.