şükela:  tümü | bugün
  • bursa'nın tüm silüetini bozan projedir. çevresindeki binaların en fazla 10 katlı olduğu bölgeye 30 katlı dev binalar dikilmiş ve sanki bursa ile newyork yan yana konsa nasıl gözükür'ün cevabı verilmiştir.
    tamam anlıyoruz, nüfus çok yer yok ama bu kadar da abes olmaz ki, fare yanına fil misali. biraz makul yapsaydınız bari.

    istanbul tarafından gelirken, özdilek civarlarından merkeze doğru bakarsanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.

    edit: sadece yalova yolu'ndan değil, bursa'nın hemen her yerinden görülebildiği test edilmiştir.
  • tophane sırtlarından bakıldığında 10-15 sene önce görülen yemyeşil manzara, zaten griye çalmıştı son yıllarda. şimdi ise bu binalar şehrin göbeğinde eşşek sikinde kelebek misali dalgalanıyor.
  • bir bursali olarak seneler sonra sehre ugradigimda sok oldugum cirkinlik abidesi. ne gökdelenlere, ne de toplu konutlara karsiyim, ama böyle bir yapiyi oraya koymak gecekondu yapmaktan farksizdir. bu kadar cirkin, bu kadar estetikten yoksun toplu konutu daha önce görmemistim. bunun hic bir aciklamasini da bulamiyorum. koskoca ova dururken, sehrin göbegine yapmanin getirisini de cözebilmis degilim. oranin trafigi, altyapisi falan nasil düzenlenecek merak ediyorum acikcasi...

    malesef bursa'da oldugu icin cok ses getirmemektedir, halbuki gökkafesin tecavüzü kadar güclüdür.
  • ülkenin gelişmesinin büyük alışveriş merkezleri açarak ve gökdelenler dikerek olduğunu sanan çağdışı kafa icraatı. yeşil bursa'nın göbeğine dinamit koymak..
  • kıymetli hemşehrim,

    eğer bursa'nın o meşhur ovasından yukarıya doğru şöyle bir baktığında...

    karlı doruklarıyla uludağ'ı görmek yerine toki'nin dördüncü katından sonrasını görüyorsan...

    ve zirveden gelen serin rüzgar, ovanın çimleri, ağaçları yerine kentin ortasına yapılmış estetikten yoksun bir alışveriş merkezinin camlarını yalıyorsa...

    o taze rüzgarda saçların uçuşmuyorsa deli deli artık...

    ve her gün şehirden kopan parçalar kalbinden de götürüyorsa azar azar...

    işte o kaybolan siluetin senin taa içinde bir yerde öfkeli bir çığlığa dönüşmesi gibi mübarek ecdat toprağının da 'kapital'e dönüşmeye artık güç bela direndiğini düşünmeli ve tepkini şiddetlice göstermelisin!

    biz, "bursa'da zaman" şiiriyle büyüdük.

    bin hayf ki artık ne "mermer şadırvanlar" kaldı ne de kentin her köşesinden rahmet gibi "şakırdayan su"lar...

    yeni nesil başka bir şiirle büyüyecek: "bursa'da zamana isyan"la...

    ve tanpınar'ın kemikleri sızlayacak aşiyan'dan...

    ne şehrin kadrini bildik ne de şehir planlaması öğrendik...

    "gümüşlü kümbet"te yatan zat da belki diriler kadar rahatsızdır...

    keşke iyi yöneticilerimiz olsaydı...
  • mübalağalı toprak mahsulleri ofisi siloları kıvamında insan siloları mahallesi projesi.

    rahmetli feyzi akkaya kitabında insan silosu yorumunu istanbul ataköy ve sair semtlerde o zamanlar mantar gibi biten yetersiz altyapılı yüksek binalar için kullanmış. bunları görmüş olsa ne derdi bilmem.

    çirkinliği, ucubeliği anlatmaya kelimelerim yetersiz.
  • bildigin ucubedir sehire verdigi görüntü itibariyle.
  • resimlerin söylenecek söz bırakmadığı ucube bir projedir.bursa'ya geldiğinde toki'yi görürsen şaşırma!