şükela:  tümü | bugün
  • yeni marmara gazetesi yazarı mehmet ali yılmaz tarafından dile getirilen konu.
    okudukça kanım dondu resmen. kaçak suriyeli ve hintli işçiler, kaçak fabrika, derelere dökülen zehirli atıklar ve tarım arazilerin verimsiz hale getirilmesi.
    rant, para ve siyasi güç...
    haberin linki
    --- spoiler ---

    yüz yetmiş beş bin metrekare…

    tam yüz yetmiş beş bin metrekare…

    yanlış okumadınız, yüz yetmiş beş bin metrekare…

    rakamla, 175.000 metre kare.

    gürsu’yla, samanlı’nın arasında, tarım alanlarının ortasında tam 175 bin metrekare kaçak fabrika binası…

    ?

    ?

    bunu yapan orhaneli’nin, karesi köyü’nden çıkma, meşhur rafet alan’ın akrabası ramazan bayduz’dan başkası değil.

    ?
    rafet nasıl “alma” ağacının altında büyüdüyse, bu fidan yüzü görmemiş ramazan bayduz da burçak tarlalarında yetişip, ekinlerin oraklarla biçilmesini izleyerek bursa ovası’nı talan etmek için çocukluğunda hazırlık yapmış köyünde!

    bu memlekette artık evine kaçak balkon yapanları bile hapse atıyorlar…

    peki, nasıl oluyor da ovanın göbeğine 175 bin metrekare kaçak fabrika binası yapan, üstelik de bunu yapmayı pervasızca sürdüren biri rahatça dışarıda gezebiliyor?

    yanıtı basit!

    adalet ve kalkınma partisi bursa il başkanı cemalettin torun sayesinde!

    ne mi yapıyor cemo ağa?

    kaçak olduğunu bile bile, hiçbir şeyden haberi olmayan çalışma ve sosyal güvenlik bakanı mehmet müezzinoğlu’nu oraya, ramazan bayduz’un r.b. karesi tekstil kaçak fabrikasına ziyarete götürüyor!

    ?

    ?

    açıyorsunuz r.b. karesi tekstil’in internet sitesini, ramazan bayduz eşşek kadar fotoğraflarıyla birlikte bu ziyareti gözünüze sokmuş, “bakan bey fabrikamızı ziyaret etti” diye!

    oysa bakan bey ne gülhane parkı’nda, ne de gülhane parkı bakan beyin farkında, resmen cemalettin torun ve ramazan tarafından kullanılıyor adam!

    bunu gören gürsu belediye başkanı, çevre il müdürlüğü yetkilileri ve dahi çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı il müdürü ne yapıyor?

    tırsıyorlar!

    “ulan” diyorlar, “adama bak be, koskoca bakan ayağına kadar gelip ziyaret etmiş, amman bulaşmayalım, maazallah bize de sıçrayabilir!..”

    oysa ramazan’da bir numara yok!

    belli ki avukat cemalettin torun’a o da indiriyor ücret-i vekaletini!

    hepsi bundan ibaret.

    para kazanma hastalığına yakalanmış bahtsız devereci ramazan’dan fazla bir şey değil o!..

    köylüsü rafet alan bile “yaşamak” adına ondan daha yaratıcı; cebinde 1 lira olmadığı zamanlarda bile sponsorlarla krallar gibi geçinip gidiyor rafet!

    ramazan bayduz’sa, para içinde yüzdüğü halde oğluna çin malı atm alacak kadar eli sıkı bir adam!

    sadece bakan göndermiyor cemalettin torun ramazan’ın kaçak fabrikaya…

    sarı camii eski imamıyla, ortağı bursa milletvekili yaptığı saçlı zekeriya’yı da (birkan) gönderiyor oraya.

    ?

    ?
    ramazan bayduz’un yancı ve destekçileri arasında mhp genel sekreteri ismet büyükataman da var; onu da es geçmeyelim.

    ankara’dan gidip geldikçe ramço’nun yanına uğrayan büyükataman da onun yanında fotoğraf veriyor.

    ramço da tüm bunları milletin gözüne sokarak “bakın arkamdaki cinler ne kadar kuvvetli” mesajı veriyor aklınca herkese!

    oysa, köylüsü meşhur rafet alan’ın çevresi ve siyasi gücü ondan bin kat daha fazla, haberi bile yok!

    ?
    bursa vergi daireleri başkanı nuri abi (karakaş)…

    sgk il müdürü erhan (karaca) kardeşim…

    çok iyi biliyorum ki her ikiniz de tüyü bitmedik yetimin kafasında çıkacak tek bir kıla bile tenezzül edenlere karşı mücadele veren birer aslan parçasısınız…

    ramazan’ın bu kaçak, tenekeden fabrika binasında yaklaşık 2 bin kişi çalışıyormuş…

    bana ulaşan ihbarlara göre bunlardan 300’ü suriyeli, 300 kadarı da hindistanlıymış…

    tam 70 hintli kelle daha sipariş etmiş ramço yakın zaman önce!

    bunların tamamı bakanlığa bildirilmeyen yani, kayıt altına alınmayıp vergisi, sigorta primleri de ödenmeyen kaçak kölelermiş!

    fabrika binasının bahçesine kurduğu barakalarda yatırıp kaldırıyormuş bunları.

    şimdi, şu anda ekip gönderirseniz hepsi orada kuzu gibi duruyor, derhal enselersiniz tümünü bir dakikada!

    yalnız size uyanık ramço’yla ilgili ufak bir tüyo vereyim!

    ramazan uyanık ya, meğerse 2 şirket kurmuş kerata.

    biri, “rb karesi tekstil sanayi ve ticaret limited şirketi”…

    bu firma, “kumlukalan köyü, kumluk alan mevki, no: bila, gürsu-bursa” adresinde faaliyet gösteriyor.

    garibanlar adına tescilli bu şirket.

    zaten habire ortak değiştiriyor!

    diğeriyse “r.b. karesi ithalat ihracat tekstil sanayi ve ticaret anonim şirketi”…

    bunun adresiyse “kumlukalan mahallesi, samanlı caddesi, no: 55 gürsu-bursa”…

    tamam, biri limited şirket, diğeriyse anonim ancak aradaki en önemli fark ne?

    ikincisi, r nokta b nokta karesi!..

    yani fazladan iki noktası var diğerinin!

    ramço koymuş oraya şeftali bahçelerinin içine bir baraka, asmış üstüne de “rb karesi tekstil” tabelasını…

    gelenlere “limited şirketin adresini” yani, “kumlukalan köyü, kumlukalan mevkii, no: bila” adresiyle kurulu şirketi gösteriyor!

    “biz” diyor, “r nokta b nokta karesi” şirketiyiz, sizin muhatabınız karşısı”!

    kim var orada?

    üzerinde hiçbir malı olmayan bir garibanın adına kayıtlı içi boş şirketle, bir tabela, hepsi o kadar!

    düz, vasıfsız bir işçi her şeyiyle dürüst, vergisini ve primini, yemeğini, servisini ödeyen bir sanayiciye ayda 5 bin liraya mal oluyor.

    bugün bir kaçak işçinin maliyetiyse yemesiyle, yatmasıyla 1.000 liradan fazla değil!

    ihbar edilen bilgi doğruysa eğer, ramço’nun şu anda sadece işçilikten kârı ayda 2.4 milyon lira!

    bunun önemli bir kısmı devletin yani hepimizin payı aslında!

    fabrika kaçak olduğu için emlak vergisi de yok!

    organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren bir sanayici metrekare başına 600 dolar arsa parası öderken, ramazan bayduz ovanın ortasında köylülerden topladığı arazilere 15 dolar bile vermiyor bugün!..

    yine sanayi bölgesindeki adam kullandığı suya para ödüyor, arıtmaya para ödüyor…

    ramço’ysa her ay en az 200 bin ton suyu yeraltından bedavaya çekip kullanarak servetine servet katmakta!

    su da milli servet, o da bizim suyumuz!

    karesi’nin arıtması ayrı hikaye, ovayı, nilüfer çayını, marmara denizi’ni, hepimizi zehirlemesi ayrı bir konu, ayrı bir facia, onu da anlatırım sonra…

    tüm bu “haksız rekabet” unsurları sonucu rakiplerinden çok daha ucuza mal boyayıp, çok daha ucuza mal ediyor ramazan bayduz dolayısıyla!

    ramazan para kazanıyor, devletimiz kaybediyor, biz, çocuklarımız, geleceğimiz kayboluyor sonuçta!

    ramazan’ın “ziyaret fotoğraflarını” gösterip aklınca kendisini koruma aldığı kişilerin yanısıra,“yancıları” var bir de…

    diyelim ki siz sanayicilerin oylarıyla göreve gelmiş ve onların hakkını, hukukunu korumakla vazifelendirilmiş bir ticaret ve sanayi odası başkanısınız…

    vergisini düzgün veren, her türlü sorumluluğunu muntazaman yerine getiren sanayicilerin yanında mı olursunuz yoksa, ovanın ortasına 175 bin metre kara kaçak boyahane yapmış, kaçak işçi çalıştırdığı iddia edilen, son derece zehirli atıklarının yüzde seksenini yakınındaki dereye salarak hepimizi zehirleyip mahfeden bir adamın yanında mı saf tutarsınız?

    bursa ticaret ve sanayi odası’nın kifayetsiz muhteris çapsız başkanı ibrahim burkay da bu ramazan bayduz’un yancılarından biridir işte!
    --- spoiler ---