şükela:  tümü | bugün
  • ilginç bir sonuçtur.

    bursa'nın giderek konya, kayseri ve yozgat vari bir şehre dönüştüğünü, adana'nın ise yaşanılabilir şehirler arasında üst basamaklara tırmandığını gösterir sonuçlar.

    edit: iki şehri de az biliyorum ve şaşırdım. dikkat çekmek istedim. yoksa şehirlere laf ettiğim yok arkadaşlar. özellikle adana'ya sempatim arttı sadece.
  • bursa'nın giderek daha fazla göç almaya başlamasıyla ortaya çıkmış olması muhtemel durumdur.
  • bursa'nın ne kadar yobaz bir şehir olduğunu bilmeyenlerin şaşırdığı hede. 27 yıldır bursa'da yaşayan biri olarak ben en az %65-70 dolaylarında evet bekliyordum. %54 ile şaşırtmıştır.
  • adana'nın aldığı göç ile karşılaştırılmayacak kadar göç almış bursa'nın ülkenin entelektüellik seviyesi üst basamaklarında olan şehriyle karşılaştırılması.

    adana her ne kadar dışarıdan farklı da görünse içinde harika bir şehirdir

    edit: imla düzeltmesi için keten prens'e teşekkürler
  • adana hakkında pek de fikir sahibi olmayan kişi beyanı. %58 adana için pek tatmin edici bir oran değil. gelen evet oylarının büyük çoğunluğu çevre ilçelerden gelmektedir. adana çok uzun zamandır muhalif bir şehirdir ve bu sebepten dolayı da bursa, kayseri gaziantep gibi şehirlerin gerisinde kalmaya başlamıştır. bu sebeplerden dolayı şehirdeki ekonomik gerilikten doğan olaylar basında pompalandıkça absürt adana algısı insanlarda yer etmeye başladı. örneğin türkiye'de her adliyede yapısı gereği her gün olay çıkıyor. ancak haber bültenlerindeki 2-3 dakikalık haber boşluğunu en dikkat çekici şekilde doldurmak için adana'nın seçilmesi yeterlidir.
    aynı şekilde son dönemlerde çıkan filmlerin hepsinde adana ile ilgili "gidiyür gelüyür" şiveli ağızda artık bok tadı bırakan replikler dönüyor. sanki ülkenin kalanı düzgün konuşuyor gibi. zaten filmlerin geneli komik video ya da vine'ların uç uca eklenmesi şeklinde olduğu için insanda tiksinti yaratıyor.

    sözün özü,

    adana garip bir şehir mi? evet hem de çok garip bir şehir. tam anlamıyla nevi şahsına münhasır bir şehir. ama adana yaşanabilir bir şehir mi diye tartışmak saçmadır. saçma haber derlemelerinden görünmese de adana'da sizi boğacak şey insanların yobazlıkları değil sıcağı ve nemidir. adana'da çomar var mıdır? evet vardır. ama bunları kendi içinde eritmiş midir? evet eritmiştir. her kesimden insanın yaşadığı bir şehir olabilmiştir adana. bu sebeptendir ki adana'da ışide operasyon yapılan ev ile kaçak içki yapılan ev aynı sokaktadır.

    son 2 yılda dikkat çektikten sonra siyasilerin bok etmelerine rağmen, adana'da yapılan karnavalda (örneği var mı başka bilmiyorum), yapılan diğer festival ve etkinliklerde, kısa bir süreliğine de olsa kendinizi ortadoğu'nun bok çukuru yerine gelişmiş bir yerde gibi hissedebilirsiniz. ve emin olun bu çok önemli bir şeydir.

    o yaşanabilir zannettiğiniz ve aslında sizi boğan yerleri bence bir kez daha gözden geçirin. yarın bir gün bu baskılara karşı cinnet getirdiğinizde size en yakın gelen yer adana olacaktır eminim(bkz: swh)

    ayrıca

    (bkz: efendiler, bende bu vakayiin ilk teşebbüs hissi bu memlekette, bu güzel adana’da vücut bulmuştur)
  • doğma büyüme bir bursalı olarak hiç şaşırmadığım durum. burada yazanlar pek farkında değiller ama bursa ile adana arasında 500 bin civarı bir nüfus farkı var ve bu iki şehrin nüfusları 50-60 yıl önce neredeyse aynı idi. hangi taraf daha çok göç almış hesap edin.

    bursa nüfusunda ağırlığı oluşturan şehirler:
    erzurum
    samsun
    giresun
    ağrı
    ordu
    artvin (istisna)
    tokat
    rize-trabzon

    listeye bakıldığında sonucun neden böyle olduğu da belli zaten. nüfusu üç milyona yaklaşan ve bunun neredeyse %60'ı işçi ailesi olan bir şehir. birkaç sene önce bursa için işçi şehri olup da iktidar yanlısı bir şehir ancak böyle olur demiştim. hal böyle olunca bursa'dan bu tip sonuçların çıkması normal ha keza kocaeli ve sakarya da öyle.

    şehrin adam akıllı yapılaşmış, orta-orta üst eğitimli ve genellikle birkaç kuşak ve üzeri bursalı kesimini barındıran, yaklaşık olarak 400 bin nüfuslu nilüfer ilçesinden %62 oranında hayır çıkması da bursa'nın nasıl bir demografiye sahip olduğunu gösteriyor.
  • emekliliğimde dönmeyi düşündüğüm şehr-i bursa'nın bombok bir yere dönüşmesi durumudur.

    adana'yı, konya'yı, erzurum'u bilmem. beni de ilgilendirmez. benim canımı yakan bursa.

    artık doğduğum yer olan merkezin 12km doğusundaki ilçeme dönmeme gerek kalmadı. orada zaten sadece annem kaldı hayatta. babamı 2004te, abimi geçen yıl kaybettim. şimdilerde ben de dönsem herhalde batıdan bir yerler seçmeye çalışırım.

    bursa halkı yapı olarak muhafazakarlığa yakındı hep. ancak bu hiç bir zaman siyasal islam (siyasete alet edilen dinsilikler) olmadı. ne zaman ki aşırı göç hareketleri sayıları değiştirdi, bir 50-100 yıldır orada yaşayan halk azınlığın da azınlığı haline düştü, ondan sonra muhafazakarlık da radikalliğe, cahilliğe, tutuculuğa, istismara açık olmanın en kötü haline dönüştü.

    bir şehir düşünün: doğusu orta doğu, batısı avrupa. doğuda bilinçli inançtan dolayı ve benim de kesinlikle saygı duyduğum ve savunduğum tesettürü tercih edenlerin yanına ve onları de etkileyen radikal akımlar, kadın erkek demeden kör biatçı cahillerin kıyafetleri eklendi. insanlar partizanlıklarıyla ekmek yemeye ve tüm vasıfsızlıklarına, eğitimsizliklerine, yetersizliklerine rağmen devlet kapısında yer bulmaya başladılar. yılda bir kaç kez memleketime gidiyorum ve her gidişimde canım daha çok acıyor.

    dün akşam da %69 almışlar. milli irade işte (!)

    batısını bilmiyorum. ama bursayı bursa yapan orası. sanayisi, kültürü, ticareti, üretimi, eğitimi... her şey orada. bir avm macerası yaşayacaklar da oraya gidiyor, yatırım yapmak isteyenler de. sanırım oraya yerleşmeyi kafama yerleştirmem lazım. eskiden baba ocağı ile duygusal laflar ederken büyük konuşmuşum galiba.

    bilemiyorum. dün akşam haritaya bakarken büyük şehirlerde bir karar varken kendi şehrimin iradesini teslim etmesi nasıl da canımı yaktı.
  • bursa'nın göç almasıyla çok da alakalı olmayan durum.
    bilindiği üzere bursa çok uzun yıllardır merkez sağın kalesidir, menderes, demirel, özal erdoğan diye gider, arada yılmaz ve çiller de var elbet.
    göç alma konusunu 93 harbinden itibaren ilişkilendirirseniz bir şey diyemem ama hiç göç almayan dağ ilçelerine bakarsanız acı gerçeği görürsünüz onlar hem gerçek bursalıdır hem de katı muhafazakarlardır.
    belli bir sosyoekonomik statünün üzerindeki insanların artarak yerleştiği nilüfer-mudanya bölgesinde ise iç göçler sonucu etkiliyor.
    gemlik yerlilerinin durumuna bakarsak köyler büyük oranda evet demiş ama mhp tabanının etkisiyle şaşırtıcı biçimde ilçe genelinde hayır çıkmıştır.
    ekleme: allahına gurban adana.
  • kesinlikle ilginç olmayan gayet normal bir sonuçtur.

    'bursa çok göç aldı' bu nedenle böyle yeea diye savunma yapmaya çalışanların adana'nın aldığı göçten zannedersem haberleri yok.

    tv'de gösterilen 2-3 özel haberden dolayı adana'yi yanlış tanıyıp ön yargıyla yaklaşan ama görünümünden ötürü bursa'yı aydın insanlarla dolu, yaşanabilir bir şehir sananlar ülkeden gerçekten bihaberler.

    evet adana'nın orijinal insanları bursa'dan daha fazla olabilir lakin adana başta sosyokültürel anlamda olmak üzere geçmişten bugüne kadar birçok konuda anadolu'nun en üretken şehri konumundadır. solcu, aydın, demokrat, laik nüfus sayısı da bursa'dan tahmin edemeyeceginiz kadar fazladır.

    edit: bursa'nın adana'dan üstün olduğu tek konu futbol kulübünün adana'nın futbol kulüplerinden daha fazla başarılı olmasıdır hepsi bu.
  • okuduğun yazarların, dinlediğin müzisyenlerin, izlediğin filmlerdeki oyuncu ve yönetmenlerin, üretim yapan sanayiinin kaçta kaçı adana'dan biliyor musun? git öğren gel. %58 bana göre utanç en az % 70 hayır olmalıydı ama uzak ilçeler ve göç tabiki etmen