şükela:  tümü | bugün
  • son iki senedir bursa'da yaşamamla gözlemlediğim durum. ne zaman istanbul kelimesini duysalar istanbul'a söylemediklerini bırakmazlar ama bir yandan da her konuda istanbul'a istabul'dakilere özenirler.

    edit: detaya girmek gerekirse (bkz: #98908805)
  • imzamı attığım tespittir.

    bursa'da çoğu kişide gereksiz bir istanbul korkusu var. arkadaşlarımda görüşmeye gittiğim her zaman fix bir saat istanbul'da yaşanır mı muhabbeti dönüyor.

    adam istanbul'a bir kere gelmiş ama nasıl gelmiş; temmuzun ortası, bir pazar günü, arapların cirit attığı dönem, kız kulesi, bebek, ortaköy, taksimi 8 kişi gezmişler. istanbul çok kalabalık ya diyor, trafik muhabbeti yapıyor.
  • kıskanıyorlar istanbul'umu da ondan
  • yakın olup sahip olamamakla ilgili.
  • öncelikle:
    (bkz: bursalı)
    konu için, biz sonradan bursa'da doğup büyüyenler bilir ki; bursa, istanbul'un taşrasıdır, bizler de taşralıyız. (lütfen anadolu taşrası ile karıştırılmasın, bu husus önemlidir zira, belirttiğim gibi bursa, istanbul'un taşrasıdır). her ne kadar bizden bir kuşak önceki hemşehrilerimiz daha derinden yaşamış olsa da, bizler de kentlileşme sancılarının içine doğanlarız. nihayetinde bugün kültür ve medeniyet beşiği saydığımız ilçelerimiz/semtlerimiz bizim çocukluğumuzda köydü. hayır hayır şaka değil, gerçekten köydü. yörenin değişik ağızlarını konuşan şalvarlı teyzelerin bugün süper lüks rezidansların olduğu bölgede tarla tapan ekip, hayvan otlattığı filmlerde gördüğümüz cinsten köylerdendi. şehir merkezi acemler'den ileriye bulgaristan göçü ile genişlemeye daha çok yeni başlamıştı. hepi topu 2 cadde, 3-5 mahalle vardı sosyete hayatların aktığı bundan 25-30 sene öncesine kadar. şehir, belli gelir gruplarına bölünmüş, o bölünmüşlük içinde de herkes kendi grubu içine kapanmıştı. hala da öyledir, bursa'da herkes birbirini tanır sanırsınız ama o birbirini tanıyanlar kendi grupları ya da bir üst grup ya da bir alt grubun insanıdır, birbirlerini tanımaktan başka alternatifleri yoktur, hayatları birbirlerinin ve bir alt-bir üst grup genelinin etrafında döner.
    hal böyle olunca, iki kıtayı birbirine bağlayan, binlerce yıllık tarihi olan o güzel şehir yanı başımızda da duruyor ve ulaşım da bir hayli kolay iken istanbul'un kültür, medeniyet hayatına uzanmaya çalışmamız da gayet sıradan aslında. bursa'nın güvenli tanıdık ortamını yaşayıp, geniş iş olanağı sunan sanayisinin içinde yer alıp, bursalı olmaktan mutluluk duyarken; istanbul'un en geniş sosyal ve kültürel imkanlarından da istanbul'da yaşıyormuş gibi faydalanıp, keyif alabiliyoruz.
    bu bizi ezik mi yapar ben bilmem fakat istediği her şeye çok kolay ulaşır yapacağı tecrübe ile sabittir.
  • bursalılarda şu kadar akıl varsa bu ezikliği yaşamazlar. mis gibi her yeri dağ manzaralı şehirde yaşıyorsunuz, istanbul gibi kalabalık boğucu değil. her saatinde metroya da bindim ve ağzımdan çıkan ilk cümle şu olmuştu; aaa hiç camlara yapışan insan yok.
  • iki senede bursa yı ve bursalıları çözmüş yazar beyanı.

    istanbul bizim elimizin altında, pazar sabahı hadi istanbul desek kahvaltıyı ortaköy de yaparız, tüm gün zaten iyi bildiğimiz gezmeleri yapar, gece yine kendi güvenli yatağımızda uyuruz. uyumadan önce de illa ki "yok, istanbul da yaşanmaz" diye aklımızdan geçiririz.
  • iş için her gittiğimde bir an önce dönmem gerek diye düşünüyorum
    neden böyle bir eziklik olsun anlamam
    alt tarafı bir saatlik yol
    çevremde de böyle bir psikoloji hissetmedim hiç
  • olsa olsa istanbullularda olabilecek bursa ezikliğidir. yahu her gün metrobüse binen osuruk kokan insanların neyini kıskanacak, güzelim bursalı. istanbul kadar değişiğin barındığı başka bir şehir var mı? bursa da yaşayan insanların gözleri parlıyor bir kere.
  • yumuşak birilerinin gediğine cuk diye oturtmuşlar bursa'da belli ki, sonra gelip güncellemesini de yapmış.

    ayrıca bursa'lı değil bursalı.

    son olarak, istanbulluların kendilerini diğer şehirlerde üstün görme çabasının dışa vurumudur bu. kendi kendinize gelin güvey olmayın. kıskanacak olsam gider stokholm'de yaşayanları, viyana'da yaşayanları kıskanırım.

    türkiye'desin işte, neyin artisliğini kime yapıyorsun?