şükela:  tümü | bugün
  • takımı düşüren samet aybaba'dır. trtsporda katıldığı programlarda gülücükler saçıp biz iyiyiz tek sorunumuz gol atmak,gençlerimiz çok iyi geliyor diye ha bire taraftara pembe tablolar sunmasa ve erken farkedilip gönderilse en kötü ilk 10'da olacak takımdı.
    bunu size yapan da bir beşiktaşlı teknik direktör*
  • son üç sezon kıl payı kurtulan ancak bu yıl gemi kaçtı sanırım . bakalım şimdi günay keçisi kim olacak.
  • başakşehirden sonra en az gol yiyen takım. bu halde ligden düşecekler.
  • futbolda da basketbolda da savunma sampiyon yapmaz. ulan daha fazla atarsaniz kazaniyorsunuz ne savunmasi. kajsdkasjdkasjd.
    birakin bu derinimsi ama gercekte hicbir sey ifade etmeyen duvar yazilarini.
  • küme düşmesi gereken akspor.

    düş kardeşim o kadar desteğe rağmen ligde tutunamıyorsan düş!
  • yarın kardeşleri göztepe'ye yenilince bizi küme düşürdünüz diye kardeşlerine de düşman olurlar mı acaba
  • en golcü futbolcusu defansif orta saha oyuncusu aytaç kara 6 gol (2'si penaltı), sonra umut nayir (3 gol).

    iki forveti toplam 6 gol atabilmiş. hal böyleyken ligde kalması mucize olan takım
  • eger göztepe ankaragücünü yenerse, tepkilerinin ne olacagini merak ettigim potansiyel ptt 1. lig takimi.
  • 2004 yılında küme düştüğünde bir pazar akşamında televizyonda spor programında puan durumunu ekrana getirmişlerdi. futbolla alakası olmayan kardeşim abi bursasporu niye saymadılar diye bana sordu. ben de küme düştü dediğimde hayretler içinde nasıl olur böyle bir şey diye şaşkınlığını dile getirmişti. muhtemelen yarın lige veda edecek ve kısa vade de çıkamayacaktır. düşmek mesele değil de bir de o cadı kazanından geriye dönebilecek enerjiyi, olanakları bulabilecek mi asıl mesele bu, şimdiden bunun çözümüne odaklanmalı. başkanı desen kimse onaylamıyor, kulüp maddi olarak bitmiş, otobüsü bile haczedilmiş.herkes sanıyor ki şehirdeki ensesi kalın iş adamları eline cebine atacakta takım kurtulacak. fabrikatörler bile ilellah demiştir artık. yine mi yatdım diye mızmızlanmaları dillendireceklerdir. bir eleştiri de yerel medya olacak olay ve bursahakimiyete. takım bangır bangır bağıra bağıra ben düşüyorum diyor adeta ama bunlar her maç sonrası hala vay efendim şanssızlık, hakem, var diye tozu halının altına süpürecek manşetlerle, köşe yazıları ile adam akıllı eleştiri yapmak yerine ılık ılık ortamı yumuşatmaya baktılar. geçmiş olsun şampiyon. işin artık çok ama çok çok zor. sanırım mazlumun ahı bu sefer çıkacak.
  • dangalaklık ve cahillik nasıl harmanlanır görmek isteyen şöyle buyursun:

    (bkz: bursaspor/@haldun akyol)

    --- spoiler ---

    değil türkiyenin dünyanın en büyük takımı olabilecekken küçük olsun benim olsuncu kafa yüzünden sürünen kulüp.

    --- spoiler ---

    gerçekten ithamda ya da benzetmede bulunmak istemiyorum ama yazmak zorundayım; bu kafanın ülkesini ve reisini dünya lideri zanneden akp'liden farkı yok. dünyada futbol bi' yağlı güreş, curling seviyesine inmedikçe herhangi bir türk takımı dünyanın en büyüğü olmayacak, değil dünya'nın avrupa'nın 2. sınıf şampiyonasının bile en büyük takımı olamazsın, ezer geçerler. ki avrupa'nın en büyük kupasını kazanmakla bile en büyük avrupa kulübü olunmuyor, asıl olan kalıcılık ve belli bir seviyede devam edebilmektir. gs örneğinden bunun başarılamadığını gördük. ben büyüğüm demekle dünyanın en büyük takımı olsaydı sezonda çeyrek milyon forma satamayıp 30'ar milyon taraftarı olduğunu iddia eden 3 büyükler çoktan olmuştu.

    --- spoiler ---

    ve bu şehrin futbol takımı sürünüyor. akhisar, alanya, beşiktaş gibi ilçe takımları, fenerbahçe, kasımpaşa gibi mahalle, galatasaray gibi lise takımları bile bursasporun üzerinde ligi bitiriyor ve bursalılar bundan gocunmuyor, neden biz bu hallerdeyiz diye sormuyor.

    --- spoiler ---

    bak burası çok tatlı. paşamız bunlar ilçe, semt ve hatta okul takımı; nasıl olur da şehir takımının önünde olurlar diyor. önceki paragrafta da bursa'da sanayi olmasına değiniyor; aklı sıra bursa'dan bi' liverpool, dortmund çıkaracak. güzelim, bursa'da sanayi varsa gebze, kocaeli, manisa, eskişehir'de de var ve bunların hiçbirisinin takımlarından bir cacık olduğu yok, acı ama gerçek. öyle almanya'daki bayernli bmw, mercedes; saksonyalı volkswagen kullanır olayı yok türkiye'de. bu ülkede ayvalık'ta zeytin yağı üreten işletmeci de, samsun'da balık işletmesi olan iş adamı da, manisa'da televizyon toplayan fabrikatör de istanbul'a çalışır. resmi olmayan rakamlarla bu ülkenin çeyreği istanbul'da yaşıyor.

    --- spoiler ---

    eğer kulüp satılmazsa solcu kafa yüzünden gittikçe daha da batağa sürükleneceksiniz. zaten borçlu olan kulüp soyguncu yöneticiler ve siyasiler tarafından iliğine kadar sömürülmeye devam edecek. oysa derdi para kazanmak olan bir iş adamı asla parasını çaldırmaz, dandik futbolculara para kaptırmaz. başarılı olmak için var gücüyle çalışır. o parasını kazanır, siz de şehirinizin takımının başarısı ile övümüş olursunuz. yoksa 50 senede bir gelecek şampiyonukla kendinizi avutmaya devam eder alt liglerde sürünürsünüz.

    --- spoiler ---

    buraya bayıldım. hali hazırda kapitalist çarkın kör topal dönmesini sağlayan bir kulübün satılmasının solculukla sağcılıkla ne ilgisi olduğunu anlayan varsa beri gelsin. günümüzde başta bursaspor olmak üzere türk kulüplerinin menajer ve kulüp yöneticileri tarafından söğüşlenmesi niçin solcunun doğrudan ilgi alanına girsin ki? şayet bu kulüplerin transfer, sözleşme, maaş ve sponsorluk gelir ve giderlerinin kişiler arasında kırışılmasına bir ad koymak istiyorsan cahilim, çok arama, buna literatürde middle eastern capitalism denir. etkin bir denetim mekanizmasından yoksun, yetkili organlarla çıkar ilişkisi içerisinde bulunan, yetkisi bol, sorumluluğu olmayan kuruluş ve hatta devletler bir süre sonra öyle ya da böyle batar. bunun sol ya da sağ ile ilgisi yoktur.

    satılma konusu açılmışken, öyle bir algı var ki şirketleşmiş kulüpler uçacak, kaçacak, kalanı da sürünecek deniliyor. e bakalım o zaman;

    - 4 büyükler: uzun zamanda beri anonim şirketi kimliğindeler. ne uzadılar, ne kısaldılar, bir tanesi avrupa'da 2 kupa aldı, diğer üçü çeyrek final, yarı final, namağlup grup liderliğiyle övünüyor. tarafsız bakış açısıyla yaklaşırsak bi' yol olmamış kısacası.

    - göztepe: şirketleşeli epey oldu, doğrudan para girdisiyle üst liglere çıkmayı başardılar ama "profesyonel" yönetimin becerisiyle bu sezon ligde zor tutundular.

    - başakşehir: ülkede görüp görebileceğini en "profesyonel" kulüp; ibb'nin bünyesinden ve çevresinden gelen sponsorların siyasi baskıyla akıttıkları sponsorluk gelirlerine karşın yıllardır yerel bazda bile bir kupa kazandıkları görülmemiş. edirne'den ötesi zaten şaka gibi.

    - kasımpaşa: bir başka siyasal asansör takımı, geçiniz.

    daha epey şirketleşmiş türk kulübü var ama başarılı olmuş bir örnek yok.

    satılma konusunda uluslararası örneklere bakalım:

    - monaco: rus milyarder dmitry rybolovlev tarafından satın alındı. takımın sahibi 2018'de tutuklandı. takım fransız liginde düşme hattının bir basamak üstünde.

    - malaga: katarlı iş adamı abdullah al thani tarafından 2010'da satın alındı. epeyce pahalı transfer ve sponsorluk anlaşmasına karşın başarı gelmedi, takım 2013'te uefa'da avrupa kupaları yasağı yedi. 2019 itibarı ile kulüp alt ligde.

    - 1860 münchen: kulübün hisselerinim %49'u 2011'de ürdünlü hasan abdullah ismaik tarafından satın alındı. 2014–15 sezonuna bundesliga 2 şampiyonluğu hedefiyle çıkıp sezon sonunda playout oynamak zorunda kaldılar ve elenerek 3. lige düştüler. ne var ki kulübün baş hissedarı ismaik kendisine bundesliga düzenlemeleri uyarınca kulübün çoğunluk hisselerinin verilmemesini bahane ederek 3. lige katılım ödemesi için kaynak sağlamayı reddetti. son ödeme tarihini kaçıran 150 küsür yaşındaki kulüp bölgesel lige düşürüldü. takım şu an 3. ligde.

    yani neymiş akıllım; öyle şirketleşmeyle, kulübü satmayla olacak işler değilmiş bunlar. sen dernek iken ve pek çok yasal yaptırımdan uygulamada muafken ve onca yüksek bedele satılan oyunculara karşın ligden düşüyorsan, kulübü çapsızın tekine sattığında 3 sezonda amatörü boylarsın, sonra da kapanırsın. uefa'dan ffp yaptırımları gelinceye kadar aziz yıldırım fb'nin bilfiil sahibiydi, parayı bastırıyordu, çalıyordu düdüğü; kaç kupa kazandı futbolda? avrupa'da ne yapabildi? yurt dışına sattığı oyuncuların toplam değeri neydi? geçin bu işleri...