şükela:  tümü | bugün soru sor
  • oldukça hoş bir şikan olmasına rağmen, çogu kez pit stop yapmak için pite doğru son sürat yönelen araçların, şikanın kırıcı bodürlerine kurban olmamak için yavaşlayan araçların arkalarına bindirmesiyle sonuçlanır. neredeyse her sezon bu noktada bi çok ağır kaza yaşanmaktadır.

    pite girme planı olmayan sürücüler 4 numaralı bölgede neredeyse 2. vitestedirler, pite girme hazırlıgında olan sürücüler ise 4 numaralı bölgeyi son sürat geçip, 3 numaralı bölgede hızlarını düşürürler. bu yüzden eğer arkanızdaki araç pite girmeyi planlıyor ise, götünüzü kollamanız gerekebilir. hatta yarış çizgisinin dışında sola yakın gitmekte fayda var.

    ____| |_| |____
    ____ 1 _ 2____
    ____| |_| |____
    ____| |_| |____
    ____| |_| |____
    ___/ . |_| |____
    __/ /| |_| |____
    _/ /_| |_/ |____
    _| |_| |/ /____
    _| |_| . /__________3
    _| |_| |______
    _| |_| |______
    _\ \_| |______
    __\ \| |______
    __4\. |______
    ___ | |______
    ___ | |______
    ___ | |______

    [şeklin boktanlıgının kusuruna bakmayın]

    1. start finish düzlüğü
    2. pit alanı[padok]
    3. pit girişi
    4. bus stop şikanı
  • 1960'lardan bir ingiliz grubu olan the hollies'den seker gibi bir sarki..sozleri de asagida:

    bus stop (g. gouldman)

    bus stop, wet day, she's there, i say,
    "please share my umbrella."
    bus stop, bus goes, she stays, love grows
    under my umbrella.

    all that summer we enjoyed it,
    wind and rain and shine.
    that umbrella we employed it.
    by august, she was mine.

    every morning i would see her waiting at the stop.
    sometimes she'd shop,
    and she would show me what she'd bought.
    all the people stared as if we were both quite insane.
    someday my name and hers are going to be the same.

    that's the way the whole thing started.
    silly, but it's true.
    thinking of a sweet romance
    beginning in a queue.

    came the sun the ice was melting,
    no more sheltering now.
    nice to think that that umbrella
    led me to a vow.
  • joshua logan yonetmenliginde 1956'da cekilmis bir marilyn monroe filmi.
  • marilyn monroe'nun başrolü don murray ile paylaştığı, 1950'lerde amerika'da geçen film. marilyn monroe, güzelliğine, oynadığı cherie karakterinin naifliğini de katmış olduğu bu filmde seyredeni bir kez daha büyülerken, pek yakışıklı don murray'nin canlandırdığı fena halde aşık bir kovboy olan bo'nun hal ve hareketleri, "bir kadını kendinizden uzaklaştırmak istiyorsanız neler yapmalısınız?" sorusunun cevabı niteliğindedir.
  • (bkz: bus stop) <--> (bkz: durak)
    (bkz: we dont stop) <--> (bkz: durmayak)
    (bkz: gökhan dabak)
    (bkz: vallaha)
  • 90'larda ankara gaziosmanpaşa'da bulunan bar disko karışımı yer. gündüz partileri falan da olurdu burda.
  • gmail'de hava durumunu canlı olarak bildiren bir diğer theme, şu an 769 katlı kardan adam yüzünden chat box'ımı sola çektim.
  • dinleyen herkeste ben bu şarkıyı bir yerden biliyordum ya kim söylüyordu bu şarkıyı? diye sorma isteği doğuran şarkıdır.insanın dinledikçe dinleyesi geliyor.
  • don murray tarafından canlandırılan beauregard decker, nam-ı diğer bo, karakterinden yola çıkarak;
    "bo's stop" kıvamında, küçük bir adet kelime oyununu da içinde barındırdığını düşündüğüm, tatlı bir
    marilyn monroe filmi.

    izleyin,
    bo konusunda ne demek istediğimi anlayacaksınız.
  • the hollies'in seslendirdiği, 60'ların en sevimli şarkılarından biri. özellikle girişine bitilir. tam filmlerdeki zamanın aktığı sahneler için uygun bir şarkıdır.