şükela:  tümü | bugün
  • 2016 cannes film festivali yarisma disi gece yarisi seansinda gosterilen kore isi aksiyon.
    ıng adi train to busan
    cok iyi aksiyon, yer yer delice komik...
    kultler arasinda yerini alir. maalesef turkiye'de vizyona giremez, mucize olur girerse de 3-5 bin izleyici yapip zarar ettirir...
  • güney kore işi zombi filmi.

    --- spoiler ---

    coo olduğunu söyleyen iş adamının yaptığı pislikler ve birlik olma teması çok kör göze parmak olmuş. bu kadar bariz ve tekrarlı olmasaydı da izleyici mesajı alabilirdi.

    --- spoiler ---

    6/10
  • patenti hollywood'a ait bir senaryosu var, parmak bastığı noktalar tahmin edilebilir, hatta klişe ama buna karşın seyir zevki yüksek, duygusal anlamda "hissettiren" bir film. bana kalırsa temposu değil belki ama "hissettirme" becerisini tamamı ile güney koreli oluşuna borçlu. duygusal anlamdaki o "gerçek" naifliğini hiçbir hollywood aksiyonunda görmediniz, göremezsiniz. 2016'nin iyilerinden.

    unutmadan, yönetim göreve!

    (bkz: train to busan)
  • kore işi zombi filmi***

    artık başına kendimiz otursak bi çırpıda yazacağımız zombili apokaliptik senaryolardan biri olduğu için şaşırtmayan; ancak hollywood değil güney kore yapımı olduğu için amerikalılardan daha farklı noktalara vurgu yapan (misal: team work) güzel bir film.

    --- spoiler ---

    fragmanını ilk izlediğimde bana snowpiercer'ı hatırlatmıştı, oradan aklımda kalmış. aylar sonra hatırlayınca açıp izlediğimde; evet, kapalı ortam ama sadece tren kısmı benzer. diğer kısımları tamamen alakasız: vermek istediği mesajın sınıfsallıkla alakası yok. ahlaki temalar hakim burada: yaşlı ceo'nun bencilliği, hayatta kalabilmek için öğrencileri, işçileri gözü kapalı feda etmesi ibretlikti. daha alt kademeli olanın ise önce bencilken)çocuğundan etkilenip) sonra fedakar biri haline gelmesi çok göze battı (her ne kadar gong yoo'yu yıllar sonra yeniden izlemek hoşuma gitse de, canlandırdığı karakterin bu aşırı gelişimi gözümü tırmaladı).

    benim için filmin en diken üstü kısmı klostrofobik mekanda zombilerle burun buruna kapalı kalan hamile kadının varlığı oldu. kim düşünmüşse tebrik ediyorum*.

    --- spoiler ---
  • sinirimi bozdu aq filmi
  • "güney kore ne yaparsa güzel yapar"ın bana kalırsa somut hali. train to busan başlığına daha çok entry girilmiş, ki bu hiç anlaşılır değil. sinir oluyorum bazı eserlerin orijinal dilinde değil de ingilizce versiyonunda tartışılmasına.

    neyse, film bence gayet güzeldi. evet klişeler dolu, ama bir zombi filmi en fazla ne kadar orijinal olabilir ki. tamam, çok daha orijinal işler yapılabilir ama bu tadı vereceğini düşünmüyorum. ayrıca filmin güney kore yapımı olması da bir artı. eminim hollywood yapımı olsaydı şimdiki halinden çok daha klişe olurdu film.

    filmin en büyük artısı bence oyunculukları ve çekimleri. gayet güzel olmuş.
  • 8.5 milyon dolarlık bir bütçeye göre gayet iyi iş çıkardıkları söylenebilir.

    --- spoiler ---

    nedense filmdeki bazı sahneler günümüz türkiyesini düşündürüyor.

    zombiler her yere yayıldıktan sonra ülke tarafından ohal ilan edildi. benim ülkemde sebepsiz yere aylardır ohal var, hatta geçenlerde milli seferberlik ilan edildi diye düşündüm ve gülümsedim.

    filmdeki kötü adam (yong-suk) bencilliğiyle çok fena bir şekilde rte'yi anımsattı.

    yong-suk yüzünden bir çok masum insan canından oldu. yong-suk, seok woo (kızın babası)'ya kızınca onu hastalıklı olmakla suçladı. bu durum, akp'nin kendileri gibi düşünmeyen herkesi vatan haini olmakla suçlamasından farklı değil. filmin bu kısmındaki yong-suk destekçileri de feci şekilde akp kitlesini anımsatıyor.

    seok woo ve grubu trenin diğer bölümüne geçtikten sonra, yong-suk'un kitlesi bütün gücünü onlarla aralarında bulunan kapıyı açılmaz hale getirmekle harcadılar. oysa trenin diğer kapısının ardında zombiler vardı. zombilerin bulunduğu kapıya öncelik verselerdi muhtemelen yaşıyor olacaklardı. türkiye'de bombalar patlatılırken, ışid ve pkk gibi terör örgütleri halkın can güvenliğine meydan okurken, akp tarafından devletin enerjisinin büyük kısmının gereksiz biçimde harcanması gözlerimin önüne geldi.

    yong-suk kitlesinin sonunu görünce, akp'nin de beklenmedik bir anda çok hızlı bir şekilde bitip yok olacağını tahayyül ettim.

    yong-suk bir şekilde kaçmayı başardı ve sadece kendisini kurtarmak için bir çok masum insanın (ona yardım etmeye çalışan insanlar dahil) ölmesine sebep olmaya devam etti, ama ne olursa olsun hakettiği sondan kaçamadı. rte'nin ailesiyle yurt dışına kaçmayı başardığını, ama türkiye'ye bir şekilde zarar vermeye devam ettiğini hayal ettim.
    --- spoiler ---
  • oldukça başarılı bir zombovie.

    --- spoiler ---

    yazılanların aksine snowpiercer'dan ziyade 28 days later ile world war z kırması olduğunu düşündüğüm yapıt. öyle ki her ikisine de yakın sürede mutasyon gerçekleşirken ümitsiz havasını 28 days later'dan almış. final sahnesi gerçekten üzücü. trenden atlama sahnesi inanılmaz derecede etkileyici. bunun bir derece daha acısını the mist'te yaşamıştım ama o gerçekten ağlamaya değerdi.

    dizinin teketekte en çok zombie yıkan en çevik kahramanının benim gibi kelli felli göbekli olması da ayrıca mutluluk verici. olası bir istilayla karşılaşma durumuna karşı artık daha bir ümitle bakıyorum hayata.

    korelilerin 2 saatten aşağı film olmaz hoca mantığıyla çalışmalarını oldum olası takdir ediyorum. bu kadar uzun tutma çabalarına karşı bu kadar akıcılığı yitirmeme başarıları başka bir toplumda kesinlikle yok.

    kötü adam mantığını da çok güzel işlemişler. başlarda zombiden bir tık üstte mal mal gezen başrol oyuncumuzu kötü adam zannederken daha büyük bir şerefsizlik kaynağının yavaş yavaş oluşturulması, şu hayatta her görüntünün yanıltıcı olabileceğine bir örnektir. gerçi başlarda heidimizin kurduğu bir cümle ile filmin final bossunun ipuçlarını vermişlerdi ancak biz idrak edemedik.

    hayata bağlılığı takdire şayan olan evsiz amcamızı işaret eden norman bates karakterli abimiz başrol kızımıza babacan bir tavırla seslenir:

    - derslerine çalışmazsan sonun onun gibi olur.
    +annem bunu kim derse o kötü biridir dedi.

    herif soykırım yaptı ya la. bir an kurtulacak diye ödüm koptu.
    şaka maka da evsin amca da iyi dayandı he. ama en çok dong-seok ma abimize üzüldüm. böyle bir delikanlı daha zor gelir bu dünyaya.

    uzun zamandır böyle kaliteli zombie filmi izlememiştim. teşekkürler.

    --- spoiler ---
  • diğer zombi filmlerinden tek farkı güney kore yapımı olması ve zombilerin aşırı hızlı hareket etmeleri.onun dışında yeni bir söylemi yok filmin.belli ki koreliler bir de biz deneyelim diyip tüm klişeleri yedirmişler filme.

    --- spoiler ---

    o yavaş haliyle zombilerden kurtulan hamile kadın klişesi beni benden aldı.bir tren dolusu zombiyi dövüp son dakikada tek bir zombiye ısırılan baba klişesine ise diyecek laf bulamıyorum.

    -- spoiler ---
  • vay ayılar vay !!!!!!!

    bu film hakkında bir şeyler yazayım diye geldim ama öyle güzel, öyle vurucuydu ki sürekli başlayıp başlayıp sildim.

    amerikan zombi yapımlarının resmen eline veren bir gerilim filmi. öyle ki izledikten sonra masaja gitme gereksinimi uyandırabilir. randevunuzu önceden alın.
    korkmuyor (ben korktum tabii! korkudan güldüm hatta ahahaha) geriliyorsunuz. baba-evlat ilişkisi yüzünden yer yer ağlıyorsunuz.
    tek sıradanlığı ise müzikleri olduğunu düşünüyorum ama sonuç olarak;
    al listeye, izle. bekleme. *