şükela:  tümü | bugün
  • anladığım kadarıyla ''kötü çocuk'' isimli kitabın yazarı.

    http://img1.dr.com.tr/…3-416c-85db-965771516eb5.jpg

    önce wattpad'de yazmış çok okunmuş olacak ki kitap olarak basılmış. hatta şimdiden fanları bile peydah olmuş.

    https://instagram.com/busra.kck/p/z70lgygo39/

    keşke ülkemin değerli ergenleri edebiyata bulaşmasaydı.
  • niye bulaşmasın?

    bulaşsın arkadaşım. okuyan okusun. zaten bir avuç kitap okuyan insan var. ergen ya da değil üretilsin sürekli.

    genç yaşında bir kitap yazmış, iyi ya da kötü. takdir etmek lazım. eleştiren arkadaştan "ergen olmayan" bir baş yapıt bekliyoruz.

    not : tanımam etmem ama insaf yahu bu kadar ön yargı mı olur.
  • röportaj da yapılmış, ilk baskısı tükendi deyyor, allam yarappim: http://www.radikal.com.tr/…pki_olarak_cikti-1318116
  • yetişkinlerinin grinin elli tonu okuduğu dünyasında ergen kitleyi anlamış yazarımsı.
    ayrıca: (bkz: #49776046)
  • dün yeni çıkan romanları not almak için bir kitapçıya girdim ve üzerinde bilmem kaçıncı baskısını yaptığı yazan bu kızımızın kitabına takıldı gözüm.

    1994 doğumluymuş. muhtemelen daha genç bir yaşta yazmıştır kötü çocuk adını verdiği kitabını. birkaç paragraf okudum çaktırmadan. doğrusu stephenie meyer romanı çevirilerinden daha başarısız bir üslubu yok. arka kapak fotoğrafındaki melankolik duruşundan romanın içindekileri az çok hissedebiliyorsunuz. hiç değilse geleceğin canan tan'ını görmüyorum ben o fotoğrafta.

    alt tarafı altı yaş küçük benden. yine de kitabını yayınevlerine bastırabilen hele hele 8-9 kere bastırabilen 94 doğumlu kişilerle pek karşılaşamıyoruz malum. bana kendi ergenliğimi hatırlattı. iki farklı roman denemem vardı ama yarıda bırakmıştım. birisi günümüzde geçen bir aşk hikayesi. kabaca sex and the city tarzı bir şeydi. her hafta düzenli sevişiyorum ya plaza erotizmini çözmüştüm ashajsfj diğeri de 15. yüzyıl iran'ında geçen tarihi bir romandı. sosyolojik bir yanı vardı. 16 yaşımda çok anlardım ya toplumdan, sosyolojiden neyse. yarıda bıraktığım dokümanlara iki sene arayla tekrar döndüğümde ''üf bu olay örgüsü ne lan bu ne biçim cümle böyle lan?'' nidaları eşliğinde bütün sayfaları çöpe atmışlığım vardı. evet gerçek çöp. zira üşenmeyip bilgisayar ya da daktiloda değil kalem kağıtla vücuda getiriyordum eşsiz eserlerimi.

    şaka bir yana yazdığım hiçbir şeyi bir sonraki sene beğenmiyordum. her sene bambaşka bir şekilde gelişiyordum. çocukluğumda yazdığım şiirlere - ki o dönem yetişkinler çok beğenirdi - bile tahammül edemeyip hepsini yok etmiş bir insanım. inanılmaz aptalca görünmüştü gözüme. bu kızımız emek verip ürettiği bir şeyin karşılığını almasını geçtim, fikirlerini toparlayıp bir roman haline getirebildiği için bile şanslı. umarım otuzlu yaşlarında da ''valla hanımlar kötü çocuk mötü çocuk iyi ki de yazmışım'' diyebilir. ben edebiyat nobeli bile kazansam on yıl sonra iade edebilecek potansiyelde biriyim. o yüzden kendisini takdir ediyorum. sezai karakoç'un dediği gibi çat pat bir şeyler de karalasa özgüven ve kendinden memnun olmak bir yazarın her şeyidir.
  • an itibariyle ankara cepada kitap imzalayan, upuzuuuun kuyruklar olusmasina vesile olan hanim. ismini ilk defa duydum, benim cehaletim. ozellikle ergen kizlar ve onlarin caresiz ortayas ustu ebeveynleri arasinda oldukca populer oldugu su goturmez bir gercek.
  • 1994 yılını net hatırlıyorum.ciddi bir terör gündemi vardı ülkede ben ergenliğe yeni girmeye başlamıştım, kafamda kızlar, sigara, para ve nelerin daha çok haz vereceğine karaar veremeyen başka biri vardı.

    şimdi o yıl küçük bir bebek olan bu yazar(!) kızımızın herşeyi geçtim, benim üzerine koyamadığım neleri yazmış olabileceğini düşünüyorum..kitabını okumalıyım ve buna bir cevap bulmalıyım?

    hanginizin bu kadar bol vakti olabilir?
  • kitabına d&r 'ın "çok satanlar" kısmında rastladığım 94 doğumlu yazar.

    bakın "yazar" dedim, vurguladım. beğen/beğenme, kaliteli ya da kalitesiz fark etmez, kendisi bir yazardır.

    "yazar değil" diyebilmek için hangi kriterler kullanıldı merak ediyorum. vaktini ayırmış, kurgulamış, bir şeyler karalamış, sonuç olarak ortaya bir ürün çıkarmış. eseri edebî değer taşır/taşımaz beni ilgilendirmiyor. kaldı ki kitabı okumadan buna hiç kimse karar veremez. ancak anladığım kadarıyla kitabı, diğer trişka kitaplar gibi aforizma edebiyatı ürünü değil.

    sonuç olarak gençtir, yazsındır, teşvik etsindir.
  • sözlükte liseli popülasyonunun yok denecek kadar az olduğunu bu başlık sayesinde anlayabiliyoruz.
  • bugün arnavutköy'de bir kitap fuarında imza günü varken kendi yayınevi ile problem yaşadığı için etkinliğe katılmıyor ve twitter hesabından yalanlama yayınlıyor, tam bir ergen.

    ephesus yayınevi'nden fatih bey ile organize edilmiş etkinlik aldığım bilgilere göre.