şükela:  tümü | bugün
  • gazetelerin haberlerine göre yaklaşık 17 yıldır rastlayamadığımız, bununla birlikte içinde bulunduğumuz 2006 ocak ayında sonunda kavuştuğumuz ekonomik kavram.

    yaklaşık olarak açıklanan bütçe fazlası 2 milyar 15 milyon ytl. bu paranın -harcamalar artırılmadan- ileriki dönem harcamalarını finanse etmede kullanılması durumunda hükümet daha az borçlanmak durumunda olacak. aynı parayla yüksek faizli borçları ödemesi ve bir anlamda faiz takası yapması da mümkün.

    bununla birlikte bütçe dengesindeki bu düzelme faizlerin düşüşüyle sağlandı, ancak ileriki dönemde -merkez bankası radikal bir faiz indirimine gitmedikçe- bu şekilde bir düşüş beklenmiyor. tabi ki bu ileri dönemdeki bütçe dengesinin fazla vermeyeceği anlamına gelmiyor.

    bütçe fazlası esasen 2006 mayıs ayından itibaren bekleniyordu, ocak'ta çıka gelmesi sürpriz oldu.

    şu aşamada, gidişatı bozabilecek en açık olay erken seçim dönemine girilmesi olur ki, iki santimlik asfalt dökümü, çiftçiye anormal taban fiyat uygulamaları, akaryakıt artışlarının bir şekilde sübvanse edilmeye çalışılması (atv indirimi de olabilir, artışı zarar hanesine yazma da), memura emekliye maktu zam ve en kötüsü vergi affı gibi gudik uygulamalarla bütçe dengesinin içine yeniden edilebilir.

    bu yüzden, -sevelim ya da sevmeyelim- hükümetin görev süresini sonuna kadar istikrarla sürdürmesi önem taşıyor.

    http://www.dunyagazetesi.com.tr/…252616&dept_id=700

    edit: faiz dışı fazla olmayan, faiz harcamaları da gelirden çıkarıldıktan sonra ortada kalan fazladır bütçe fazlası. kaldı ki faiz dışı fazla da 4 milyar 277 milyon ytl olarak açıklanmıştır, bu da iyi bir rakamdır.

    bizim için daha az harcama yapıldığına gelince şöyle örnekleyelim; kredi kartını sömürerek bir süre kral gibi yaşamaktansa, bir kenara az biraz para ayırıp borcunu kapattıktan sonra keyfine bakmak eza değil farzdır.
  • türkiye'de gerçekleşeni, cepte para kalsın diye açlık çeken insan, şeklinde gerçekleşen fazla.
  • bizim için daha az harcama yapmış demektir.çok da iyi bir şey değil.
  • 22 yıl sonra ilk beş aylık dönem için karşılaştığımız kavramdır.
    yaklaşık 304 milyon ytl'lik bu fazla bile ülkedeki ekonomik durum ile ilgili sürekli heyezan içerisinde olanları susturmaya yetmeyecektir.
    geçen yıl ise aynı dönemde bütçe 1,9 milyar ytl açık vermiştir.

    kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/…nomi/4583490.asp?gid=69
  • 2008 rakamlarına bakıldığında, bunun yanında dış borç ödemeleri ve dış ticaret açıklarına bakınca pek de fazla olmayacak fazladır.
  • devletin gelirlerinden (genel olarak vergi) daha az harcama yaptığını gösterir. bütçe fazlası elde etmeye takık bir hükümetin bu amaca ulaşmada kendini çok zorlamasına gerek yoktur. harcamaları mümkün olduğunca kısmak suretiyle bütçe fazlası elde edilebilir.
    bütçe fazlası vatandaşı direk olarak alakadar eden bir konu değildir kısaca. devletin kendi muhasebesi ile ilgilidir.
    çoğu gelişmiş ülke, bütçe açıkları veriyor olmasına rağmen vatandaşları gayet refah içinde yaşıyor. türkiye'nin bütçe fazlası vermesi de vatandaşlarının yoksullukla cebelleşmesini önleyemiyor.
    mevzu bütçe fazlası vermek yada bütçe açığı vermek değildir. bir sene bütçe fazlası verilir, ertesi sene ekonomi komple batar. amaç sürdürülebilir bir büyüme sağlayabilmektir.
    bunun için de önemli olan nokta, gelirleri faiz ve borç anapara ödemeleriyle tüketmek yerine devletin asli görevlerine söz konusu parayı harcadıktan sonra elde para kalması bunun da yatırıma dönüştürülmesidir.