şükela:  tümü | bugün
  • bir neil degrasse tyson beyanı. bu beyan baya bi olay oldu tartışma yarattı. açıklaması da o sırada "zaten insanlık olarak binlerce yıldır gıda genetiğini bilinçli olarak değiştiriyoruz, yapay seçilimle. haliyle laboratuarda yapılan da o. o yüzden laboratuarda yapılanı gdo diye etiketlemek doğru değil, etiketlenecekse tüm gıdalar gdo diye etiketlenmeli" idi.

    neil degrasse tyson popülerliğinde bir adamın bunu demesi otomatik olarak şöyle bir etki yaratıyor: "laboratuar üretimi gdo zararsızdır". zira halk şu önkabule sahip: "organik gıda zararsız".

    neil arada denklik kuruyor, eşitlik kuruyor. burada halkın gdo onayını bilinçsizce yükseltiyor.

    bu denklik çıktı olarak doğru olsa bile, yöntemsel olarak değil. ama neil ilk açıklamasında bu ayrımı yapmıyor. bunu yapmasının sebebinde de sanırım "genetiğiyle oynamanın" kötü bir şey olmadığını anlatmak. ama başta bundan bahsetmediğinden "laboratuar üretimi gıda" ile "yapay seçilim üretimi gıda"yı aynı kalıba koyuyor.

    bu düşüncesizliğini sonraki yaptığı açıklamada şöyle düzeltmiş: "eğer gıdayı etiketleyeceksek hepsini gdo olarak etiketlemeliyiz, laboratuarda üretilenle çiftlikte üretileni ayrı ayrı etiketleyebiliriz ama gdo etiketi ikisinde de olmalı".

    bunu ilk açıklamasında demediğinden ortada ciddi bir "laboratuar üretimi gıdanın riskleriyle tarımın gıdayı getirdiği noktanın riskleri arasında fark yoktur" anlayışını destekleyen çıkıyor. bu savunucuları tarafından şu tarz argümanlarla desteklenebiliyor:

    - tarım gıdaları çok daha rastgele geliştirdi
    - laboratuardaki imkanlar daha fazla, en kötü tarım kadar olur

    bu argümanlar yapılırken şu gerçekler yok sayılıyor:

    - tarım 12,000 yıllık bir pratik
    - çok uzun bir süresi yaşamsal amaçla kullanılmış, ticari amaç güdülmemiş
    - günümüzde ise laboraturdaki gıda üretiminin tamamı ticari

    burada ticari vurgusu önemli. çünkü ticari kazancın kriteri "çok kaliteli" ürün değil. mesela "çok ucuz" ya da "çok bağımlılık yapan" ürünler de ticari olarak çok başarılı. bu yüzden tatlı, aburcubur sektörü çok canlı bir sektör. bağımlılık yapma gücünden dolayı.

    sağlık ise üretici için ticari bir kriter değil. niş bir pazar olan "sağlık ürünleri"nde anlamlı ama onda da reel bir sağlığa fayda gözetmesi gerekmiyor. sağlığa etki aynen vergi gibi üreticinin sadece zorunlu olduğundan uyduğu kriterler. doğrudan "anında zehirlenme" gibi ürünle eşleştirilebilecek durumlar haricinde üreticinin umursamasını gerektiren hiçbir durum yok.

    haliyle fda gibi kurumların denetlemediği hiçbir şeyi gıda üreticisi bir firmanın denetlemesi faydasına değil. burada ister istemez fda'in sağlık testleri konusunda kapsayıcı olmasını beklersiniz. lakin fda, sadece kendi imkanları ve bütçesiyle kısıtlı olduğundan süreç denetimi konusunda üreticiye yetişemeyen bir döngü içerisinde. laboratuar gibi yeni tarım ürünü oluşturmayı "anında" gerçekleştiren ortamlarda çok hızlı katastrofik sonuçlara dönüşebilir.

    haliyle neil'in bu beyanı tehlikeli bir beyan. gıda sektörünün salya akıtarak beklediği bir fırsat. neil sonradan bu beyanını düzeltmiş "yani gıdaları gdo/gdo değil diye değil, laboratuar gıdası, tarım gıdası diye etiketlemeliyiz" diye ekleme yapmış. belli ki neil'in derdi gıdaların sağlığı değil, genetik araştırmalarn özünde zararlı olmak zorunda olmadığı.

    ama zaten insanların karşı çıktığı kutsal dna diziliminin bozulması değil ki? karşı çıkılan hızlandırılmış yeni organik gıda sentezleme süreci. bunu gen modifikasyonuyla yapma da moleküler parçacık hızlandırmayla yap istersen durum değişmiyor. 12,000 yıl boyunca doğal seleksiyonla oluşturulmuş ve ölümlerle, kısırlıkla kalitesi belirlenmiş belki milyonlarca insan ölerek elde edilmiş sağlık seviyesinde bir gıda var.

    buna gelen karşı argüman da "zaten her hasatta ürünün genetiği biraz değişiyor, 12,000 yıl dediğin test süreci abartı". ama değişim orada çok minimal oluyor. 30,000 yılda kurttan fino'ya gelmişiz mesela. 10,000 yıl önceki buğday ile bugünkü arasında genetik farkları ölçebiliyorsun. yılda 2-3 genin değiştiği değişim süreciyle, laboratuarda binlerce geni aynı anda değiştirebildiğin süreç arasında yine uçurum var. en önemlisi laboratuarın karşısında tarımdaki gibi doğal bir kısıt yok. elbette 12,000 yıl önce de yanlış genden binlerce insan kısırlaşmış ya da ölmüş olabilir. ama bilime 12,000 yıl öncesinin pratiğini göz göre göre meşru kılmakta da büyük bir yanlış var.

    sen haksızsın neil.
  • (bkz: milyon doları olup entry girmek)

    (bkz: uçuyom ben yea)

    tanım: doğru bi şi.
  • .
  • sozlukte en sevilen 10 tanim formati siralamasinda sezon birincisi ile baslarsak: sapla samani birbirine karistiran birisinin soyleyebilecegi onermedir. (evet sozlukculer bu bir onermedir. hatta seftali de bir gidadir oyleyse sokrat olumludur.)

    secme ile icat etmeyi birbirine karistirmamak lazim. bu evrim tartismalarinda da cok yapilir. nasil dogal seleksiyon secim yapar, mutasyon icat ederse. sosyal seleksiyon da sadece secim yapar. su zamana kadar icadi doga yapardi secimi biz yapardik. artik isin icat kismina da el atmaya basladik. bu topyekun kotu bir sey degil. ısin icine ticaret girip oncelikler kar olmaya basladigi zaman kotulesiyor. yani icadin riskleri veya uzun vadede etkileri sorumluluk zamanla bulaniklasacak kurnazligiyla kar karsisinda kulak ardi edilebiliyor.

    bu icatlar laboratuvardan cikmasin anlamina gelmiyor. sadece risk ihtiva edenleri gozaltinda bulunsun demek oluyor. bu gozalti da devlet kontrolunde ve halkin gozlerinin onunde olursa etkili olabiliyor. kisacasi, devletin bu kadar adam sahit birine bir sey olursa o yedigin kari kustururum demesi gerekiyor.