şükela:  tümü | bugün
  • tutunler islak kitabina girizgah olarak konulmus turgut uyar dizesi.
  • bütün olmusuzluklara, kötülüklere rağmen hayatta sevebilecek şeyler, zevk almak için anlar bulabilmektir bütün imkanların kıyısında olmak.
  • belki de denize atlamamak, ölümü yanıltmak için geçerli bir sebeptir bu. tüm rastlantılar gibi bilinmez bir güzelliği beklemektir bu şiirin derdi günü. bir dizedir kafanda dönenip duran, maveraünnehir nereye dökülür gibi bir şey.
  • iyimser bir bakis acisiyla ana fikri, her seye ragmen olan her seydir..
  • “denize bakıyorum, başımız dönüyor her şeyden,
    imkandan ve kullanılmamış sınırsızlıktan”*
  • bazen şiirin ağlakçasına, yavşakçasına birşey olduğunu düşünüyorum. nerde hayatın katı gerçeği? otobüsteki ter kokusu, yarına yetişmeyecek ödevin hiçbir güzellik barındırmayan sıkıntısı, tavadan çıkmak bilmeyen yumurta lekesi, garsona "ben bir bira daha alayım" dediğim rasgele bir an... şiirin bunlarla işi olmaz. öyleyse yalan birşey. duyguları, imgeleri gereğinden fazla yüceltip kendinden, kelimelerinden sarhoş olma hali insanın. "imge" kelimesinin kendisi bile öyle. böyle düşünüyorum bazen.

    işte böyle düşündüğüm zamanlarda tüm bu düşüncelerimi elime verir bu dize. evet ya, elime verir, ne sanmıştınız? "bütün mümkünlerin kıyısında". güzelliğe bak! üç kelimeden ibaret üstelik. koskoca roman yazıp anlatamayabilirsin şurdaki fikri. bak deneyeyim mesela: her an her şeyi yapabilirsin, kadirsin, muktedirsin. yarın okula gitmeyebilirsin, bir daha hiç gitmeyebilirsin. bundan sonra her gün aynı meyhanenin aynı masasında içebilirsin. olabilir bu. yahut internetten fransızca öğrenirsin, sonra italyanca, sonra ispanyolca, sonra dünyanın bütün dillerini. ya da sevmediğin karından bir anda boşanıp bir şekilde kıt kanaat barselona'ya yerleşebilirsin. olur bi şekilde. yeteneğinin, aklının, gönlünün, az çok paranın elverdiği ne varsa, aslında yapabilirsin. ama orda o şekilde durmaya, tüm bu olanaklara, olasılıklara bakarak önündeki yolda yürümeye devam ediyorsun. edeceksin.

    anlamı vermeye çalıştım. oldu mu? olmadı... şu yazdıklarıma bakın allaşkınıza... beylik laflardan başka birşey değil. işte bu yüzden şiir iyi oldu mu, iyidir.
  • sabah sabah yazdığım eski bi şiirim

    bütün mümkünlerin kıyısına

    kafa pide
    kafa pilav
    kafanın dumanı tütenzi
    kafa ayarı
    çok önemli
    komodor sonrası
    hele de kekle
    hele de börekle
    he de dolmayla
    yapılıyorsa
    bi de fethiye'de
    ya da olimpos'da
    malzeme çok bulunuyorsa
    kafa yine pilav
    kafa yine sütlaç
    sahildeyim olimpos'da
    o kafayla
    bütün mümkünlerin kıyısında
  • (bkz: mümkünlü)
  • insanın içindeki (mümkün kılınmamalarına isyan eden) namümkünlerin birikip oluşturduğu ve her defasında güçlü güçlü inleyen volkanın kıyısında, o volkanın patlamasına aldırmadan bulunmaktır, dolaşmaktır; içindekileri de kendisini de tahliye etmeden.
  • butun mumkunlerin kiysinda, kayisi agaci vardir bir adet. malatyalilarin iddiasina gore de malatya kayisisiymi$ o. teyzem kayisilar bi yil meyve veriyor, bi yil vermiyor oyleymi$ adetleri dedi villa tipi evinin bahcesindeki kayisiyi gosterirken. butun mumkunlerin kiylarina cit cekmi$lerdi eni$temle. $ehrin orta yerindeki uc katli villanin -bu lafin ustunu cizdim koyu kirmizi bir haylaytirla lugatta, pis pis bakiyorum gorunce- bahcesinde ordek yeti$tiriyordu, merdivenin yanina koydugu plastik havuzun icinde. ne olacak bunlar dedim buyuyunce, yemeyeceksin umarim. gozume bakti ne var ki gibisine. yuh dedim daa neler? ellerinle buyuttugun ordegi nasil yersin? ben kusarken banyoda guluyordu o hala. butun mumkunlerin kiyisindan du$tum ben o sabah i$te...