şükela:  tümü | bugün
  • iyi ve kaliteli eğitim için para vermenin gerektiğini anlamayan toplumuza uymayacak olandır. dünyada en çok üniversite mezunu / nüfus oranına sahip ülke oluruz işte bu şekilde… ama ilerlemede yerimizde saymaya devam..
  • kalkınmamıza boost etkisi yapacak olandır.
  • kır ve kent nüfusu açısından bakıldığında tamamen olmayacak ama kentsel bazda çalışmaları hızla süren ancak pek de kimsenin farkında olmadığı durum. mevcut iktidar bu konuda oldukça planlı ve programlı ilerlemektedir. gel gelelim bunun için neler yapıldığı konusuna.

    1. okulların sınıflandırılması.
    2. kalite vurgusu.
    3. sınav sistemi değişiklikleri.
    4. öğretmen algısının yıpratılması.
    5. eğitim algısının yıpratılması.

    maddeler çoğaltılabilir ama önemli gördüğüm bu maddeleri tek tek açıklamak istiyorum. mevcut şartlar altında tüm okulları özelleştireceğiz deseler hem maddi olarak hem de kamu tepkisini alırlar. bu durumu da herhangi bir sebep sunmadan yapamazlar. feto'da dedikleri "dershaneler terör odakları" gibi "devlet okulları terör odağı" diyemezler. bunun için de okulların sınıflandırılması gerekiyor. nasıl sınıflandırma söz konusu derseniz. iki ayrı sınıflandırma. birincisi: din eğitimi veren okullar vermeyen okullar, ikincisi nitelikli okullar niteliksiz okullar. ilk kısmı gayet iyi yaptılar ve büyük bir dönüşümle bir çok okulu imamhatip okuluna çevirdiler. ikinci aşama nitelikli niteliksiz okul ayrımı. zaten bakanlığın yayınladığı nitelikli niteliksiz okullar listesine baktığınızda böyle bir tartışmanın da olduğunu görürsünüz.

    ikinci aşama kalite vurgusu. sadece sözlükte değil hemen hemen her yerde eğitim sistemindeki kalite konusu göze çarpmakta. peki bu kalite mevzusu nasıl buraya geldi. 15 yıldır yürütülen ancak yanlış uygulanan öğrenci merkezli yöntem, öğretmen yetkisi, disiplinsizlik gibi konular adım adım uygulanarak. bugün sokakta kime sorsanız devlet okullarında verilen eğitimin kalitesiz olduğundan dem vurur.

    3. aşama sınav sistemi değişiklikleri. bunu ilk maddede az çok açıklamıştık zaten. ne kadar çok değişiklik ne kadar çok belirrsizlik ne kadar çok alt üst etmek mevcut sistemin yeterince kötü görünmesi için.

    öğretmen algısının yıpratılması en başarılı oldukları konu herhalde. bunu açıklama gereği bile duymuyorum. görüyorsunuz. mikkemmel bir algı. (hiç bir şey olamıyorsan öğretmen ol)

    eğitim algısının yıpratılması konusuna bu dört maddenin hepsini katabiliriz ama ayrı bir parantez açmak gerekir buraya. kimse eğitimin ne olduğunu açıklayacak durumda değil. cumhuriyet kurulmasından sonra benimsenen milli eğitim temel ilkelerinden eser yok şimdi, ızdırap içinde yalnızım şimdi. (yazı uzadıkça bir buhran bir yılmışlık bastı kusura bakmayın)

    peki şimdi ne oluyor? apartman üniversitelerden sonra apartman okullar çıkmaya başladı. devlet özel okul açmak isteyenlere ek destek veriyor. yetmiyor çocuğunu özel okula göndermek isteyenlere destek veriyor. son aşamada ise adrese dayalı kayıt sistemi ile nitelikli okullar durumu ortaya çıktı. mevcut şartlar altında nitelikli okulların sınırlı kontenjanına yetişemeyen başarılı öğrenciler mahallelerindeki niteliksiz okula gitmek istemeyecek. devletin de verdiği bir kaç bin liralık destekle kendisini zorlayıp başarılı çocuğunu özel okula gönderecek. zamanla bu sayı artacak. bknz: özel hastaneler.

    öz olarak: bütün okullar özelleşmeyecektir. kent merkezlerinde bir çok özel okula açılarak özele kaydıralacaktır.

    beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.