şükela:  tümü | bugün
  • " bütün saadetler mümkündür..
    şu kapının açılması,
    içeri girivermen,
    bahar, kuşlar, gündüz.
    ve bütün dünya
    bir an içinde gürültüsüz.
    ....." *
  • şiirin tamamı:

    bütün saadetler mümkündür...
    şu kapının açılması,
    içeri girivermen,
    bahar, kuşlar, gündüz.
    ve bütün dünya
    bir an içinde gürültüsüz.

    bütün saadetler mümkündür...
    bahtsızların biraz gülümsemesi...
    körlerin gün görmesi,
    mümkündür bütün mucizeler...
    ana, baba, evlât, bütün kaybolanlar...
    ebedî bir sabahta buluşmamız bir daha.

    ölüler! hepimiz için yalvarın allaha...

    ziya osman saba
  • ''bütün mümkünlerin kıyısında'' okuyoruz bu şiiri umutla doluyor içimiz.

    ''şu kapının açılması,
    içeri girivermen,
    bahar, kuşlar, gündüz.
    ve bütün dünya
    bir an içinde gürültüsüz. ''
  • ....
  • 2017'de vizyona girecek bir selman kılıçaslan filmi. trt tv filmleri projesi kapsamında trt'de de gösterime girecektir.
  • sakaryalı senarist/yönetmen selman kılıçaslan'ın çok yakında seyirciyle buluşacak olan ilk uzun metrajlı filmi. kendisi liseden sınıf arkadaşımdır. ta o zamanlarda bile yazdığı şiirlerden, kompozisyonlardan belliydi yeteneği. bu proje, bu adamın teaser'ı aslında. yaptığı ve yapacağı işleri iyi takip edin. *
  • 36. istanbul film festivali kapsamında atlas sineması'nda gösterimi yapılan selman kılıçaslan'ın ilk uzun metraj filmi. gösterime selman kılıçaslan ve filmin yapımcısı zülfikar kürüm dahil başrol oyuncuları kemal uçar, arif erkin ve nilay erdönmez de katıldı. film sonrası kısa bir soru cevap faslı yapılarak filmin senaryosundan karakterlerine dek ufak ufak bir şeyler koparmış olduk.

    film henüz başlamadan birkaç sıra önümüze oturan nuri bilge ceylan'ı görmek de güzel oldu. salonda rahatsız etmek istemeyince film sonrası da yakalayamadım ne yazık ki.

    --- spoiler ---

    film ali ismindeki bir üniversite öğrencisinin gönül ilişkisiyle başlasa da sevdiği kızın peşine düşünce hikaye ali'nin yapacağı tercihlere odaklanıyor. tasavvuf ehli bir sahafı canlandıran ruhi sarı'yla olan diyalogları ise ali'nin yaşadığı ikilemler üzerinden hem zaaflarına hem de olgunlaşmasına işaret ediyor.

    filmde arif erkin'in canlandırdığı mevlüt amca karakteri en gerçekçi ve keyifli karakterdi. yalnız, dindar ve düşkün bir ihtiyarı canlandıran arif erkin'in film sonrası karakteri için söylediği huysuz sıfatını da ekleyelim. yaşına ve tüm tecrübesine karşılık her sözü büyük bir mütevazılık barındırıyordu.

    her ne kadar ilk filmin günahı olmaz dense de ali karakteri oldukça ideal bir tipti. duygusal anlamda fazla gerçekçi bulamadım. bunda bir etken de türk televizyonlarında sürekli abartılarak gözümüze sokulan benzer roller/profiller olabilir. ali bu manada tv dizilerindeki bazı karakterleri anımsattı bana.

    nilay erdönmez ve levent muratoğlu çok uzun görünmeseler de dikkat çektiler.

    bunlarla beraber müzikleri de çekimleri de güzeldi. beklenileceği üzere filme isim babalığı yapmış ziya osman saba'dan da alıntı yaptılar. son olarak; film 120 dakika olarak belirlense de 102 dakika olarak şekilde kısaltılmış. yönetmeni filmin ritm duygusunu arttırmak adına bunu gerçekleştirdiklerini, kesilen kısımların filmin akışına etki etmediğini söyledi. filmde ali'nin gülce'ye hediye ettiği kitabın kendisine ulaştığı sahne erken finaldi, o görüntü ile son yapabilirlerdi belki.
    --- spoiler ---

    bol ödüllü, yüksek bütçeli yahut büyük isimli sinema filmlerinden beklediklerinizi bulamayabilirsiniz fakat duygusal, samimi ve iyi niyetli bir film olmuş. emeği geçen herkese büyük teşekkürler tekrar.
  • 23. saraybosna film festivali'nde izleme şansı bulduğum selman kılıçaslan'ın ilk uzun metrajlı filmi.

    festivallerde yönetmenlerin ilk filmlerine hep tedirgin yaklaşırım. hele ki bu bir türk filmi ise. bom boş yürüyen adamlar, saçma sapan açılar, arthouse yapmak için kasıntı diyaloglar, senaryosuz içi boş filmler...

    ama bu film tedirginliğimi daha 10. dk'da almıştı. belki bunda filmin memleketim sakarya'da geçmesinin de etkisi vardır. sakarya aslında o kadar güzel bir şehir olmasa da yönetmen çok güzel göstermiş. aslında sakarya'ya haksızlık etmeyeyim, çok güzel köyleri vardır. yönetmen de en güzel köyerden birini bulmuş, adliye köyü.

    hikayeyi fazla anlatmaya gerek yok. çok başarılı bir ilk film. oyunculuklar şahane, bir kaç quote almalık diyalog da var, su gibi akıyor zaten.

    bir kaç eleştiri getirmek gerekirse; bazı karakterlerin hikayesinin devam etmesini beklemiştim kendi adıma ama olmadı. türk filmlerinin en büyük sıkıntılarından biri olan filmin sonu sendromu bu filmde de var. en azından beni tatmin etmedi diyebilirim.

    ez cümle; son dönem türk filmlerinin bir çoğundan başarılı bir yapım olmuş, izlenesi ve keyifli vakit geçirilesi bir film.
  • merakimi celbetmis film. yonetmenlerin ilk filmlerini izlemek ayri bir zevk veriyor bana, genelde eteklerindeki taslari dokme egiliminde oluyorlar. izledikten sonra yorumumu yazarim.