şükela:  tümü | bugün
  • şüphesiz yepyeni tabular inşa edilecektir. insanlar o güne kadar “yasak” olarak kabul etmedikleri realitelere şüpheyle bakmaya başlayacaktır. bu garip fenomeni açıklamak için sadizm‘in isim babası marquis de sade‘ın les 120 journees de sodome isimli eserini örnek verebiliriz:

    tüm etik doğrulardan ayrılıp tüm tabuları parçalamakla cinsel ve hatta varoluşsal doyuma ulaşan 4 kişi onlarca genç kız ve erkeğe tam 120 gün boyunca işkence etmektedir. gözlerden ırak bir şatoda, insanların yeryüzünde icat ettiği tüm yasakların çiğnenmesi amaçlanmaktadır adeta.
    söz gelimi normal cinsel ilişki tamamen yasaklanmıştır.
    cinsel işkenceler günden güne yerini fiziksel saldırılara ve dahi acımasız cinayetlere bırakmaya başlar.
    derken marquis de sade bastille zindanlarından tahliye edildiğinde kitabı duvarlardaki gizli bir bölmeye saklar ve kitapta tasarlanan 120 gün hiçbir zaman tamamlanamaz.
    lakin olası finali hakkında marquis, bir ipucu vermektedir:

    “kötülük ve iyilik arasındaki en önemli fark iyiliğin sınırları olmamasıdır”

    o halde bir insan ne kadar kötü olabilir?
    tabuları parçalamak mıdır bireyi kötü biri yapan?

    sade’ın bu cümleyle ve peşinen sorduğu sorularla anlatmak istediği şey şudur:

    iyilik ve kötülük sadece insanın zihninde var olan ve doğada etik anlamda hiçbir değeri olmayan kavramlardır. bundandır ki insan kötülük kavramı ile kendi koyduğu tabuları özdeşleştirmiştir. insanoğluna göre bu tabuları aşan birey kötüdür. ancak bu doğru bir kanı değildir. sade’a göre kitaptaki dört kişinin tabuları 120. günün sonunda tamamen değişecektir.

    söz gelimi artık normal cinsel ilişki bir tabu haline gelecek ve kötülük kavramayla özdeşleşmeye başlayacaktır. elbette ki 120. gün hiç anlatılmadı ve bu dizeler yalnızca şahsi çıkarımımdan ibaret lakin “bütün tabuların yıkılacağı gün” bir gün gelecekse şayet, o günün başka tabuların başlayacağı gün olacağı gerçeğini inkar etmek fazlasıyla ütopik olacaktır.

    “beni bedensel bir ıstıraba ilişkin dayanılmaz bir perhize mahkum ederek mükemmel bir iş yaptığınızı düşündünüz, ama yanıldınız, beynimi coşturdunuz; bana can vermek zorunda kalacağım hayaletler yarattırdınız” -marquis de sade