şükela:  tümü | bugün
  • yakın tarihteki en yaygın yamyamlık * olayları bu dönemde yaşanmıştır. insanlar yiyecek bir şey bulamadıklarından varsa kendi hayvanlarını, sonra sokaktaki havanları, ağaçları, bitkileri ve son çare olarak da insanları yemeye başlamıştır. ilk etapta mezarları kazmaya başlamışlar ve tamamen çürümemiş bedenleri hedef almışlardır. bir sonraki aşamada ise öncelikle savunmasız durumda olan çocuklar kurban olmuştur, ki bu çocuklar genelde komşu veya ailesi halihazırda ölmüş insanların çocuklarıdır. bazı kişilerin kendi ailelerinden kişilere de meylettiği bilinmektedir. dünyada cehennemi yaşamak olarak da değerlendirilebilecek bu olaylar silsilesi şüphesiz ki insanlık tarihindeki en büyük kara lekelerden biridir.
  • 1958-1961 yılları arasında yaşanmış bir insanlık dramıdır. medeniyet seviyesini hızlıca yükseltme çabası içinde olan çin komunist partisinin kırsal kesime endüstri tesisleri yığma ve çiftçi nüfusu zorla fabrika işçisi olarak çalıştırmak istemesi sonucu ortaya çıkmıştır. bir nevi çin varlık içinde yokluk çekmiştir, tabii ki bu kıtlıkta bazı doğal afetlerinde etkisi olmuştur. söylentiye göre tahıl ambarlarının önünde açlıktan ölen kimseler mao bizi kurtar! diye yalvarmışlardır ölürken.

    kaynak : wiki
  • resmi rakamlara göre 15 milyon, resmi olmayanlara göre 25 ile 43 milyon arasında ölüme yol açmış tarihin ve 20. yüzyılın en büyük vahşetlerinden biri. mao zedong'un, adolf hitler'den daha iyi birisi olmadığının kanıtlarından birisi.
  • çinlilerin eşşeğin zikini bile afiyetle yiyebilmesini sağlayan 15-16 nedenden biridir ki ötekiler de yine tarih içinde çin'de yaşanan diğer kıtlıklardır . mamafih gerek tarihsel yakınlığı gerek kayıpların büyüklüğüyle bu kıtlığın yeri ayrıdır. resmi rakamlarda ölü sayısı 20 milyon geçse de bazı tarihçilere göre bu sayı 45 milyon civarındadır. kimi uzmanlar işin içine kıtlıktan kaynaklanan doğum kayıplarını filan da katıyorlar ki durumun vehameti daha da artıyor. o zamanki ülke nüfusu ise 650 milyon. kabaca söylemek gerekirse nüfus yüzde 10 civarında eriyor.

    şimdi bu kıtlığın siyasi ve doğal olmak üzere iki nedeni var. doğal neden 58-62 yılları arasında yaşanan şiddetli kuraklık. siyasi nedenlere gelince epey fazla ama en önemlisi büyük sıçrayışın büyük sıçışla sonlanması. aslında bu büyük sıçışı ayrıyeten incelemek gerek. hülasa haşmetmeap mao zedong yoldaşım emperyalist-kapitalist dark side ülkelerini 15 sene içerisinde geçmek gibi toz pembe bir hulyaya kapılıyor. ee tabii elin oğlunun iki asır boyunca yırtınarak geldiği seviyeyi yakalamaya çalışırken ufak tefek kazalar da olabiliyor. zaten sosyalizmi kıçından anlayan bu tarz ülkeler için, bir diğeri için (bkz: stalin sscb'si), böyle 10 milyon 20 milyon insanın hayatı mühim değildir. çünkü onlar daha ulvi ve kutsi amaçlar için insanların telef edilmesinde bir beis görmezler. ha elbette sorsan insan hayatı her şeyden değerlidir kendileri için ama ah şu revizyonist troçkist kırması menşevik alaşımı yeni oportünist cephe yok mu...

    neyse konuya dönecek olursak bu büyük sıçrayış esnasında halk komün hayatına geçiriliyor. komünler de bölge bölge ayrılıyor. akabinde tarımla uğraşan bu komünler arasına rekabet pompalanıyor. mesela a komünü dönüm başına 200 kilo pirinç üreteceğini vadederken* b komünü 220 kilo üreteceğini vadediyor. tabii ki kantarın topuzu kaçıyor ve üretim şişirilmiş vaatlerin çok çok altında kalıyor. ikinci bir hata da ilerleyen zamanda ekolojinin ırzına geçen dört bela kampanyası oluyor.bu resmi kampanya sonucu ürünlere zarar verdiği gerekçesiyle ülkedeki serçe nüfusu hemen hemen yok ediliyor. bu resmi kampanyanın sonucu daha zararlı oluyor çünkü yok edilen serçelerden ötürü ülkede çekirge istilası başlıyor. bunların dışında bir de ulusal çelik üretim kampanyası denen garabet var. insanlar bu sefer köylü, çiftçi, işçi, doktor demeden çelik üretmeye koşuluyor. kapı kolları, kazmalar, düğmeler ve tencereler de dahil olmak üzere ne varsa meydanlarda kurulan fırınlarda eritilip çelik üretiliyor. lakin ve de haliyle üretilen çelikler çok kalitesiz ve maalesef hektarlarca ormanın üretim esnasında yakılması da cabası. çelik üretiminde kullanılan çiftçilerin tarlalarla ilgilenememesi sonucu ne ekim ne de dirim işleri gerçekleşiyor ve bir çok ürün tarlada çürüyor. sonuçta üretim dörtte bir oranında düşüyor.

    büyük sıçıştan sonra mao inzivaya çekilip komünler dağıtılıyor ve görece daha liberal bir ekonomik sistem benimseniyor ama kıtlık o kadar şiddetli ki bilimum hayvanat, börtü böcek ve dahi nebat, ağaç kabuğu ve çamur yeniyor ve kıtlıkların kaçınılmaz sonucu olarak yamyamlık da baş gösteriyor. demem o ki çinlilerin pislikte çığır açması gibi başlıklarda çinlilerin neden bu kadar pis olduğu incelenirken bunları da hesaba katmak gerek. sonuçta tarihi boyunca kıtlıklarla boğuşmuş bir medeniyetten bahsediyoruz. henüz yaklaşık yarım asır önce birbirini yemek zorunda kalan bir toplumun çocukları belki çok da rafine damak tatlarına sahip olamayabilir.

    meraklıları için konuyla alakadar güzel bir makale de burada
  • o zamanki serçelerin yüzde yüzüne yakınını yok ederek ekolojik dengeyide bozmuşlardır
  • çin komunist partisinin ve çin'in kurucusu, yandaşlarınca büyük bir devrimci önder olarak tanımlanan mao zedong'un hataları ve bürokratlarının onun gösterdiği hedefler doğrultusunda aritmetik olarak devam eden hataları sonucunda milyonlarca çinli açlıktan ölmüştür.

    bürokratlar üstlerine kendilerini beğendirmek için rakamlarla oynamış, manipüle etmişlerdir.

    neden bu giriyi yazdınız derseniz; mao zedong çin hükümdarı veya imparatoru falan değildir.

    ekleme: belki ben alınganlık gösteriyorum ama yazalım ne olur ne olmaz. bu veya herhangi bir yazdığımdan komunist olduğum sonucunu çıkarmak için ağır geri zekalı olmak gerekir.
  • çoğunluğu mao'nun cahilce ve akılsızca kararları sonucu gerçekleşen ve milyonlarca insanın ölümüne neden olan bir çok nedeni vardır.
    benim favorim serçe katliamı'dır.
    şöyle ki:
    1958'de mao kıtlık sebeplerinin araştırılmasını ister. salgın hastalıkların yayılmasına ve ekinlerin zarar görmesine neden olan 4 etken tespit edilir. sıçanlar, sinekler, sivrisinekler ve serçeler. mao bu dört zararlıya karşı savaş açar (bkz: four pests campaign). mao büyük atılım (bkz: great leap forward) ismi verdiği bu açılım dahilinde çin halkının tarladaki tohumları yiyen serçeleri gördüğü yerde sapanla silahla taşla öldürmesini emreder.

    serçe yuvaları dağıtılır, yumurtaları kırılır ve hatta bazı görgü tanıklarına göre insanlar ağaçlık alanların çevresinde nöbetleşe tencere tava çalarak kuşların dinlenmek için konmasına engel olur. kuşlar yorgunluk ve açlıktan yere ölü düşerler.
    serçelere karşı açılan bu katliam o kadar canileşir ki sivil örgütler, okullar belediyeler en çok ölü serçe getirenlere ödüller verir.

    yerel polis teşkilatı pekin polonya elçiliğinin bahçesindeki ağaçlara sığınan serçeleri kovalamak ve öldürmek için elçilikten izin alamayınca halk ellerinde davullarla elçilik binasını kuşatır. iki günlük aralıksız davul gürültüsü sonunda elçilik görevlileri ölü serçeleri küreklerle temizlemek zorunda kalır.

    ülke genelinde baş gösteren çekirge istilaları 1960'a kadar çin'deki kıtlık planlananın aksine gittikçe artmıştır. pirinç hasatı çok yüksek oranlarda düşmüştür. sonunda mao çinli bir ornitoloğun (kuş bilimcisi) açıklaması ile serçelerin sadece ekinleri değil aslında başka böcek ve çekirgeleri de yediğini bu yolla öğrenmiş ve serçe katliamından vazgeçmiştir. great leap forwardaçılımı 15 ila 45 milyon insanın açlıktan ölümüne yol açmıştır.
    çin rusya'dan milyonlarca serçe satın alarak ekosistemi tekrar dengelemeye çalışmıştır.

    bu hikaye bana nedense bilim insanlarının kanal projesinin deniz ekolojisini nasıl değiştireceği ile ilgili söylediklerini dinlemeyen bir dünya liderini hatırlattı
  • bundan 30 yıl önce çin tarihini özetleyin desek çin seddi, mao ve kıtlık olarak 3 kelime yeterdi. çin bilinen 2000 yıllık tarihinde neredeyse her sene kıtlık yaşamıştır.

    1876'da başlayan iki yıllık kıtlıkta 13 milyon, 1927 kıtlığında 6 milyon çinli ölmüştür. 1929, 1939 ve 1942'de önemli kıtlıklar vardı . 1958'de başlayan ve üç yıl süren büyük kıtlık , muhtemelen insanlık tarihinin en ölümcül kıtlığıydı ve 30 ila 45 milyon insan ölmüştür. rakamı şöyle kıyaslayabiliriz: nagasaki'ye atılan atom bombasından 450 kat fazla, 1. dünya savaşında ölenlerden fazla, 2. dünya savaşında tüm dünyada ölen (55 milyon) insana yakın insan açlık yüzünden ölmüştür.

    çin dünya nüfusunun %20'sini oluşturan nüfusunu tüm ekilebilir arazinin %10'u ile beslemek zorunda. açlık bir nevi kaderleri. "üç acı yıl" olarak kayıtlara geçen son kıtlığın sebebi mao'nun batıyı kısa sürede yakalamak için uyguladığı politikalardır. (kolektif tarım projesi) bu arada anormal kuraklık da eklenince ölümler kaçınılmaz olmuştur. çinlilerin damak tadının berbat olduğu doğrudur. bu yüzyıllar boyu süren açlıktan dolayı yenebilecek her şeyi yemelerinden kaynaklanmaktadır.

    çin 1970'lerden sonra uygulamaya başladığı modern tarım teknolojisi ve zenginleşme nedeniyle tarım ürünleri ithal edebildiğinden dolayı artık kıtlık yaşamamaktadır. 2000 yıllık mutfak kültürlerinin değişmesi herhalde yüzyıl daha alacaktır.

    edit: mao'nun masa başı hayalleriyle halka uygulamaya çalıştığı büyük atılım projesinden de biraz bahsetmek lazım. mao kısa sürede batıyı yakalamak için bir program uygulamaya koyuldu. her şeyde iki misli üretim yapılacaktı. önce açlıkla boğuşan halkın karnını doyurmak için bireysel tarımı yasaklayıp kolektif tarım sistemini uygulamaya başladı. çiftçiler komün olarak çalışacaktı. 4 zararlıyı yok et sloganı ile ülkedeki serçelerin soyu kurutuldu. bu olay tarıma düşündüklerinden daha fazla zarar verdi. kuşlar olmayınca haşeratlar tarladaki ürünleri mahvetti. komünler kendilerine verilen tahıl üretim kotalarını doldurmak için sahte rakamlar verdiler. kayıtlarda ülkede tahıl ürünü fazlası görünüyordu. tahıl fazlası olduğu için köylüler kanal ve çelik üretiminde çalıştırılmaya başlandı. tarım ikinci plana atıldı. 1960'da büyük bir kuraklık olunca zaten kıt kanaat yeten tahıl hiç üretilemedi. mao ise devlet depolarındaki tahıl ürünlerini yandaşlarına dağıttı. komünizme inanmayan bölgeleri cezalandırmak amacıyla zaten yetersiz olan tahıldan onlara vermedi ve 45 milyon insan açlıktan can çekişerek öldü.
  • evet var böyle bişey.

    günlerdir; yok çinliler leş yiyormuş, yok lağım yağı kullanıyormuş.. biraz okuyun birader, adamlar bu kıtlığı yaşadıktan sonra böyle oluyor...
    ahh ahh, nerde o eski ekşiciler..