şükela:  tümü | bugün
  • kahire'de,gize piramitleri bölgesinde yer alan bir sfenks heykelidir.
    dünyadaki en büyük tek-taş heykeli olup 73.5 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğinde ve 20 metre yüksekliğindedir. pençelerinin arasında bir tapınak olan ve yatan aslan biçiminde kafası ile bir firavun başı şeklinde olan bir heykeldir.
  • 73.5 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğinde ve 20 metre yüksekliğinde olan sfenks dünyanın en büyük taş heykelidir.

    adını antik yunan mitolojisinden alan sfenks'in, mısırca'daki orijinal anlamı "yaşayan heykel"dir.

    yunan mitolojisindeki sfenks ise, geçen yolculara birtakım bilmeceler sorarak bilmeyenleri yuttuğuna inanılan mitolojik canavardır.

    mısır ve yunan mitolojisindeki sfenksler farklı olsa da, birbirleriyle oldukça benzerlik gösterir. birinin başı erkek, diğeri ise kadından oluşur. ikisinin de vücudu aslandır.

    büyük gize sfenksi
    yunan mitolojisindeki sfenks

    sfenks ilk kez batı dünyası tarafından fark edildiğinde büyük bir bölümü çölün kumlarıyla kaplanmış durumdaydı. napolyon ve askerleri sfenksi ilk kez 18. yy'in başında gördüklerinde, anıtın sadece başı ve omuzları çöl kumlarının üstündeydi. uzun yıllar boyunca sfenks bu şekilde kaldı. 1816-1818 yılları arasında yapılan titiz kazı çalışmalarıyla bedeninin büyük bir bölümü kum altından çıkartıldı. ancak pençeleri ile pençelerinin önündeki mabetlerin kum altından çıkartılması farklı zamanlarda gerçekleştirilen sistematik çalışmalarla ortaya çıkarıldı.

    1987'de waseda üniversitesi'nden gelen bir ekibin lideri olan sakuji yoshimura khufu piramidi ve sfenks üzerinde elektromanyetik bir sondaj çalışması gerçekleştirdi.

    sonuçlar büyüleyici: sfenks'in güneyinde, sfenks'in kuzeyinde ve sphinx'in iki ayağının önünde tünel olduğuna işaret eden bir sürü yiv (oyuk) buldular.

    hakkındaki iddiaların aksine mısır halkı, büyük gize sfenksinin, piramitlerin önünde duran büyük bir kaya olduğunu ve piramitlerin kapanmasını/güneş almasını engellemesin diye yontulduğunu söyler. (hmmm, bu politik bir iddia gibi sanki. ne dersiniz, bir şey saklama çabasında olabilirler mi?)

    bir bakalım,

    yapılan araştırmalara göre, sfenks'teki aşınmanın rüzgar ya da kumdan çok su nedeniyle olduğu düşünülüyor. fakat, mısırın bu bölgesi 5000 yıl önce de çöldü ve o tarihten bu yana yağmur damlası bile düşmemişti! bugünkü kronolojik hesaplamalara göre mısır'da meydana gelen en son su baskını ise mö. 10.000'lerde gerçekleşmiş.

    eğer su tarafından tahrip edilmişse, erozyona sebebiyet veren tufan ya da tufan öncesi dönemlerde yapılmış olması gerekir. bu aynı zamanda atlantis'in de tarih sahnesinden silindiği döneme tekabül eder.

    yani sfenks, sanıldığından çok daha fazla şeyi biliyor ve bilinen en eski kalıntılardan bile yaşlı olabilir.

    sfenks'in yüzü ilk yapıldığında koyu bir renge boyandığı iddia ediliyor. kulağının arkasındaki bir bölgede, ilk boyandığı düşünülen hali aşınmadan duruyor. pençelerinin arasındaki küçük tapınakta ise, firavun'un güneş tanrısı şerefine konulan, üzeri yazılı düzinelerce sütun bulunuyor.

    rus asıllı boriska kipriyanovich isimli bir genç, geçmiş hayatında mars'ta yaşadığını iddia ediyor. kızıl gezegen halkının karbondioksit soluduğunu ve yerin altında yaşadığını söyleyen boriska, marslıların gezegenlerarası yolculuk yapabildiğini ve geçmiş hayatında dünyayı pilot olarak ziyaret ettiğini de ekliyor.

    söyledikleri arasında en tuhaf olan, "giza'daki büyük sfenks açıldığı zaman tüm insanlığın yaşamı değişecek. tam olarak yerini hatırlamıyorum; kulağın arkasında bir yerlerde açma mekanizması var." şeklindeki iddiası. (hiçbir şeye kapalı değilim, her şey olabilir, herrr şeyyy. fakat bunu, reklam ya da istihbarat kokan bir takım hareketler silsilesi olarak değerlendiriyorum. üstelik şunu da ekleyeyim. bana göre iddia sahibi yalancı değil. tıpkı kabeye hologramla yapılan melek figürlerinden etkilenen insanlar kadar etki altında)

    şunu dinleyin,

    dördüncü hanedan döneminden kalma bir levha sfenks'ten şöyle söz eder: "dünya var olalı beri en büyük sır burada gizlenmiştir. en büyük sır sfenks'in sırrıdır."

    bu gibi yazıtlar ortaya çıktıkça, daha ne gibi iddialar duyacağız tahmin bile edemiyorum.

    sfenks'le ilgili beni en çok etkileyen buluşlardan biri, ön ayakları arasına yerleştirilen rüya dikili taşının üzerine işlenmiş iki aslan figürü olmuştu. sağdaki sfenks'in açıkça kadın, soldakinin ise erkek özellikleri taşıdığı ise çok yakın bir tarihte farkedildi.

    yani muhtemelen, giza platosunda bir başka sfenks daha gömülü.

    yazının başındaki fotoğraflardan da göreceğiniz üzere, yunan mitolojisindeki sfenks ile mısır mitolojisindeki sfenks benzerlik gösterir. aslında bizim sfenksin kadın başlı versiyonu diyebiliriz. şimdi onun hikayesine bir göz atalım:

    efsaneye göre, sfenks dağlarda dolaşır ve karşısına çıkan insana bilmece sorarmış. eğer cevabı veremezse o insanı orada öldürürmüş.

    bilmecelerden biri: önce 4 sonra 2 sonra 3 bacaklı olan canlı nedir?
    cevap: insan. (çünkü önce emekleyen sonra yürüyen yaşlanınca da baston kullanan insandır.)

    bilmecelerden bir diğeri: aynı zamanda birbirlerinin annesi olan iki kız kardeş?
    cevap: ay ve güneş

    soruyu doğru cevaplayamayanların başına ne geldiğini yazdım. peki ya, doğru bilen olursa?

    efsaneye göre, bilmeceyi doğru bilen biri çıkarsa, kendisini dağlardan aşağıya atacaktı.

    belki de bu bizim aradığımız sfenks'in hikayesidir? belki de biri bilmeceyi doğru bilmiştir?

    biliyor musunuz, beni tutkuyla tanıştıran ilk şey mısır tarihidir.

    sfenksi gördüm. gerçekten de büyüleyici. mısır'a hayranım. her yıl gidebilirim. bütün tatillerimi orda geçirebilirim. ona karşı olan ilgim hiç azalmadı, hatta giderek arttı. o bilinmezliği seviyorum.

    işte tutku böyle bir şey.

    "ezoterik dünya tarihi" tufan'dan sonraki bizim devremizin başlangıcı olarak m.ö. 10.950 tarihini gösteriyor. atlantis'in tarih sahnesinden silindiği bu tarih, "astrolojik çağlar"da "aslan burcu'na denk gelmektedir. işte sfenks'in aslan vücudu, aynı zamanda bu anıyı da günümüze taşımakta. yani hem atlantis'in batışını hem de bizim devremizin başlangıcını bu şekilde üstü kapalı dile getiriyor.

    peki ama vücudu aslan olan bu mimari yapının başı neden aslan değil de bir insan başı şeklindedir?

    sfenks'n başının insan, vücudunun ise aslan olması öncelikle bir dönüşümün sembolüdür. vücudu farklı, başı farklı canlılar mitolojik bir anlatım üslubu olarak çeşitli ulusların efsanelerinde yer almıştır. deniz kızı da bunlardan biridir. dönüşümden kasıt burada insanla aslan arasındadır. bu dönüşümü ezoterizm, "insanlaşan aslanlar" olarak tanımlar. yani bilgelikten uzaklaşan bizim devrimizin insanlarıdır anlatılmak istenilen. sfenks bu haliyle bizim devremizin hemen başında henüz bu dönüşümün ilk başlangıcını ifade eder gibi. yani henüz sırların tamamen unutulmadığı dönemi.

    ancak, sembolün içindeki gizli mesaj bununla kısıtlı olmayabilir. başının insan fakat vücudunun aslan olması iki ayrı anlama sahiptir. bu özelliğiyle geleceğe ait bir kehaneti de gündeme getirmektedir. sfenks binlerce yıl öncesinin hem bir anısını, hem de binlerce yıl öncesinin bir kehanetini günümüze kadar sessiz bir şekilde taşımıştır. "insanlığın fiziksel ve ruhsal açıdan aşamalı olarak aşağıya iniş sürecinin belli bir noktada dip yaptıktan sonra yeniden bir tırmanışa geçeceğini ve bunun da kova çağı'nda meydana geleceğini söylediği, ezoterik kayıtlarla da birebir birebir örtüşüyor. astroloji tablosuna bakarsanız, aslan çağı'nın tam karşıtı olan çağın kova olduğunu hemen farkedersiniz. eski gelenekler bu geçişin tam tarihi olarak 2012 yılını veriyor.

    bu tarihle ilgili öyle kehanetler var ki, bu konu kesinlikle ayrı bir entry'i hak ediyor. bunlardan biri, atlantis'e ait çok önemli belgelerin, gün ışığına çıkacak olması.

    peki bu tarihte bir takım belgeler gün ışığına çıkmış olabilir mi? sfenks'in sırrı çözülmüş olabilir mi?
  • gittim gördüm insanlar için tek anlamı selfi çekilip sosyal medyada paylaşmak, bende aynısını yaptım önünde fotoğraf çekildim , tek fark sosyal medyada paylaşmadım