şükela:  tümü | bugün
  • mustafa kemal atatürk'ün ablası makbule atadan'ın yaptığı söyleşilerden derlenmiş kitap.
    "mustafa kemal atatürk’ün kız kardeşi makbule atadan’ın, ölümünden 5 yıl önce, 1951-52 arasında yeni istanbul gazetesi’ne verdiği 141 mülakat, yeniden kitap haline getirildi. ‘büyük kardeşim atatürk’, 1800’lerin ikinci yarısının başında, anne zübeyde hanım’ın genç kızlık döneminde başlıyor ve 1899’da, mustafa kemal’in istanbul’daki harp okulu’na gitmek üzere selanik’i terk edişiyle son buluyor."

    http://www.hurriyet.com.tr/…fanin-hikayesi-40249654

    http://www.dr.com.tr/…/ataturk/urunno=0000000713984
  • öncelikle belirtmeliyim ki çok güzel bir kitap.
    kitapta o günün koşullarına ve makbule hanımın anılarında sunduğu kesitlere baktığımızda devrimlerin her birinin altını dolduracak hem toplumsal hem kişisel çok fazla öğeye rastlanmakta.
    özellikle çocukluk ve ilk gençlik dönemine dair atatürk'ün çok fazla şahsi hatırasını öğrenmek çok hoşuma gitti benim.
  • atatürk’ün kız kardeşi makbule atadan’la 1951-1953 yılları arasında yapılan ve yeni istanbul gazetesinde yayımlanan söyleşinin kitap hali.

    *

    atatürk'ün kız kardeşi makbule hanım, onunla geçirdiği çocukluk döneminin anılarını anlatıyor.

    *

    ondan önceyse anneleri zübeyde hanım'ın anlattıklarından bahsediyor. o dönem kadının hayatının ne kadar zor olduğu dikkat çekiyor. kızlar 13-14 yaşında, seçme haklarının olmadığı bir şekilde evlendiriliyor, kocaları onları herhangi bir sebepten kolaylıkla boşayabiliyor ve o kadın çocuklarıyla bir başına kalıyor.

    *

    makbule hanım sık sık kadının hayatının bu zorluklarına vurgu yapmış.

    *

    çocuk atatürk'ün okuduğu okullar, olaylar karşısındaki olgun tavrı, meşhur "benim adım mustafa, senin adın da mustafa, bundan sonra senin adın kemal olsun" hikayesi... vb.

    *

    ben bilmiyordum, mustafa kemal'den önce zübeyde hanım ve ali rıza bey'in fatma, ahmet ve ömer adında üç çocukları olmuş. ama küçük yaşta ölmüşler.

    bir de makbule hanım'dan sonra naciye adında bir kardeşleri daha olmuş ama kitapta makbule hanım naciye'den neredeyse hiç bahsetmiyor.