şükela:  tümü | bugün
  • enteresan bir seçmen türü
    (bkz: erdoğan'ı sevmeyip erdoğan vari adamları sevmek)

    kendisine göre türkiye hariç her ülkedeki halk hareketleri dış mihrakların oyunudur.

    mesela rusya'da bir grup insan internet sansürünü protesto eder. bu elemanlara göre protestolar kesin amerikan oyunudur. kendisi internet sansürüne karşı çıktığı zaman "erdoğan'a operasyon çekiliyor" diyen akplilere söver

    ya da sadat'ın palazlandırılmasından haklı olarak şikayet eder ama venezuela'da nicolas maduro 500 bin kişilik milis gücü kurulması emrini verdiğinde "ne güzel maduro devrime sahip çıkıyor" der
  • büyük resim emperyalizmdir.

    sol, bu söylemleri 40 yıldır kullanır. kullanımı sakattır. sakatlık emperyalizm algısından kaynaklanır. emperyalizm adı altında batı ve onun değerlerine karşı çıkar. bu sayede içeride milliyetçiliği besler. milliyetçilik ise her şeyi dış mihrak oyunu olarak görmek, emperyalist olmak istemek ama olamamak gayretkeşliğidir. islamcı doktrinin mantığı da onlardan pek farklı işlemez. vurmadığım bir kürtçüler kaldı sanırım. ama o gariplere vuran vurmuş zaten.
  • atv ve trt gibi medya organlarını propoganda kanalı olarak görür ve hiçbir sözüne itimat etmez ama venezuela'yla ilgili bilgilerini telesur'dan, küba'yla ilgili bilgilerini küba'nın devlet kanallarından alır ve bunları tek an için olsa sorgulamaz, üstüne üstlük küba veya venezuela'yı eleştirenlere buradan yapılan çevirilerle yanıt verirler. lol.
  • kendilerine, gençler bırakın venezüela'yı tavuk döner yiyin, diye tavsiyede bulunduğum seçmenlerdir.
  • "kızılırmak’ta bulunan güney amerika balığı pacu'nun genel kanının aksine testis yemediğini bilir"link

    cemaat kıçı yalayanların ve badelenmek sevdasındakilerin eleştirdiği emeği ile geçinen insandır.
  • “kuzey kore emperyalizme direnen onurlu bir ülkedir, bu yüzden kendi halkını toplama kampı koşullarında yaşatması meşrudur”

    büyük resmi görmekle kalmaz, dünyada kartların yeniden dağıtıldığının farkındadır.
  • bunlara göre sscb'yi robert conquest, richard pipes, sheila fitzpatrick, stephen wheatcroft gibi alanında saygın tarihçilerden değil grover furr gibi üçüncü sınıf stalinist apolojistlerden öğrenmeliyiz. eğer bir kaynak sosyalist ülkeleri kötü gösteriyorsa (bu kendi devlet arşivleri olsa bile) uydurmadır, burjuva komplosudur. fakat sovyetleri, küba'yı, venezuela'yı öven devlet medyası veya 16 yaşındaki birinin blogu olsa bile sahihtir ve olduğu gibi kabul edilmelidir.

    bu kişiye göre eğer modern iktisat marksizmi yanlışlıyorsa yanlış olan marksizm değil, modern iktisattır. emek-değer teorisinin bir buçuk asır önce terk edilen bir teori olması önemli değildir. zaten iktisat burjuvanın oyuncağıdır, ne gerek var ona? bizim mis gibi das kapitalimiz var ya, yeter. ha das kapital de kuran gibi bir şeydi har, kimse açıp okumaz ama sürekli "kapital'i oku anlarsın" denir. okuyup karşı çıkana da "sen okuduğunu anlamamışsın bizim bi' hoca var seni ona götürelim" deyip önüne althusser'i, david harvey'i filan iter.

    komünist rejimlere karşı çıkan herkes patron yalakası, komprodor uşağı, emperyalizm sevicisi, işçi düşmanıdır. bu yüzden komünist rejimlerde muhaliflere yapılan her muamele müstahaktır. gerçi önce kabul etmez bunları, "yok yav böyle davranılmıyordu muhaliflere/köylülere/işçilere" der, eğer önüne kaynak konursa bu sefer "bunlar zaten sermayeci, karşı-devrimci, sabotajcı" der ve her türlü zulüm ve baskıyı haklı çıkarır. holodomorun yaşanmadığını iddia ederek soykırım inkarcısı nazilerle aynı sahaya girdiğinin farkına bile varmaz. ha bazıları holodomor oldu ama hak ettiler der. hangi düşünce daha iğrenç karar veremezsiniz. elinde üç gram fazla buğdayı var diye idam edilen çiftçileri burjuva-kapitalist ilan eder. burjuvaların öldürülmesinde ise yanlış hiçbir şey görmez. yoksa bu kadar katliam apolojisini nasıl açıklayacağız?

    sscb'ye getirilen her eleştiriyi "ama sscb faşizmi yendi!!! sscb olmasa naziler herkesi soykırmıştı!!" diyerek savuşturur. molotov-ribbentrop paktı stalin'in oynadığı 6 boyutlu uzay satrancı hamlesidir. 1940-41'de bile sovyetlerin almanya'yla olan hayvani ekonomik ilişkilerini olduğunu bilmez. sscb'nin doğu avrupa planları da emperyalist değildir hiçbir şekilde. nerden çıkarıyorsunuz böyle şeyleri?

    sosyalizme getirilen esaslı eleştirileri bilmez. ne ekonomik hesaplama probleminden ne de bilgi probleminden haberdardır. robert nozick'in ismini duymamıştır. insan doğası argümanına da dalga geçerek yanıt verir sanki marksist sosyolojinin doğruluğu dünya'nın yuvarlaklığı gibi reddedilemez ve apaçık bir gerçekmiş gibi. modern bilişsel ve evrimsel psikoloji çalışmalarından alabildiğine uzaktır, yaklaşmak da istemez. kafasında bir oyun hamuru insan vardır, gerekli şekilde vurarak istediğiniz biçimde şekillendirebilirsiniz.

    amaç iyiyse o yolda yapılan her şey mubahtır. sosyalist rejimlerin sosyalizm uğruna (en düşük hesaplamayla) 60 milyon kişiyi öldürmesi mühim değildir. sonuçta niyetleri iyiydi canım. o kadar da kızmayalım di mi? ha zaten o 60 milyon sayısı da hep batı kaynaklarından gelmedir. yoksa tarihteki hiçbir sosyalist rejim tek bir tane masumun tırnağına bile dokunmamıştır. ne münasebet? hepsi iftira. hepsi.

    sürekli uzay yarışından ve sscb'nin nasıl kazandığından dem vurur. aklına "acaba milyonlarca insan açlıktan kıvranıyorken sırf sidik yarışından dolayı uzaya gitmek için bu kadar kaynak harcamak gerçekten başarı sayılır mı?" sorusu gelmez. bir tarafta gulaglarda, toplama kamplarında ölesiye çalıştırılan mahkumlar, bir tarafta raflarda yiyecek bulamayan vatandaşlar varken en mühim şey uzaya köpek göndermiş olmaktır. ne büyük başarı, değil mi?

    türkiye'de olsa erdoğan'ın ne diktatörlüğünü ne faşistliğini bırakacakları sansür ve baskı politikalarını durumlardan dolayı mazur görür. bir şeyi kınamak için tek kıstası hükümetin sosyalizm uğruna çalışıyor olup olmadığıdır. insanların bireysel ve sosyal hak ve özgürlükleri rejimin niyetinden sonra gelir.

    sonuç olarak zihniyeti türkiye'deki reisçilerin aynadaki yansımasıdır. ne eksik ne fazla.
  • tabii ki de sovyetleri öveceğiz. çocuk işçiliği yasaklayan, ırkçılığa karşı duran, sanatı halka açan, sağlık ve eğitimi herkese sağlayabilen sovyetleri öveceğiz tabii ki.

    demokrasiyi bitirmesini, baskıcılığını, bürokrasisini de eleştireceğiz. kusura bakmayın arkadaşlar sizin kadar toptancı yaklaşamıyoruz. göt içi kadar adadaki küba'nın neden dünya devleti olamamasının sebebinin sosyalizm olduğuna inanıyorsanız umut hala var bence, tıp çok ilerledi beyin naklini görecek kadar yaşayabilirsiniz.

    tabii sosyalizme getirilen hesaplama problemi veya bilgi problemi gibi 20. yüzyıla ait, geçerliliğini yitirmiş eleştirileri yinelemeye devam edin siz. sovyetlerin her hatasını da sosyalizmin doğal bir sonucu olarak görmeye de devam edin. eğlenceli oluyor sanırım böyle. yalnız hakikaten insan doğası ne ya asdfasdfasdf, üniversite 1. sınıfta bitmedi mi olm o geyik asdfasdf
  • bazı dar kalıpların dışına çıkamadığı sık sık görülse de şimdiye kadar genel olarak doğru tespitler yapmıştır. en azından kıblesi oynak değildir.

    sırf bu yüzden bile takdir ederim bu figürü.