şükela:  tümü | bugün
  • itiraf ediyorum, burda kenarda duran kucuk moazik parcalarindan birini calmi$tim ben. ama cok minicikti , hirsizlik sayilmaz.
    av sahneleri, mozaiklerin icinde ki yuzler muzeyi bulmakta biraz zorlansaniz da hic hatiranizdan cikmayacak, mutlaka gidin, ama benim gibi hirhizlik yapmayiniz.
  • sultanahmette bulunan ve bizans hukumdarlarinin yasadigi bilinen buyuk saraya ait mozaiklerin sergilendigi kucuk bir muzedir. buyuk sarayin salon zeminini susleyen mozaikler simdi de bu muzenin zemininde sergilenmektedir, cok iyi durumda olan mozaikler vardir muhakkak gidilip gorulmelidir.
  • türkiye'deki bir yolun altından geçen tek müzedir...
  • ayasofya'ya yaklaşık beş dakikalık uzaklıkta olmasına, tarihinin neredesen baksan en az 1500 yıllık olmasına rağmen, bir çok insan tarafından bilinmeyen, özellikle bizans zamanındaki mozaiklerin o günkü yaşamı, sanat fikrini göstermesi açısından mutlaka görülmesi gereken ama görevlilerden öğrendiğime göre günde ortalama elli kişinin ziyaret ettiği müze.
    müzenin bilinmemesinin ana nedenlerinden biri de maalesef yine devletin köhne yapılaşmış hali. halbuki çok rahat ayasofya civarında yapılacak reklamlarla çok rahat buraya ziyaretçi çekilebilir, insanlara tanıtılabilir.

    resmi kaynaklar müze hakkında bize şu bilgileri veriyor:
    büyük saray mozaikleri müzesi, sultanahmet camii`nin güneyinde, caminin külliyesi olan arasta içerisinde yer almaktadır. müze, bizans imparatorluğu büyük sarayı`nın revaklı avlusunun kuzeydoğu bölümünde kısmen sağlam kalmış mozaik döşemeyi içine alacak şekilde yapılmıştır.
    m.s. 450-550 yılları arasına tarihlenen büyük saray mozaikleri eşsiz bir ustalıkla işlenmiştir. fonu teşkil eden beyaz zemin balık pulu tarzında işlenmiştir. mozaiklerde dini konulara rastlanmaz. konular günlük hayattan ve doğadan alınmıştır. bunlar arasında kertenkele yiyen grifon, fil ve aslan mücadelesi, bir kısrağın tayını emzirmesi, kaz güden çocuklar, keçi sağan adam, eşeğine yem veren çocuk, testi taşıyan genç kız, elma yiyen ayılar ve avcı kaplan mücadelesini betimleyen sahneler yer almaktadır.
    büyük saray mozaikleri müzesi, 1953 yılında istanbul arkeoloji müzeleri`ne bağlı olarak açılmış, 1979 yılında ayasofya müzesi`ne bağlanmıştır.
    1982 yılında kültür bakanlığı anıtlar ve müzeler genel müdürlüğü ile avusturya bilimler akademisi arasında yapılan bir protokol çerçevesinde hazırlanan proje uyarınca, mozaiklerin restorasyonu ve konservasyonu çalışmalarına başlanmış, bu çalışmalar 1997 tarihinde tamamlanmıştır.
  • mozaklerin bulunduğu zemine zarar gelmemesi için çelik konstruksiyon üstüne asma katlar ve örtü tavan şeklinde inşa edilmiştir.
    söz konusu mozaikler zamanının sosyal hayatını gözler önüne serer tüm renkleriyle; göz kamaştırıcıdır.
  • sultanahmet camii'nin arastasının (cami külliyesine gelir getirmek üzere yapılmış dükkanlar) altındadır, cami ile önündeki meydandaki havuz arasından aşağıya doğru inildiğinde hemen sağda kalır. büyük konstantin'in büyük sarayı, nam-ı diğer palatium magnumun taban mozaiklerinin bulunabilmiş bir bölümünü gösterir. mozaikler oldukça göz alıcı ve ilginçtir, özel bir yöntemle taşların ilk yapıldığı zamanki renkleri yeniden ortaya çıkarılmış olduğundan, sarayın zamanında ne kadar etkileyici ve zevkli döşendiğini hayal edebilirsiniz.

    burayı gezdiğimde ilginç bulduğum detay ise, mozaiklerin hıristiyanlıkın roma'nın devlet dini olarak benimsenmesinden yüzyıllar sonrasına tarihlenmesine rağmen, bizans kiliselerinden görmeye alışık olduğumuz bebek isa, kanlar içinde isa, acı çeken isa, koyun güden isa, şeytanın kandırmaya çalıştığı isa şeklindeki, benim acaip derecede içimi sıkan figürlerden hiç bulunmaması, hatta hıristiyanlık namına hiç bir tasvirin bulunmaması oldu. genelde tasvirler hep doğa-insan ilişkisi üzerine, kaplanlar, maymunlar, yılanlar, bebekler, kadınlar vs. bulunmakta ve hepsi olabildiğince eğlenceli tasvir edilmişler. bizans'ın (ve muhtemelen tüm hıristiyan aleminin) isa ile kafayı bozmasından önce, insanın doğa ile daha barışık olduğu zamanlarda yapılmış olduğunu düşündüm ve gezerken çok da eğlendim, tavsiye ederim bu sultanahmet'in göbeğinde olmasına rağmen nasılsa kenarda köşede kalmış gariban müzeyi.

    (bkz: büyük saray)
  • istanbul sultanahmet meydanı arasta pazar'da yer alan müzedir. bizans döneminden kalmış mozaik döşemelerin üzerine inşa edilmiştir. mozaik parçalarında insan ve hayvan figürleri tasvir edilmiştir. tasvir edilen konular arasında oyun oynayan çocuklar, fil ve aslan mücadelesi, keçi sağan adam, kaz güden çocuk ve günlük işlerini yapan köylüler gibi doğa ve insan figürleri bulunmaktadır.
  • sultanahmet'te, arasta çarşısı'nın içinde yer alan müze. o bölgeyi az çok bildiğimden, sanat tarihi okuyan kardeşim onu oralara götürmemi ve gezdirmemi istedi. iyi dedim gittik, normalde müzeye falan çok da gitmişliğim yoktu. kız girer bakar ben de kapıda sigara içerim diye düşünürken, kendimi bir anda müzekart çıkarırken buldum. 1 dakika içinde kart çıktı.

    olayın önemli kısmı ise şu: içeride adeta bir hazine yatıyor. minicik taşlardan devasa resimler çıkarmış bu bizanslılar. olacak iş değil. acayip eserler vardı içeride. aydınlanmış olarak çıktım. mozaiklerin bulunuşu ve nasıl restore edildiği falan da anlatılmış durumda duvardaki panolarda. cumartesi günü gittik, hiç kimse yoktu. mozaiklere dokunmak yasak ama arada birkaç tanesine elledim. 1000 küsür yıllık bir nesneye dokunmak, o düşüncenin bilincinde olmak başımı döndürdü, bir boşluğa düşer gibi oldum. diyeceğim odur ki, gidip görülmesi lazımdır.