şükela:  tümü | bugün
  • çocuklukta ya da ağırlığı ve etkileri büyük bir olayın tesiriyle herhangi bir yaşta takılı kalarak bir adım bile ileri gidememek...
  • biyolojik saati çalisirken ruh halinin tek haneli rakamlarda takilmasi durumu. ya da kimbilir çift haneli yaslarda masallara inaniyor olmaktir buyuyememek.
  • "biz buyuduk ve kirlendi dunya" diyen abilerin etkisinde kalip inat etmenin dogal sonucu..
  • her insanin, içinde var olan çocukluk duygusuna ara sira kapildigi zamanlarda içine düstügü hal. ruh halinin geriye dönüs durumu.
  • kazik kadar olup hala 23 nisanda annem babam niye bayramimi kutlamadi diye bozulmak hatta kusmek.
  • masallari birakamamakla baslar, daha sonra kirilma noktasinin izleri keskinligini kaybeder. yasamin sorumlulugunu, hayatin gerceklerini; baskasinin yazdigi bir oykuymus gibi okuyan insanlarin yasadigi durumdur.
  • ucundan tuttugun çocuklugunun hala günlük hayatta azda olsa etkin olabilmesidir. bunda anlam elbette bir hobi yada sadece zevk için oyuncak ile oynama, uçurtma ucurma gibi çocukluktan kalma sembolik görüntülerin hayatinizin bir parçasi olmaya devam etmesi degil, geçmisten kalan bir duyguyla bazi özel durumlarda 'bana ne yaa ben bunu istiyorum deme veya komik hareketler yapip insanlarin dikkatini çekme' gibi simarikliklar seklinde ortaya çikabilecegi gibi bazende sadece basit bir güven ihtiyacindan kaynaklanan sevdiginizin dizine hatta belkide esek kadar adam (kiz) olsanizda annenizin dizine basinizi yaslayabilmektir.
  • buyuyememek super birseydir.
    telefon faturasindan küçük koniler yapip tüftürükle atabilmektir mesela, vileda sapiyla eskrim oynamak, bardak altligi alip bunlari frizbi olarak degerlendirmek, apartmandaki komsuluk iliskilerine - 4 numarada harika bi kadin oturuyo, habire asure getiriyo- seklinde yaklasmak, kanape alacagin zaman rengi ve seklinden önce,- ayaklarimi uzatinca sigiyor muyum, kolçagi kafami koyabilecegim yükseklikte mi?- diye bakmak.
    hala elinle üzerine fis fis yapip düzelttigin t-shirtleri giyebilmek, birilerinin seni hala -bagciklarin çözülmüs- diye uyariyor olmasi, ayakkabilarini çikardiginda, takim elbise altina giydigin çoraplarinin olanca ördek figürü ya da rengarenk çizikleriyle ortaya çikmasi, cumalari isten -heyyyooo- diye firlamak, gözlük çerçevenin sürekli yamulmasi, hala duygusal kalmak, selpakçi çocuklarin mafya, dilencilerin tilyoner olduguna inanamamak, eve limonata makinesi almak ya da 1 kilo çikolatayi eritip içmek gibi hayallere sahip olmak, tuvalette çizgi roman bulundurmak vesaire vesaire.

    en cok da büyüyemeyen anne babalari severim ben. hani cocuklari sokak ortasinda agladiklarinda yanina çöküp bagira çagira aglamaya baslayan, aralik ayinda çocugu ile birlikte dükkan dükkan dondurma arayan, evdeki kostüm seçimini serbest birakan, bazen elinden tuttugu kizcocugunun dudaklarinda tasmis ruj izi ve boynunda kocaman kolyeler oldugunu gördügümüz anneleri, ogluyla birlikte burnuna kolunu silen babalari, anneanne, babaanne yazliklarinda kumlu ayakla içeri girilmesine izin verilmedigi için çocuklariyla birlikte musluk sirasi bekleyen ebeveynleri severim.
    çizgi film vcd' si seçemeyip, hem ayiciklari, hem daltonlari hem de asteriksi almak isteyip, hepsini alabilmek için aksama köfte yerine makarnayi menuye alan aileleri.
    yataginda ziplanmasina kizmayan, kanape minderlerinden çadir yapmaya yardim eden, duvardaki pastel boya resimlerini birkaç hafta silmeden koruyanlari.

    yani kisacasi; - ne cocugu, siz daha kendiniz cocuksunuz- uyarilarini takmayip, buyuyemeyen cocuklar yetistiren buyuyemeyen anne babalari seviyorum.

    hayatta hiçbirsey bayramlik pabuçlarla su birikintilerine dalmak kadar zevkli, jelibon kadar lezzetli, televizyon karsisinda "kalk yatagina yat" i duyma korkusu olmadan sizmak kadar keyifli, yokus asagi kosmak kadar heyecan verici degil. büyüyenlerin ajandalari var, bizim cüzdana tikilmis minik not kagitlarimiz, cekmecelerimizde sarmas dolas fotograflarimiz, yarim çikolata paketlerimiz var.
    belki pabuçlarimiza bakinca ayna gibi kendimizi göremiyoruz ama,
    çabuk pabuç eskitebilmenin hakli gururuyla yürürüyoruz hala...

    aha aha aha kaçti top, atan alir abicim!