şükela:  tümü | bugün
  • suyu bardağa koyup içmekten üşenildiğinden yapılmaz. etkenlerden birisi üşengeçlik olabilir ama kesinlikle sadece üşengeçlikle açıklanamaz.
    öncelikle buzdolabına gidilir ve kapağı açılır. etrafta biri var mı diye süzülür. eğer yakında birileri varsa su şişesine kesinlikle el sürülmez, alıştırmalık birşey bakılıyormuş gibi yapılır. etrafın 'temiz' olduğundan emin olunca zevkle su şişesi alınır ve kafaya dikilir.
    bu eylem gerçekleştirirken suçüstü yakaladıysanız ev ahalisi tarafından azar yerseniz. yalnız işin garip tarafı ben birisini aynı şeyi yaparken yakalarsam ben de kızıyorum bardağa koyup içsene diye. hayır aynı şişeden içiyoruz diye tiksinecek birisi de değilim. neden bu döngünün içine girdik anlamıyorum.
  • bu eylemi gerçekleştirdiğinizde maaşınız iyiyse veya notlarınız yüksekse azar yemezsiniz.
  • bunun bir üstü eve ayakkabı ile girmek ve dolaptaki şişeyi kafaya dikmek -gizlice-
  • yalnız yaşıyor olmama rağmen bazen nedensiz yere yaptığımdır. sanırım artık içgüdü haline geldi. hani geceleri uykuya dalma öncesi hafif bir irkilme yaşar, düşme hissiyatı yaşarız..bu aslında evrilme sürecimizin bir parçasıdır, avcı toplayıcılık dönemlerimizde yırtıcılardan korunmak için ağaç tepelerinde uyurmuşuz ve bu ağaç tepelerinden düşmemek için bir tepki olarak bu uyku öncesi ‘irkilme’ hissi evrimsel sürecimiin bize bir hediyesi olarak kalmıştır.

    buzdolabındaki şişeyi kafaya dikme öncesi etrafı kolaçan edip güven altına alma olayı da bunun gibi bir şey olsa gerek. toplumsal olarak giderek yalnızlaşıyor olsak bile o etrafı süzme hissi uzak gelecekte irkilme hissine dönüşebilir. o derece..*

    tanım: maalesef yaptığım eylemdir. misafiri olduğum kişilere duyrulur. ama neyse ki anonimiz.*