şükela:  tümü | bugün
  • türk edebiyatinin en üretken oyun yazarlarindan cevat fehmi baskut'un yazdigi, en basarili eserlerinden biri. 60 ihtilalinden sonra yollari kardan kapanan bir anadolu kasabasina gelen, akil hastanesinden kaçmis iki şizofrenin kasabalilar tarafindan nasil bekledikleri kaymakam ve jandarma sanildiklari ve kasabayi nasil da güzel idare ettiklerini, hatta kurulmus sömürüye dayali düzeni yiktiklarini anlatir. mesaj, "bozuk düzeni akillilar degil, deliler düzeltebilir ancak"tir. oyunun ismiyse buzlar çözülmeden, yollar açilmadan, gerçek kaymakamla jandarma gelmeden, deliler yakalanmadan gibi çagrisimlarin ürünüdür.
    kemal sunal'in kaymakam rolünü oynadigi "deli deli küpeli" adli bir film versiyonu mevcuttur. simdilerde ise istanbul'da haldun dormen yönetmenliginde "bir kis masali" adiyla müzikallestirilmis hali sergilenmektedir; selçuk yöntem, bülent kayabas, perihan savas ve nilgün belgün basrollerde..
  • kemal sunal'li film de televizyonda buzlar çözülmeden diye oynamiştir... çok güzel bir filmdir... imdb'de 8,5 ortalama almiştir...
  • sunay zaim'in kuleli askeri lisesi'nde sahnelediği ve okuldan atılmasına neden olan oyun
  • ayşe kulin'in köprü adlı romanında da geçen ve bu romanı okurken insaı duygulandıran söz.
  • yanılmıyorsam adı geçen eserin ilk çevriminde başrolde fikret hakan oynamış.
  • ilk tiyatroda seyretmistim. daha sonra iki kere sinemaya uyarlandi.
    fikret hakan'in oynadigi ilk sinema uyarlamasi digerine nazaran daha bir guzel olsa da tiyatrodaki hazzi asla vermemistir.
  • kaymakamligi sirasinda recep yaziciogluna il valisi tarafindan takilan lakap.
  • orhan pamuk da kar'da bahseder bu oyundan; lakin oyunun yazarinin kim oldugunu aciklamaz.
  • fight clubdaki mantıkla aynıdır basroldekilerin ruh saglıkları ve davranısları acısından.aklı basında bi adam sisteme karsı cıkmaz,ille deli olcan,akıllı adamın gotu yemez boyle seylere gibi bi olay var.gerci bu olayların ne kadar kotuye gittigi ve insanları somuren sistemin yada kisilerin cok guclenmesine vurgu yapıyo birazda.
  • teatral metni bir kenara bırakırsak eğer, siyah-beyaz dönem türk sinemasının ba$yapıtlarından biridir bu film. gerek yapım yılı (1965), gerek nejat saydam'ın meseleye bakı$ açısı, gerekse günahım kadar sevmediğim halde bu filmde kendini a$an fikret hakan'ın efsanevi oyunu ile film mütesna bir eserdir. burun kıvıranı, kıvırdığı yerinden tutup yerin dibine geçiren hissiyatlara gebedir.

    85 dakikalık bu ba$yapıtta, sinemamızda görmeye pek alı$kın olmadığımız türden, harika bir politik kurgu vardır. saydam, kör gözüm parmağına diyaloglardan (final hariç) mümkün mertebe kaçınmı$tır. bu tür vaaza öykünen sahnelerde, ana karakterinin bir deli olduğunu unutturmaması, filmin bu handikapını bertaraf etmesi açısından en bir $ahane marifetlerindendir. cevat fehmi baskut'un elinden çıkma oldukça sağlam ve akıcı metin, filmin sinemasal özellikleriyle oldukça iyi bir uyum sergilese de, ba$ta da dediğim gibi filmin en önemli eksisi de bölüm bölüm ilerleyen, karikatürize tipler üzerinden aktarılan senaryodaki sıkıntıdır. kaymakam'ın ağzından çıkması beklenen "dünyanın ebesini sikmi$siniz" kelamı açısından ise bu sahneler zaruridir. ayrıca filmin, zor çekim alanlarına rağmen inanılmaz derecede ba$arılı bir sinematografisi ve sanat yönetimi mevcuttur.