*

şükela:  tümü | bugün
  • bir oktay sinanoğlu kitabı.
  • bu turkce ogretmeni olsun, edebiyat hocasi olsun, bilimum kisiler tarafindan tavsiye edilen, "okuyun bakin turkcemiz ne hale geldi gorun" demeye yarayan bir kitaptir.
  • millennium gençliğinin shit gibi olduğunu düşünme ihtimali yüksek kitap.
  • (bkz: türkçe off)
  • ülkemiz okullarındaki eğitim dilinin acilen anadilimiz olan türkçe'ye çevrilmesi gerektiğini, ingilizce eğitim ile sömürgeci devletlerin ekmeğine yağ sürdüğümüzü ve bu sayede dilimizi, geleceğimizi kaybedeceğimizi ana fikir olar belirten ve tam adı bir nev-york rüyası bye-bye türkçe olan oktay sinanoğlu'nun yazdığı kitap. 429 sf.
  • (bkz: hedef turkiye)
  • kitabin kapagindaki resim, hayli ilginc, bir o kadar da yaratici olmakla birlikte, ister istemez turksun di mi sorusunun sorulmasina sebebiyet vermektedir.
    at ustunde, astronot elbisesi ile birlikte ay'in fethini tasavvur eden bir turk goruntusu animasyonu, nasi yani repligi ile bellegimizde, derin dumur araliklari acmistir.
  • kannımca beş para etmez bi kitap. türkçe konuşurken "koordine olun beyler!/simültane çeviri/relaks olalım/nüans farkı/arka fon" gibi yanlış ve özenti kullanımlara bir tepki niteliğindeki bu kitap, bence amacını biraz aşarak fazla iddialı bi tutum sergiliyor.

    yabancı kelime kullananları yer yer haysiyetsizlikle suçlarken, yer yer de "...ları ayıplamalı, ayıplamak olmasa da uyarmalıyız" tadında uyarılar yaparak tutarsızlığını belli ediyor. yabancı dilde eğitim veren kurumların tamamına bir çırpıda "anglo-sakson köpeği, misyoner" gibi sıfatları uygun görüyor. "inglizlerin geçmişi böle, bunları onlara hatırlatın, ayar verin bakın nası saygı duyucaklar size, ölsün kahrolası ingilizler, en büyük türkiye!" tadında heyecanlı bi üslup da mevcut.hatta başlatıması gereken ikinci bir kurtuluş savaşı'ndan bahsediyor, vatan elden gidiyor breh!

    tamam, biz de karşıyız özenti yabancı dil kullanımına, araya 'fizibilite' gibi yabancı kelimeler sokarak böbürlenip prim yapmaya çalışanlara, ama oktay beyin tutumunu hiç mi hiç beğenmedim. iyi niyet var, ama fazla egzajere *. artı birbirini tekrar eden, aynı içeriği on defa veren kitap, dünyanın da parası, ilk defa bi kitaba verdiğim para içime oturdu. (pıtırcık sigara kaçakçısı bile daha edebi, daha faidelidir nazarımda)

    oktay sinanoğlu'nun öğrenimini amerikada yaptığından dolayı bir hırs mı vardır nedir içinde, böyle bi antuziasm* ile hareket etmiş kitabını yazarken. belki de sırf 26 yaşında profesör olmanın verdiği kıvançla oturmuştur daktilonun başına, bilemiycem.

    ben severdim kendisini, ilim irfan yolundaki başarılarını izler, gururum da okşanırdı. şu kitabın daha yarısına gelmeden hakkındaki tüm yargılarım değişti. sevmiyorum artık işte nanik.