şükela:  tümü | bugün
  • programla iligli kısaca birkaç bilgi :

    *bylock'u ilk çıkartanların fetö'cü olmadığı, fetö'nün daha sonra yazılımı satın aldığı ve kendi amacına göre geliştirdiği sanılıyor.

    *programın en büyük özelliği ; x, y'ye mesaj attığında, mesaj y'ye ulaşınca mesajın tamamen silinmesi. yani whatsapp'ın son birkaç ayda yaptığını adamlar yıllar önce yapmış. yani ne yazarsan yaz, mesaj karşıya ulaşınca olay bitiyor. bu bilinen tarafı. fakat program aslında kriptoladığı mesajları abd ve kanada'daki sunucularına gönderiyor ve oradan karşıdaki kişiye gidiyor. yani kriptolu mesajlar fetö tarafından deşifre edilip kim kime ne demiş/yazmış anlaşılıyor. aksi zaten düşünülemez çünkü o zaman x savcı, y albayla ne konuşuyor cemaatin asla haberi olmaz.

    *burada ben bir komplo teorisinde bulunacağım. adamlar kalkıp da zibilyon tane insanın mesajlarını okuyacaklarına, bu sayıyı azaltmaları lazım. internette ufak bir araştırma yaptım ve son yıllarda bu bylock, türk ip'lerini banlamış. sadece vpn yoluyla türkiye'den kullanmak mümkün. programı bulmak da zaten çok ama çok zor çünkü seneler önce zaten android ve apple store dan kaldırılmış. üstüne üstük türkiye'den de banlanmış. yani bu saatten sonra bunu kullanmak, standart kullanıcı için imkansızlaşıyor çünkü vpn lazım, apk lazım-ki bulunmuyor. hepsini geçtin ve hazır hale getirdin eee? sonra. chat yazılımının amacı karşındaki ile mesajlaşmak değil mi. bu kadar külfete kaç kişi girer de bu yazılımı kurar ve senle mesajlaşır. yani adam kafayı sıyırsa ve "ben ille de bu yazılımı kullanacağım" dese, telefonunda sorunsuz çalıştırsa ne olacak. karşında kimse olmayacak. ayrıca vpn gibi şarjı emen bir uygulamayı da sürekli açık tutmalısın. ölme eşeğim ölme.

    *eğer teorim doğruysa, fetö bu yazılımı örneğin portekiz sunucusu kullanan bir vpn yazılımı ile örgüt üyelerine kuruyor. kanada ve abd'deki servlerlardan da portekiz ip'si ile gönderilen bütün kriptolu yazışmaları deşifre edip fişliyor. böyle bir durumda sadece fetö üyelerini fişlerler, kalkıp da yüzbinlerce kişinin boş mesajlarını okumazlar.

    *"bylock kullanan gariban" diye bir şey yok. uzun zaman önce android ve apple store'dan kaldırılan, bir de üstüne türk ip'lerini sebepsiz banlayan bir yazılımı hangi sıradan insan kullanır da kimle mesajlaşır onca zahmetsiz chat programı varken?
  • kullanmadigim üstelik adını ilk defa sadece haberlerde ve polis ifademde duymama rağmen 76 gün kapalı cezaevinde kalmama sebep olan ağzını yüzünü haysiyetini serefini sevdiğim uygulama.

    bir cuma sabahıydi eve gelen 2 erkek 1 bayan polis arama yapacaklarini söyleyerek eve girdiler. (eminim 35 kişiyi öldürmekten aranan bir seri katile bu muamele yapılmıyodur) neyse öyle yalandan sağa sola baktılar cep telefonumla usb flash vardı içinde müzik olan bunları aldılar.

    kenarda sagda solda bir gece öncesi arkadaşlarla yapılan gitarli eglenceli müzik toplantımızdan kalan votka şarap şişeleri vardı hatta dolaptada bira vardı bunları görünce içlerinden biri hiçte fetocu evine benzemiyor diye söylendi kendi kendine. neyse evden çıktık ben hala kenardan bir arkadaşımın çıkıp şakaaaaa diye bagarmasini bekliyorum ama ulan gelen giden de yok :)

    neyse bindim polis otosuna gittik emniyet binasına oturdum sandalyeye hoşgeldin vs 3-4 polis var içerde ya sende hiç fetocu tipi yok kardeş felan deyip tebessüm ediyorlar. içimden tamam fetocu tipi yokta nası yani ne tipi var bende ibne tipimi ulan felan gibi söylemlerle moralimi yüksek tutmaya çalışıyorum.

    ordan genç polisin biri bilgisayar ekranına bakarak 2014 eylül ayında bylock indirip kullanmişsin dedi, haydaa bylock ne ki dedim, kendisi fetocularin kullandığı bi uygulamaymis dedi.
    ben öyle birşey ne indirdim ne kullandim dedim polis kullanmissin işte yalanmi soyleyecez diye cikisti.

    ben peki madem kullanmisim ne yazışmişim bunları cikarin önüme o halde dedim o zaman kullanmadigim ortaya cikacakti çünkü. yada kimle ne yazismisim ne zaman yazismisim gibi soruları siraladim. polislerin ortak verdiği cevap ; "içerik felan yok bizde savcıya sorarsin " oldu.
    peki bunlar yoksa neye dayanarak beni buraya aldınız getirdiniz dedim ordan polis bir kağıt uzattı.

    bakın arkadaşlar burayı kesinlikle abartmiyorum
    verdiği kağıda baktim excel' de bir sekme açılmış orada adım soyadım ilk tespit tarihi ve bir imei numarasi yazıyor imei numarası da benim telin imeisiyle farklı bir numara evet evet bu komik olan kağıda dayanarak beni almışlar getirmisler ulan utanmasaniz paintte hazirlicakmissiniz dedim içimden bukadar komikti. işin ilginci bu excel tablosunu kim ne zaman nerde nasıl hazırladı bunun da cevabı yok.

    baktım orada kullanmadigim a inandiramiyorum başladım bakın abilerim ben memur felanda değilim nasıl fetocu olabilirim 8 yıldır kpss kazanamamisim 70 i geçememisim soruların çalinip havada ucustugu yillarda polislik askeriye sınavlarında elenmisim birsürü bankayla calismisim bikere bile bankasyanin önünden gecmemisim vs vs böyle fetocumu olur diye ama yok sanki o ellerindeki mit tarafından ne şekilde nasıl hazırlandığı belli olmayan excel tablosu sanki bir ayet mis gibi davraniyolar o kadar eminler doğruluğundan .kafayı yememek elde değil

    neyse kendimi teselli ediyorum savcıda muhakkak vardır içerik felan diyorum kullanmadigim ortaya çıkar ve döner hayatıma devam ederim diyorum. kendi kendime. bi yandan 16 aylık bir kızım var onu ozlemeye başladım daha 1 saat önce gormeme rağmen çünkü huzursuzum ters giden birseyler var.

    polisler bana savcıya cikacaksin ama biraz misafirimiz olacaksin bugün cuma pazartesi cikarsin dediler ve koydular nezarethaneye.

    ulan hayatımda sadece filmlerde gördüğüm sahneleri birebir yaşıyorum şaka gibi içeri girdim orda oturan bir grup var 10-15 kişilik hepsi allah kurtarsin felan diyor elimi sıkıyor hoşgeldin felan içimden diyorum durun durun ya ne diyosunuz siz ben cinayet felan islemedim pek kalmicam pazartesi savcıya çıkarım oda gerçeği görüp bırakır beni bende koşarak kızıma eşime sarılır sevinirim mutlu olurum felan diyorum.

    neyse ordakilerle tanismaya başladık. ben bakın ben solcu atatürkçü bir adamim beni aldılar ne alakam olur bu fetoyle vs dedim benim gibi aynı durumda olan varmi ben sucsuzum dememe kalmadan hepsi bana bakarak gülmeye başladılar ve iclerinden ortaca yaşlı birisi elimi tutup gel kardes gel hepimiz sucsusuz suçlu yoktur zaten burda herkes masum sen gibi dedi hafif alaycı bir tebessumle . haydaa dedim hadi bakalım birde burdan yak. ((o günden sonra adım atatürkçü diye kaldı beni hergoren ataturkcuyum ben masumum diye şaka yapıyordu bana))

    eveeet resmen nezarethanedeyim ve korkunç biryer 1 dakikanın 1 sene oldugunu orda gördüm resmen yok abi geçmiyor. ha birde girerken battaniye verdiler ama yastık yok yine başka bir diğer battaniyeyle yastık yapmak zorundasin. bir yandan ağlamaklı oluyorum kafamda kötü kötü senaryolar beliriyor çocuğumu eşimi herseyi özledim lan köpek gibi daha 1 saattir burdayım ama köpekler gibi özledim işte. :(

    akşam oldu baktım ulan millet ne rahat diyorum deli gibi uyuyolar ama ben uyuyamiyorum kızım aklımdan çıkmıyor delirecem resmen bugün cuma ve daha 2 gün var savcıya çıkmama aman tanrım nasıl geçer zaman.
    neyse gozuacik bisekilde sabahi ettik ve sabah yemegimizi getirdi bir polis poşet içinde geldi açtık baktikki oo müthiş çağ kebabı kola salata tatlı vs :)) şaka lan şaka 1 tane bim de satılan katmer yaninada küçük tereyağı ile bal. tereyagiyla bal tam kanserojendi markasi felan bir acayip gelgorki ben gene birsey yiyemiyorum yok bogazimdan geçmiyor. 2-3 saat sonra öğle yemeği geliyor bütün tavuk döner ekmek ayran ve ardından akşam yemeği 1 tane kır pidesi ve ayran hergün aynı menu hep bunlar geliyor. 2. gün tavuk döner yemekten gıdaklamaya başlayan oldu. şimdi içinizden oo ulan yemekler fena değilmiş bi bylock da benim indirsem diyeniniz bile vardır belki.

    eeveet uykusuz ve bunalimda geçen özlemle kinle nefretle şaşkınlıkla geçen 3 gecenin ardından vakit geldi çattı.
    polis arabasına bindirildik ve adliyeye yol aldık.
    yalnız burda yazmadan gecemiyecegim o nezarette basimizda duran lanet polis sen tam bir adisin. cumartesi gecesi hepimiz uyurken sabaha karşı 4 gibi bilgisayarda dombırayi son ses açarak gicikligina bizi uyandırıp rahatsız etmeni unutmayacagim. (dombiranin recep tayyip erdogana uyarlanan sekli)

    ve artık adliyedeyim girişte baktım abim eşim birkaç arkadaşım gelmiş biyerden bisekilde haber alıp gelmisler. hepsi ağlamaklı gözlerle bana bakıyor benim o uykusuz yorgun bitkin halimi görüp dahada uzuluyorlar farkediyorum.

    ve savcının odasına girdim. bana nerdeyse bi giydigim don un markasını sormadi herhalde.
    okudugum ilkokuldan üniversiteye kaldığım yurtlara hesabım olan bankalar a vs vs ama yok savcı bey yok istersen 5 saat sor benim bunlarla bir alakam yok zira bulamadida. ama gel gorki oda bylock kullanmissin demeye başladı bakın yok hayır kesinlikle ulan ne diyim de kullanmadigimi size inandirayim daha ne yapabilirim aklıma bişeyde gelmiyor yok abicim yok 16 aylık bebegimin ölüsünü göreyim indirmedim yaaaa.

    onada sordum madem kullanmissam içerik çıkarın kimle ne yazismisim ne zaman yazismisim.
    haydaa oda içerik yok dedi ve o basitçe hazırlanmış mit in hazırladığı excel tablosunu göstererek bu var dedi. ulan bu mit dediginiz bu bilgileri nerden aldı? sonradan ogrendimki fetocu yuvası diye binası dahi kapatılan tib den almış. hatta bu lanet uygulama 2014 ten 2105 ortalarına kadar google markette mevcutmuş orda danketti tabi ama naparsin kime anlatacan derdini. şimdi orda belkide hayatında android kullanmamis yaşlı savcı amcaya gelde google marketi tib i vs anlat adam in diyecegi sey hönng ne diyon yavrum olacak.

    işin özeti içerik yok kimle yazismissin yok ne zaman ne kadar yazmışsın yok kullanıcı adı kullanmismisin yok ne var excel tablosu var hemde ayet mis gibi itibar görüyor üstelik mit in fetocu yuvası diye binası dahi kapatılan tib den aldığı verilerle hazırladığı excel tablosu var vah ki vah ah ülkem ne günlere kaldık.

    savcı nöbetçi mahkemeye tutuklama istemiyle sevk etti ve karşısına çıktığımız tahmini 25 yaslarindaki çocuk hakim beni tutuklattı ne desem dinlemedi suratıma bile bakmadi onada birileri böyle yapmasını söylemiş napsin zavallı. belkide bunları yapması istenerek genç yaşta hakimlik verdiler. emir büyük yerden ve kurt kuzuyu yemeye karar vermiş bikere

    o gece tutuklandım ve kapalı cezaevine kondum
    76 gün kaldım ve nerdeyse hergün bebeğim için özlem duyarak ağladım.

    nyse çok uzadı 76 günlük cezaevi tecrübesi ve sonra pardon denilerek tahliye

    bilin bakalım bunlar hangi ülkede yaşanıyor
    kamboçya felan dediginizi duyar gibiyim

    yazık gerçekten
  • bylock sorusturmasinda yer alanlar icin uc farkli renkte liste olusturuldu. kirmizi, turuncu ve mavi.
    siktigimin sozlugunde millet korkudan basliga yazamadigi icin bugüne kadar kimse yazmamis. yazan da silmis. hali hazirda mavi listede oldugum icin ben rahat rahat yazabilirim sanirim.

    http://www.haberturk.com/…ili-sorusturma-baslatildi

    bu da ismail saymaz'in bylock 'un apple store'da kayitli sahibi david keynes ile yaptigi roportaj.

    ismail saymaz bu röportaj sonrasi tanik olarak ifade vermeye cagrildi.

    özet olarak, david keynes amerikan vatandasligina gecmis bir türk. ev arkadasi tilki lakapli bir abiciymis ve programi o yazmis. apple store'a programi koyarken bunun kredi kartini kullanmislar. kendi örgüt üyesi olmadigini iddia ediyor ama acikcasi süpheliyim bu konuda. tilki de hala türkiye'deymis, hakkinda sorusturma bile acilmamis henüz.

    baska bir yerde david keynes ile ilgili cok daha zit bilgiler iceren bir yazi okumustum. app ortadogru ve türkiyeden gelen trafigi kaldiramadigi icin sahibi yeterince vakit ayirip yatirim yapamamis ve app'e türkiye ip adreslerden erisimi kapatmisti. hangisi dogru bilemiyorum ama eger ismail saymaz'in röportaji gercek ise, nedense buna bile güvenemiyorum ama benim siradan bir vatandas olarak bu bylock sorusturmasindan anladigim su:

    bylock cemaatciler tarafindan kodlandi, lakin direk feto tarafindan maddi olarak desteklendigini düsünmüyorum. bir kac kisilik bir grup tarafindan planlandigini saniyorum. belki amac olarak zirvdeki chatlesme appleri ile pazar payina ortak olmak icin tasarlanmis olabilir. böyle bir durumda yayginlasmasi icin tabi ki önce cemaat üyelerini kullanmislardir. yüzbinden fazla üyeden bahsediliyor. yüzbin üyenin hepsi güvenilir mi? bu insanlarin hepsi yüksek mevkilerde, ya da karar mekanizmasinda rol olan insanlar mi? hic sanmiyorum. bir cogu isik evlerinde kalan ogrenciler bile olabilir. ya da bazi cemaatciler yakin arkadaslarina yükletmistir. özetle demek istedigim, hadi gizli sakli takipsiz ülkeyi ele gecirme planlari yapalim diye kodlanmamis gibi bu app. mit kadar beceriksiz bir istihbarat örgütü bile kirabiliyorsa ( ya da mit'in icinde taraf degistiren örgüt elemanlari olabilir, belki de tilki?, ulan film gibi) pek de profesyonelce kodlanmamis diyebiliriz. cemaat'in harvard, stanford, mit'de okuyan ogrencileri var, belki de bünyesinde dünyaca ünlü yazilimcilari var. bu adamlar virus gibi her yere yayilmis. yani cidden isteseler, ciddi bir yatirimla cok daha saglam bir app yaparlardi.

    tabi belki bu app tutsa ve dünyaya yayilsa, ultimate amaclari kullanicilarin kisisler bilgi ve mesajlasmalarini yedekleyip, santaj amacli kullanmak olurdu. herkesin bildigi gibi fetö'nun uzmanlik olani gizli tape servisidir. neticede tutmamis, app ortadan kalkmis. fakat üyelerinin cogunun cemaatci oldugu dogrudur, ve abi avi icin kullanici bilgileri kullanilabilir. simdiye kadar mesaj icerikleri ile ilgili kulagimiza bir bilgi gelmedi, o yüzden bence sadece kullanici bilgileri var ellerinde. üye olurken de rumuz falan kullanilmis deniliyor. yani direk isim soyisim adres gibi bilgilerin oldugu süpheli. acikcasi biyoloji doktorasi yapmakta olan biri olarak bu tarz konularda bilgim sifir. ip adresi ya da telefon numarasi, google hesabi, ios hesabi gibi bilgiler elde edilebilir mi bilmiyorum.

    gelelim liste olayina:

    kirmizi liste: bu kisilerin kesin olarak app'i kullandigi dogrulanmis. yani cogu abici ya da potansiyel abici. lakin örgüt ici hiyerarsi konusunda bir bilgileri oldugunu sanmiyorum. bu cemaatci denilen insanlar bir kac yil öncesine kadar asti'den üniversiteye kayit yapmak icin gelen saf temiz kalpli ogrencileri topluyorlardi. hatta odtü'de kayit esnasinda yurtlarina ögrenci almaya calisirken kovulmuslardi da, i.melih odtü'yü yikma konusunu tekrar gündeme getirmisti. ahmet hakan bile programinda sacmaligin dibine vurmus, bu serefsiz cemaatci kopeklere destek vermisti. size ne, size giren cikan mi var? demisti ahmet. oysa biz her zaman görmüstük bu parazitlerin neler yapabilecegini.
    neyse özetle bu listede olanlarin cogunun beyni yikanmis koyun sürüsü oldugunu düsünüyorum. iclerinde önemli kisiler olabilir lakin ama sorusturma süresince ortaya cikacaktir bu bilgiler.

    turuncu liste: uygulamayi kullanmis, lakin kimlikleri belirlenememis. yani listede kimler var merak ediyorum eger kimlik bilgisi yoksa. muslum_cocuq, light_keeper falan olabilir.

    mavi liste: istee en önemli liste, benim de icinde bulundugum. bir sabah sirtimda posterimle sirita sirita milan trenine atladigimda bir anda ailemin evine polis baskini yapildigini ögrenmemle son iki haftami sikmis liste. simdi listenin tanimina bakalim:

    "bu listede yer alan kişilerin uygulamayı kullanmış olabilecekleri değerlendirilmekle birlikte teyit ve tekzip etmeye imkân sağlayacak ölçüde veri kaydı elde edilemediği yer aldı."

    benim buradan anladigim, bu listedeki insanlarin bu app ile bir alakasi oldugu ile ilgili bir kanit yok. peki bir kanit yoksa, kimlik bilgilerimizi nereden almislar? hackledikleri kullanicilari bilgilerinden degil demek ki.

    simdi kendime bakiyorum. hic cemaatci tanidigim yok. zaten yillardir kafirim. solcuyum. face eksi twitter'da rte, akp, fetö karsiti seyler yazmisimdir. ya da allahsizligi övmeye calismisimdir. app 2014 basinda yayinlanmis. ben 2014 ocaktan beri isvicre'de yasiyorum. kullandigim hic bir telefonumu baskasina satmadim. 2014 senesinden beri aldigim yeni telefonlari da sadece burada kullandim, kullanmadiklarim evde duruyor. benden habersiz de kimse sifre korumali telefonuma app indiremez. yani benim uzaktan yakindan bir alakam olmadigi belli. ayrica polis baskininda kimlik dogrulamasi icin aileme facebook fotografimi gostermis. savci ise babama bylock'da isim soyisim ve tc kimlik numaram ile üyeligimin oldugunu söylemis. liste tanimlarina bakarsak kirmizi listede olmam gerekiyor. lakin tabi ki bu uydurma, ellerinde böyle bir kanit olamaz. eger kimlik bilgilerim ile beni yakalamak isteseler facebook profilimi bulamazlardi. adimi 2-3 milyon kisiyle, soyadimi ile 1 milyon kisiyle paylasiyorum. oyle facebook'a yazinca cikacak bir profil degil yani. türkiye adalet sisteminin benden istedigi ise sucsuzlugumu ispat etmem. ellerinde suclu olduguma dair bir kanit yok (mavi liste) fakat benden sucsuzlugumun kaniti isteniyor. bir seyin yoklugunu ispat edebiliyor olsam sanirim önce tanri'nin var olmadigini ispat ederdim.

    o yüzden benim cikardigim sonuc sudur: muhalefet olanlar, muhalefet oldugu icin hakkinda ihbar yapilanlar direk mavi listeye aliniyor. bence iki sebep var. birincisi bu insanlarin hayatlarini sikip, yaptiklarina pisman etmek, korkutmak, susturmak. ikincisi, milyonda bir ihtimal bir sey cikar belki (pek inanmiyorum bunun varligina ama). özetle, kendinden olmayani sindirmek. yurt disinda yasamama ragmen basima gelenler sunlar:

    iki haftadir düsünmekten kafam catlayacak.
    ailem icin endiseliyim.
    annem babam korku icinde perisanlar.
    babamin is bilgisayari dahil hafizasi olan tablet, hardisk ne varsa el konuldu.
    komsunun diline düstüler ogullari terorist diye.
    türkiye'ye dönemiyorum. savci gelirse havalanina avukatini hazirlasin, ucaktan inince tutuklanacak demis. tutuksuz yargilansam da yurt disi yasagi kesin. su an pasaportum hali hazirda iptal edilmis bile olabilir. türkiye'ye gelirsem egitimim büyük ihtimal yalan olacak.
    kardesim icin ufak bir avrupa turu planlamistik. vize icin de cok ugrastik. hazirliklarin cogu yapilmisti, biletler alindi fakat kardesim de süpheli duruma düsmesin diye bu plani iptal etmek üzereyiz (baskalarinin basina gelenler yaninda belki önemsiz görünebilir ama haksiz yere bir insanin planlarini böyle bozamaz kimse)

    peki türkiye'de olsam basima gelecekler, ya da bir cok insanin hali hazirda basina gelenler:

    http://www.birgun.net/…orusturulursaniz-133744.html

    evet. türkiye bir banana republic degil arkadaslar ama bu ülkede adalet denilen seyin geldigi nokta budur. sorusturmam ile ilgili bir gelisme olursa aktaracagim. simdilik bana telefon ile ugrasma gayretini bile göstermedi kimse. adresim, yerim belli. hatta savciliga bütün sosyal hesaplarimi e-mail olarak attim, sorusturma dosyasina eklesinler diye. kimseden korkum yok. sizden korkan da sizin gibi olsun.

    "fear is the main source of superstition, and one of the main sources of cruelty. to conquer fear is the beginning of wisdom."

    “korku, batıl inançların kaynağıdır. bunlar da gaddarlığın asıl kaynaklarıdır. korkuyu yenmek, bilgeliğin başlangıcıdır.”

    bertrand russell
  • darbe girişimi soruşturmalarındaki kilit uygulama.

    15 temmuz darbe girişiminden bu yana görevden alınan ve tutuklananlar hakkındaki en yaygın işlem gerekçesi, bylock kullanmak olarak yansıyor. cumhuriyet halk partisi bilgi ve iletişim teknolojileri genel başkan yardımcılığı’nın erdal aksünger’in başkanlığında bylock uygulamasıyla ilgili bir rapor hazırlandı. teknik özellikleri ve hakkındaki tartışmaları derledik: bylock nedir, kimler kullanıyor, savcılık ifadelerinde hakkında neler söylendi?

    bylock nedir?
    bylock, geliştiricisi tarafından “kullanıcılar arasında askeri seviyede şifrelenmiş, güvenli ve gizli iletişim olanağı sunan bir iletişim uygulaması” olarak tanımlanan mobil uygulama.

    android ve ios işletim sistemleri için geliştirilerek google play ve apple appstore uygulama mağazalarında yayımlanan bylock’un pazara ilk olarak 2014 yılı başlarında, abd’de yaşadığını belirten david keynes isimli bir geliştirici tarafından sunulduğu biliniyor.

    bylock, kullanıcılar ve gruplar arasında şifrelenmiş, güvenli haberleşme olanağı sağlamak üzere geliştirilmiş bir uygulama. bu imkanı sunan diğer uygulamalarda olduğu gibi, uygulamanın sahibi veya sunucularını barındıran taraflar, kullanıcılar arasındaki yazışmaları göremiyor ve konuşmaları dinleyemiyor.

    bugün bu tür iletişimde kullanılan en popüler uygulama olan whatsapp başta olmak üzere tüm mobil uygulamalar şifrelenmiş, uygulama sahibi tarafından dahi görülemeyecek iletişim olanağı sunduğunu iddia ediyor. ancak bylock’un çıktığı günlerde, whatsapp şifresiz olarak çalışmaktaydı ve diğer birçok uygulama henüz kullanıma açılmamıştı.

    bylock’un mit tarafından kırıldığı iddiaları üzerine yapılan incelemelerde, uygulamanın amatör yazılımcılar tarafından geliştirildiği, iddia edildiği gibi askeri düzeyde bir şifreleme yapamadığı, kullanıcılara ait birçok bilgiyi kolayca okunabilir yapıda sakladığı ortaya çıkmıştı.

    internet arşivlerine göre, bylock 2014 sonbaharında geliştiricisi tarafından uygulama mağazalarından kaldırıldı. geliştirici david keynes o tarihte;

    -1 milyon civarındaki “beklenmedik sayıdaki” kullanıcının yüküyle başa çıkmakta zorlandığını,
    -orta doğu kaynaklı zararlı trafiği önlemek amacıyla bu bölgeden gelen bağlantıları engellediğini,
    -bağlantı sorunları yaşayan kullanıcıların vpn (sanal özel ağ) üzerinden bağlanmaları gerektiğini, bylock++ adını verdiği yeni uygulama üzerinde çalıştığını açıklamıştır.

    uygulamanın bilinen en son versiyonu 26 aralık 2014 tarihlidir. bylock++ olarak isimlendirilen uygulamanın pazara sürüldüğüne dair güvenilir bir kaynak bulunamıyor, ancak haziran 2015'te bazı internet sitelerinde bylock++ uygulaması olarak dosyalar yayımlandığı görülüyor.

    halen google play ve apple app store’da bylock veya bylock++ uygulaması bulunmuyor. bylock’un sahibi olarak görünen david keynes ismi araştırıldığında, yazılım ve uygulama dünyasında hizmet gösteren kişiler tarafından sıklıkla kullanılan linkedin, github, stackoverflow, twitter gibi sosyal ağ ve geliştirici sitelerinde hesabının bulunmuyor. david keynes tarafından yapıldığı kabul edilen sadece iki açıklama bulunmakta, bunlar da wordpress.com üzerinde açılmış ücretsiz bir blog sayfasında bulunmaktadır.

    chp’nin yayınladığı raporda “kısa sürede 1 milyona yakın kullanıcıya hizmet verdiği söylenen bir uygulamanın, kişisel çabayla sürdürülmesi ve finanse edilmesi, bu işin doğasına aykırıdır. normal şartlarda bylock’un bu alanda hizmet veren bir şirket tarafından satın alınması veya yatırımcı alarak büyüme yoluna gitmesi beklenirken, uygulama mağazalarından çekilmiş ve küçülmek amacıyla çeşitli teknik önlemler alındığı söylenmiştir. bu durum sıradışıdır, dikkat çekicidir.” deniliyor.

    bilim, sanayi ve teknoloji bakanı faruk özlü, eylül 2016 tarihli aa editör masası mülakatında, ‘bylock’ mesajlaşma yazılımına ilişkin, “o kriptolu bir yazılım, onun bile bizim işten çıkardığımız eski tübitak çalışanları, yani fetö yapılanmasına mensup kişiler tarafından geliştirilmiş olacağı yönünde kuvvetli tespitlerimiz var. yaklaşık 215 bin kişinin haberleştiği bir ağ ve kriptolu bir yazılım bu. bu yazılımı tübitak’ta çalışan malum yapıya mensup kişilerin geliştirdiği yönünde elimizde ciddi veriler var” açıklamasında bulundu.

    15 temmuz öncesine bakıldığında, bylock hakkında uluslararası basında da haber yapılmadığı ve uygulamanın teknoloji haber sitelerinde konu edilmediği görülüyor. chp’nin raporunda konuyla ilgili “oysa 1 milyon kullanıcıya ulaşan bir uygulamanın en azından teknoloji haber sitelerinin ilgisini çekmesi beklenirdi.” ifadesine yer veriliyor.

    15 temmuz sonrasında bylock hem türkiye medyasında hem de uluslararası basında hızla ilgi görmeye başladı. konuyla ilgili ilk haber, 29 temmuz’da wall street journal tarafından yapıldı. mit kaynaklarından alınan bilgilerle yapıldığı ifade edilen haberde;

    -türk istihbarat birimlerinin darbe girişiminden aylar önce internetteki sohbet odalarında milyonlarca gizli mesajı deşifre ettiği,
    -darbe girişimiyle ilgili herhangi bir bilgiye denk gelmedikleri,
    -mit ile işbirliği içinde çalışan abd istihbarat birimlerinin de darbe girişimini göremedikleri,
    -gülen hareketi mensuplarının 2014 yılından itibaren şifreli mesajlaşma uygulaması bylock’u kullanmaya başladıkları,
    -2015 sonunda mit’in bylock’u keşfettiği, sistemin kırılmasıyla milyonlarca mesajın deşifre edildiği, 40.000 ismin tespit edildiği, bunların 600 kadarının fetö ile ilişkili olduğundan şüphe edilen yüksek rütbeli subaylar olduğu,
    -mit’in bylock sistemine girmesinden kısa bir süre sonra cemaatin durumu fark ederek “kırılamaz” nitelemesi yapılan başka bir uygulamaya geçtikleri,
    -mit’in deşifre ettiği dosyaları bahar aylarında hükümet ve diğer türk istihbarat birimleriyle paylaştığı ifade ediliyor.

    milliyet’ten tolga şardan’ın haberine göre, “fetö/pdy” soruşturmalarında bylock kullanımıyla ilgili 24 aralık 2014 tarihi bir milat olarak kabul ediliyor. bylock’un bu tarihten önce herkes tarafından kolayca indirilebilmesi nedeniyle bu tarihin milat olarak seçildiği belirtiliyor. bu tarihten sonra telefonlara yapılan program yüklemelerin ise soruşturmada konu edilen suçlamalarda şüphe unsurunu güçlendirdiği savunuluyor. bu tarihten sonra asıl veritabanı kanada’da olan programın türkçe’ye güncelleyip cemaat tarafından kullanılmasının sağlandığı ifade ediliyor.

    anadolu ajansı muhabirinin emniyet kaynaklarından aldığı bilgiye göre, izmir’deki “fetö/pdy” soruşturmalarında ifade veren kişiler, “bylock” kullanımına ilişkin önemli bilgiler verdi. 17–25 aralık sürecinden sonra telefonlarının dinlenebileceği düşüncesiyle tedbir almaya başladıkları, üst düzey mensupların ise güvenli iletişim konusunda cemaat içi seminerler verdiği bilgisi yer aldı.

    emniyetteki ifadesinde telefon dinlemeleri konusunda 17 aralık 2013'ten sonra tedbir alınmaya başladığını belirten bir kişi, şunları söyledi:

    --- spoiler ---
    “17 aralık 2013'ten sonra telefonlardaki dinlemelerle ilgili tedbir almaya başladık. türkiye’de bulunan tüm telefonların güvenlik zafiyetleri bilindiği ve dinlenmesinin de çok kolay olduğu sohbetlerde anlatılıp toplantılarda görüşmelerimizi lıne, whatsapp, viber, hi, kakoa talk, coverme benzeri programlar üzerinden yapmamız söylendi. sonra bu programların da güvenlik zaafiyeti olduğu gerekçesiyle kullanımından vazgeçildi. sonrasında kritik noktalara bakan herkes bu bylock denilen programı kullanmaya başladı. herkes bize mutlaka kullanmamız gerektiği söylenen bu bylock üzerinden mesajlaşarak bilgi alışverişini sağladı.”
    --- spoiler ---

    bir başka kişi ise, gülen’den geldiğini belirttiği “tüm üyeler bylock programı üzerinden görüşmeler yapsın, normal telefonla görüşme yapanlar hizmete ihanet etmiş olur” talimatıyla bylock kullanımının örgütte zorunlu hale getirildiği, başlangıçta ingilizce olarak yazılan uygulamanın sonrasında “turquoise” adlı güncellemeyle türkçeleştirilerek, türkiye yapılanmasında da yaygınlaştırıldığını ortaya koydu.

    bylock programınının appstore ve google play gibi kamuya açık mobil uygulama mağazalarında bulunmadığı, ancak telefona dışarıdan flaş bellekle yüklenebildiği bilgisine ver verilen ifadelerde, programın tercih edilmesinin nedeninin başlıca nedeninin ise “sanal ağ bağlantısı sağlayan vpn programlarıyla çalışan yapısı nedeniyle, görüşmelerin yurt dışı serverler üzerinden yapılmasını sağlaması, bunun da örgüte istihbarat çalışmalarına takılmama imkanı vermesi” olduğu ayrıntıları yer aldı.

    bir başka kişi ise bylock’un yüklenmesi ve çalışmasına ilişkin, ifadesinde şu bilgileri aktardı:

    --- spoiler ---
    “kendimiz bir isim ve bir adres belirliyoruz. bu adres hotmail, gmail veya yahoo gibi bir adres olmamakla birlikte kısa bir isim ve rumuz olarak belirledikten sonra bir rakam, bir harf ve bir karakter kombinasyonundan oluşan en az 8 karakterli bir şifre oluşturmanız gerekiyor. şifre oluşturulduktan sonra sisteme türkiye haricinden başka bir ülkenin serverı üzerinden bağlantı sağlanıyor. bu bağlantı genellikle abd üzerinden gerçekleşiyor. bylock veri tabanı kanada’dır. bylock üzerinden gönderilen mesajlar, mesajı gönderdikten sonra alıcı tarafından silinmemiş ise 24 saat içerisinde sistem tarafından otomatik olarak siliniyor. yine gönderici mesajı gönderdikten sonra mesajı telefonundan silerse, alıcı mesajı okuduktan sonra sistem mesajı otomatik olarak siliyor. bylock içerisinde gelen mesajlardan telefonların özelliklerine göre ekran görüntüsü kopyası alınabiliyor. bir de bylock ana sayfada bir kişi bir başka kişiyi eklemediği sürece birbirleri ile mesajlaşamazlar. bu sistem üzerinde grup kurma özelliği mevcut değildir. birbirlerini ekleyen kişiler sadece dm (direkt mesaj) şeklinde görüşme yapabilmektedirler. bu program üzerinden fotoğraf, pdf dosyası veya video paylaşımı yapılamaz sadece mesajla yazışma programıdır.”
    --- spoiler ---

    fethullah gülen cemaati ile ilişkilendirilen hesaplardan @gultekinbibar, 25 aralık 2014 tarihinde twitter hesabından paylaştığı tweet’te “bylock kullananlara tavsiyem bunu çizin” diyerek uygulamanın giriş ekranındaki çizim alanına arapça allah yazılmasını önerdi.

    mhp genel başkanı devlet bahçeli, 22 eylül 2016'da yaptığı açıklamada bylock’ta 215 bin kişinin sistemde olduğunu, ancak bunların 50 bininin bilgilerinin bulunduğunu belirtti. bahçeli, operasyonlarda düzenlenen baskınlarda tespit edilen dolar banknotlarının üzerindeki seri kodlarının bylock sistemine giriş şifreleri olduğunu iddia ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

    --- spoiler ---
    “bylock kullanan kamu görevlileri görevlerinden atıldı. 160 bin kişinin kim olduğu merak konusu, iş çevresi, siyasetten isimler olabilir. bunların açığa kavuşturulması gerekiyor. bylock sisteminin kurulmasından itibaren referans sistemi kullanılıyormuş. tanıdık olmayanın sisteme girmesi imkansız. örgüttekilere verilen f serisindeki bir dolarların seri numaraları ise bylock sisteminin giriş şifresi olarak kullanılıyormuş”
    --- spoiler ---

    bylock kullananların durumu
    eylül 2016 sonu itibariyle, ohal kapsamında işten el çektirme, memurluktan ihraç ve tutuklama işlemlerinin önemli bir kısmının “bylock yüklemek” iddiası üzerinden yürütüldüğü görülüyor.

    hakkında işlem yapılan kişilerin bir kısmı uygulamadan habersiz olduğunu belirtmekte, bir kısmı da telefonlarına başkaları tarafından yüklendiğini anlatmaktadır.

    yerel emniyet birimleri, savcılar ve hakimler, tc kimlik no—telefon numarası şeklinde hazırlanmış ve soruşturmanın gizliliği nedeniyle şüpheliler ve vekilleri ile paylaşılmayan listeler üzerinden arama, gözaltı ve tutuklama işlemleri yapıyor.

    ekim 2016'nın başında hatay 2. ağır ceza mahkemesi’nin bylock isimli haberleşme programında kaydı olduğu belirtilen bir şüpheli hakkında verdiği karar sosyal medyada tartışma konusu olmuştu. mahkeme, kararda savcılığın iddianameyi yeterince delillendirmediğini gerekçe göstererek iddianameyi savcılığa iade etti. kararda, “kişilerin lekelenmeme hakkı ve eksiksiz soruşturma ve tek celsede duruşma” prensiplerine değinildi ve “soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılarının makul sürede bütün delilleri toplamaları, sadece mahkumiyetle sonuçlanacağını değerlendirdikleri hususları dava konusu yapmaları, beraatle sonuçlanacağını değerlendirdikleri eylemleri dava konusu yapmamaları, yani bir nev’i filtre görevi yapmaları gerekir.” denildi: https://haber.140journos.com/7ee3c2b2e1be

    whatsapp’ın 5 nisan 2016'da uçtan uca şifreleme güvenlik duyurusunu yayınlamasıyla birlikte güvenlik nedeniyle farklı uygulamaları kullanan birçok kullanıcı, whatsapp kullanmaya başladı.

    darbe girişiminin ertesi sabahı ise, 16 temmuz 2016'da anadolu ajansı’nın yayınladığı görüntülerde, darbeci bir askerin ele geçirilen telefonunda darbecilerin irtibatlarını whatsapp üzerinden kurduğu görülmüştü.

    chp genel başkan yardımcısı erdal aksünger başkanlığında yayınlanan bylock konulu, 5 ekim 2016 yayın tarihli dosyaya 140journos web sitesinde ulaşmak için: https://haber.140journos.com/b0cef225641c
  • teknolojiyle ilgisi google'a facebook, kraloyun veya ametür yazmaktan ibaret olan yüzlerce amcanın bu uygulamayı kurmak için mirror kovalayarak apk indirmeye çalışmasını, birbirlerine bluetooth'la göndermelerini, uygulamaya girmek için bilmemneyin bilmemnekodunu girmelerini gerektirecek kadar aşina olmadıkları bir konuda kasmalarını garipseyen bir ben varım herhalde. doğruysa zaten altın nesil muhabbeti bitmiştir, köylülerin tenis oynamasının eli kulağındadır.
  • telefonuna bu uygulamayı yüklemiş olanları ankara'da ya tutukluyorlar ya meslekten ihraç ediyorlar ya da ikisini birden yapıyorlar; hani merak edip de neymiş ne değilmiş diye sağdan soldan bulup telefonunuza yüklemeye kalkmayın, sonra derdinizi kimseye anlatamazsınız. zaten programın etrafında nasıl bir korku duygusu oluşmuş ki insanlar başlık altına yorum yapmaya korkmuş bizi de alır götürürler diye; vallahi şu ortamda alıp götürürler de hani; doğruya doğru.
  • bugün yine durduk yere aklıma takıldı. düşündüm düşündüm içinden çıkamadım yine. aklıma tek bir ihtimal geliyor, ve gerçekliğinden 99% eminim diyebilirim.

    orta-cag cadı avlarına benzetiyorum ben bu durumu. dünya tarihinde henüz gözlemlendigi dogrulanmıs ya da kanıtlanmış bir mucize, büyü vakası yok. yani bu cadılar belli ki bir şey yapmamışlardı ve suçsuzlardı. ama kendilerinden cadı olmadıklarını ispatlamaları istendi. peki bir insan cadı olmadığını nasıl ispatlayabilir? boğunca ölmeyecek diye taşa baglayıp suya attılar, ateşte tutuşmayacak diye yaktılar. peki ne oldu? hepsi öldü tabi ki.

    bylock sorusturması bu cadı avına çok benziyor. insanlar önce saçma sapan listelere konuldu. daha sonra listedeki insanlar göz altına alındı, sorgusuz sualsiz islerinden atıldı. anayasanın 38/4 "suclulugu ispat edilene kadar herkes masumdur" maddesi ihlal edildi. süphelilerden suçsuz olduklarını kanıtlamaları istendi kendilerine bir delil göstermeden. (buradan sonrasını atlayıp sondaki maddelere bakabilirsiniz direk.)

    hangi mobil hattan ya da hangi imei numaralı telden, hangi ip'den hangi günler bylock'a erisildigi ile ilgili bir bilgi yok. böyle bir kanıt ile gelseler en azından insanlar kendilerini nasıl savunacağını bilir ama böyle bir şey yok. çünkü ellerinde herhangi bir delil yok. nasıl bu kadar eminim?

    çünkü koskoca t.c. devleti bana iftira atıyor. bu ülkenin savcısı da, hakimi de, polisi de cahil olunca herkes senaryoya tam olarak uyamıyor tabi.

    daha önceki bir entry'imde de olayı acıkladım ama tekrar madde madde özetleyecegim ki burayı okuyan herkes bylock soruşturmasının nasıl şişirilmiş bir balon olduğunu görsün istiyorum. yanlış anlaşılmasın, benim niyetim, bu sorusturmayı degersizlestirmek icin bir algı yönetimi yapmak değil. dürüst bir insan olarak, başımdan geçenleri tüm gerçekliği ile yazmak ve diger insanları bilgilendirmek.

    bundan 20 sene sonra belki de tarihin karanlık sayfalarında yerini alacak bu bylock sorusturması; sucsuz insanların, muhalefetlerin sadece bir telefon uygulaması kanıt gösterilerek hapse atılması ya da sindirilmesi. benim pek kaybedecek bir şeyim yok, zaten en yakın zamanda almanya'ya falan sığınma talebinde bulunucam. yurda giriş yaptığımda, pardon ya karışıklık olmuş diyerek serbest bırakabilecekleri gibi 20 sene hapis de verebilirler. milyonda bir de olsa ikinci ihtimalin başıma gelme riskini alamam. bir de kolunda "ı don't want to believe, ı want to know (c.sagan)" yazan bir ateist olarak dinci bir terör örgütünün üyesi çıkarsam yakarım kendimi zaten. hatta ülkeyi de yakarım. yiğidi döv hakkını yeme demişler. dünyanın en ağır işkencesi belki de göz göre göre haksızlığa ugramak. belki de dağa çıkıp teroristlere katılanlar, intihar bombacısı olanlar, haksızlığa uğratıldıkları, ezildikleri konusunda ikna olmuş insanlar.

    maalesef bylock sorusturması ile ilgili hapse atılanlar ya da gözaltına alınıp serbest bıkakılanlar hakkında bir bilgi yok. ne yapmıslar, ne konusmuslar, bu kanıtlar nasıl ele geçirilmiş belli değil. sağdan soldan tutarsız bilgiler geliyor. o yüzden ben sadece kendi üzerimden durumu inceleyeceğim ama benim gibi bylock'u hayatında daha önce duymamıs olanların da benzer sebeplerden ötürü göz altına alındığını düşünüyorum.

    1- bylock bir chatlesme uygulaması ve kullanıcılar sadece nick kullanarak ile üyelik alabiliyorlar. gercek isimlerini falan kullanmıyorlar. zaten esas amaç gizlilik (en azından bize anlatılan bu, hani her türlü gizli görüşme buradan yapılıyormuş ya).

    - sorusturmamı yürüten savcı, bylock'da tc kimlik numaram ve ismim ile üyeliğimin olduğunu iddia ediyor. olm tc kimlik numarasının ne işi var? hadi isim olsa bile ahmet, mehmet gibi ilk isimler olur sadece. kısacası düpe düz yalan fakat sacvı bunları kendisi mi uyduruyor ya da kendisine verilen talimat mı bu bilemiyorum.

    2- baskın yapan polisler ellerinde facebook profil fotografim ile kimlik tespitimi yapıyorlar.

    - emniyetim sisteminde benim kimlik fotografım yok mu? zaten kimlikte anne, baba adı belli ve ailemin evine baskın yapıyorsun, neden fotografımı gösteriyorsun aileme, oglunuz bu mu diye? önceden de belirttigim gibi benim adım soyadım çok yaygın*. bu bilgiden faydalanarak facebook profilime ulaşana helal olsun. mümkünatı yok, hacker bile olsan ulaşamazsın yani. on binlerce var, hangi birine bakacaksın?

    özetle başımdan geçen şudur. ekşi ya da face'de hükümet karşıtı bir yazım birisinin canını sıktı, hırslanan akit beni ihbar etme yoluna gitti. ben bugüne kadar suç sayılabilecek en ufak bir yazı yazmadım ya da paylaşımda bulunmadım. şüpheliyim ama aslında kanıt yetersizliginden süpheli de degilim. o zaman ne yapmak lazım? hemen atalık bylock listesine.

    yani benim bylock soruşturmasında olmam, telefonum ya da ip adresim ile ilgili değil tamamen facebook ya da ekşi sözlük paylaşımlarım yüzünden. o sebeple ortada bylock diye bir şey yok ama ihbar edildigim için fetö terör örgütü şüphelisiyim ve suçsuz olduğumu kanıtlamak için bylock kullanmadığımı göstermem lazım. sanırım bu durumda fiji adasindaki bir yerli de benim kadar suçlu çünkü onun da suçsuzluğunu ispat edebileceğini sanmıyorum.

    özetle eger, fetö ile alakası olmayıp soruşturmada adı geçenler:

    - ya muhalefetsinizdir
    - ya da çalıştığınız kurumda sizi sevmeyen ayağınızı kaydırmaya çalışan insanlar varıdr.

    eger zamanında şeytana kedi kurban etme ayini falan yaparken kaydedilmiş görüntüleriniz yoksa bence boku yemiş olabilirsiniz.
  • yazıldı mı bilmiyorum ama mit'in vpn serverini hackerlik maharetiyle değil, türk usülü ele geçirdiği kaçak uygulama. türk usülünden kastım hacking macking kasmadan adam bulup, pazarlığını yapıp vpn sağlayıcısı server her şeyiyle para basılıp satın alınıyor. sonrası bam bam bam. bu da dahiyane bir yaklaşım, tebrikler.
  • avea yüzünden masum bir çok insan terörist yaftası yedi.

    avea 19-20 telefon hattına 1 ip vererek 1 telefon dahi kullansa aynı ip yi kullanan tüm telefonların byloc kullandıgını belirten raporlar düzenledi.

    umarım tüm masumlar aklanır ve sadece gerçekten byloc kullanan fetöcüler ceza alır.
  • 2014 yilinda yazilmis bir mesajlasma programi gunumuze kadar 2015 yilinda sadece bir kez guncellenmis. bu da demek oluyor ki oyle buyuk capli bir program degil. eger bahsedildigi gibi cemaat tarafindan kullaniliyorsa yine cemaat tarafindan yazilmis bir mesajlasma programi olabilir. kendi yazdiklari mesajlasma programini kullanmaktan mantikli birsey olamaz gibi.