şükela:  tümü | bugün
17 entry daha
  • https://www.a3haber.com/…kalma-toplumuna-indirgedi/

    şöyle bir röportajına denk geldiğim düşünür. covid-19 sonrası dünya düzenine ilişkin yerinde ve dikkat çekici tespitlerde bulunmuş. özellikle şu kısma bayıldım:

    "sermaye insan sevmez. artık insanlar için değil sermaye için iş yapıyoruz. marx sermayenin insanı üreme organına indirgediğini söylemişti. bugün aşırı uçlara taşınan bireysel özgürlük, bizzat sermaye fazlasından başka bir şey değildir. kendimizi tatmin ettiğimiz inancıyla kendimizi sömürüyoruz. ama gerçekte birer hizmetçiyiz. kafka, öz-sömürünün paradoksal mantığına dikkat çekmiştir: hayvan, kırbacı efendinin elinden çekip alır ve efendi olmak için kendini kırbaçlar. neoliberal rejimde insanlar böylesine saçma bir durumdadır. insanlık, özgürlüğünü geri kazanmalıdır."
  • "koronavirüs bizi bir ‘sağ kalma toplumuna’ indirgedi." cümlesiyle dikkat çeken güney koreli felsefeci, kültür kuramcısı.
    byung-chul han, koronavirüsle birlikte ortaya çıkan toplumu “iyi yaşama duygusunu tamamen kaybeden, hazzın da sağlığa feda edildiği bir sağ kalma toplumu” olarak nitelendiriyor.

    chul han'ın son verdiği röportajdan öne çıkanlar şunlar:

    "covid-19 şu anda insanın savunmasızlık ya da ölümlülüğünün demokratik olmadığını ama sosyal konuma bağlı olduğunu gösteriyor. salgın toplumlardaki farklılıkları ve toplumsal değişimi açığa çıkarıyor. birleşik devletleri düşünün. diğer gruplarla kıyaslandığında, çok daha fazla sayıda afro-amerikalı ölüyor. aynı durum fransa için de geçerli. paris’i düşük gelirli kenar mahallelere bağlayan metro vagonları tıka basa doluysa sokağa çıkma yasağının ne anlamı var? banliyöden gelen göçmen kökenli yoksul emekçiler temastan kaçınamaz ve covid-19 nedeniyle ölür. çalışmak zorundasınızdır. bakıcılar, fabrika çalışanları, temizlikçiler, satıcılar ya da çöpçüler evden çalışamaz. öte yandan, zenginler şehir dışındaki villalarına çekilirler..."

    "salgın nedeniyle bir biyopolitik gözetleme rejimine doğru ilerliyoruz. yalnızca iletişimimizi değil bedenlerimizi de: sağlığımız dijital gözetlemeye tabi olacak. kanadalı yazar naomi klein’a göre, krizler yeni bir kurallar sisteminin habercisidir.
    bu salgın şoku, sürekli olarak sağlık durumumuzu izleyen bir biyopolitik disiplin toplumunda, denetleme ve izleme sistemiyle bedenlerimizin kontrolünü ele geçiren dijital biyopolitikanın küresel olarak yerleşmesini sağlayacak. batı, salgın şoku karşısında liberal ilkelerinden vazgeçmek zorunda kalacak. sonra da özgürlüğümüzü kalıcı olarak kısıtlayan bir biyopolitik karantina toplumuyla karşı karşıya kalacak."

    "...ölüm korkusuna dayalı olan bir sağ kalma toplumunda yaşıyoruz...
    sağ kalma toplumları iyi yaşama duygusunu tümüyle yitirir. haz, kendi içinde bir amaç durumuna yükseltilen sağlığa feda edilir...
    hayat giderek yalnızca sağ kalma çabasına dönüştükçe ölüm korkusu da artar...
    sağ kalma histerisi toplumu fazlasıyla acımasız yapar. komşunuz, uzak durulması gereken olası virüs taşıyıcısıdır. yaşlı insanların bakım evlerinde yalnız ölmesi gerekir çünkü bulaşma riski nedeniyle kimsenin onları ziyaret etmesine izin verilmez...
    sağ kalmak için, hayatı yaşanmaya değer kılan her şeyi gönüllü olarak feda ettik: sosyallik, topluluk ve yakınlık. salgın göz önüne alınarak, temel hakların radikal biçimde kısıtlanması hiç tartışmasız kabullenildi...
    virüs bilimi ilahiyatın gücünü elinden alıyor. herkes mutlak yorum egemenliğine sahip virologları dinliyor. yeniden diriliş hikayesinin yerini sağlık ve sağ kalma ideolojisi alıyor. inanç, virüs karşısında yozlaşarak bir güldürüye dönüşüyor..."

    "...zizek virüsün çin rejimini devireceğini iddia etti. zizek yanılıyor. bunların hiçbiri olmayacak. virüs çin’in gelişimini durduramayacağı gibi tam aksi olacak. çin şimdi salgına karşı başarılı bir model olarak kendi otokrat gözetleme devletini de satacak. eskisinden daha büyük bir gururla, dünyaya kendi sisteminin üstünlüğünü gösterecek. covid-19 dünya gücünün biraz daha asya’ya doğru kaymasını sağlayacak. bu açıdan bakıldığında, virüs bir dönemin bitişine işaret eder..."

    röportajın tamamı için: (bkz: https://www.a3haber.com/…dwm5f_wabx2kmyfclrfbjmgm4y)