şükela:  tümü | bugün
  • bir amaç uğruna harcanan
    örnek kullanım: çömezlikten çıkmak uğruna ne çok çaba harcamaktayım!
  • (bkz: efor) (bkz: gayret)
  • "çaba hayatın yasasıdır. sınırlar ve sınırlamalar için panzehirdir" demiş bir filozof.
  • anlam bakimindan gayretten farki olan kelime. soyle ki; caba sonuc vermeyen, bosa sarf edilen emek icin kullanilmasi bakimindan olumsuz cagrisimlara aciktir.
  • tek taraflı olanı öyle yorar ki insanı, eski halinize dönmek için ayrı bi çaba harcarsınız...
    edit: evet, evet ikili iliskilerdeki tek tarafli cabadan bahsediyorum...
  • türk dilinin yanlış türetilmiş kelimeleri içinde belki de en meşhurudur. bu kelime, tam bir yanlış anlamanın ürünü olarak, türkçe'deki kelime türetme yöntemlerine hiç benzemeyen bir usulle sonradan ortaya çıkmıştır. şöyle ki:

    kelimenin kökü, çap-mak fiil köküdür. çap-mak eski türkçe'de "yüzmek" (denizde yüzmek; deriyi yüzmek değil) ve "tırmanmak", daha sonra genişleyen anlamıyla ise, herhangi bir hedefe ulaşmak adına gayret sarf etmektir. bugün bu fiil kökü neredeyse unutulmuş, ancak türkçe'de yaygın türemelerden biri olan "r" türemesi ile bu kökten çıkmış olan "çarpmak" fiili yaygın olarak kullanılmaktadır.

    çapmak fiilinin günümdeki en yaygın kullanım alanı ise, bu kökün bir türevi (müştak) olan çabalamak fiilidir. zaten "çaba" da bu türemiş fiilin içinden çıkmıştır. şimdi buna bakalım:

    türkçe'de tekrir (yineleme, mükerrerlik) bildiren -ala, -ele eki vardır. mesela;
    sürekli itmek anlamında: it-ele-mek
    sürekli eşmek anlamında: eş-ele-mek
    sürekli gezmek anlamında: gez-ele-mek
    sürekli kovmak anlamında: kov-ala-mak (yüzlerce örnek verilebilir)

    işte çabalamak: çap-ala-mak da bu örneklerden biridir. çapmak fiilinin süreklilik anlamında türemesi ile ortaya çıkmıştır. peki yanlışlık nerde? şurda:

    türkçe'de bir de -la, -le eki vardır (dilimizin neredeyse en işlek eki budur). ancak bu ek de zaman zaman, -ala, -ele gibi bir anlam ifade edebiliyor:

    sürekli sıralar haline koymak: sıra-la-mak
    sürekli boca halinde olmak: boca-la-mak

    bu kelimelerde kök, sıra ve boca iken -la ekini almış; yukarıdaki örneklerde ise kök -ala ekini almıştır. çabalamak fiili, -ala eki ile oluşmuş bir fiil iken, zamanla kökün kaybolması ve "çapmak" fiilinin türkçe'de kullanımını yitirmesi ile çabalamak türevinin de nasıl yapıldığı unutulmuş ve sanki -la eki ile türetilmiş zannedilerek (çap-ala-mak yerine çaba-la-mak sanılarak), türkçe'ye tamamen aykırı bir şekilde türevden kök yaratılmış ve "çaba" kelimesi ortaya çıkmıştır.
  • kaderin infazını umutsuzca bekleyen bireyin, denklemi tetikleyen süreçlere müdahil olmak isteğidir.
  • "afrikada her sabah bir ceylan uyanır,en hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini;yoksa öleceğini bilir.afrikada her sabah bir aslan uyanır,en yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa aç kalacağını bilir.aslan yada ceylan olmanızın bir önemi yoktur.yeterki güneş doğduğunda koşmak zorunda olduğunuzu bilin." *
  • insanın bir şeyleri değiştirmek, alt etmek için enejisini harekete geçirmesidir..
  • insanı bir düşünden diğerine taşıyan araç. hayatımızda farklı şekillerde ortaya çıksa da, bize her zaman hayata dair bir yol gösteren yapı. bütünlüğü kendi içinde sağlayan ve odaklanmayı gerektiren kavramların tamamı. bunu hayatının içinde mantıklı bir şekilde uygulayabilenler için açılacak yollar, diğerlerinden çok çok daha farklı olacaktır. her zaman önemli olan mücadeye devam etmektir.