şükela:  tümü | bugün
  • "nihayet, çaba harcama duygusu, arkadaşım açısından yorgunluğu yenme duygusudur. ama onun yorgunluğu, yolların tozunun, güneş yanıklarının, güzergahın çetinliğinin azami ölçüde varolması için katlandığı hırstan başka bir şey olmadığından, gösterdiği çaba, yani sevdiği, kendini bıraktığı ama yine de yönetmekte olduğu bir yorgunlukla kurduğu bu yumuşak yakınlık, dağı kendine mal etmek, onun güçlüklerine sonuna kadar dayanmak ve onu fethetmek için sonuna kadar bir adanıştır." jean-paul sartre - l'etre et le neant

    (bkz: kendini adamak)
    (bkz: çaba)
  • bu konuda en güzel tespiti yıllar önce pessoa yapmıştır;
    "çaba harcamak bur suçtur, çünkü her eylemde bir düş ölür"
    ne kadar da güzel özetlemiştir, genel olarak çaba harcadığımız şeyler evrenin bize vermediği ve biz insanların almaya gücü yetmediği şeylerdir.
  • beni her sey icin bunca caba harcamaya yonelten her ne ise, daha ben dogmadan basladigina inaniyorum.

    annem benden once birkac dusuk ve bir de erken dogum yapmis. bir ablam olacakmis ama, kuvoz bulunamadigi icin yasama sansi bulamamis. sonunda bana hamile kalmis annem. bana o donemi anlatirken "sen dunyaya gelmek icin cok direndin. cok da sabirsizdin. bu yuzden 1 ay erken dogdun." der hep. yasama tutunmak icin nasil bir caba harcadigimi animsamiyorum ama, bir seyleri elde etme konusunda epey sabirsiz olabildigimi ve elde edene kadar da caba harcayabildigimi biliyorum. dunyaya gelisim icin bunca direnmem gerekince yasamimin geri kalanini da icinde bulundugum olumsuz durumlari iyiye cevirmek, kotu aliskanliklarimdan kurtulup iyilerini edinmek icin caba harcayarak gecirmeye basladim. boyle olduguna inanmak hosuma gidiyor belki de.

    ortaokul ve lise doneminde dusuk aldigim ya da istedigim kadar yuksek alamadigim her not icin "yeterince zeki degilim bence. anlamiyorum iste." ya da "x sinavdan daha yuksek aldi; cunku o daha zeki." veya "ogretmen cok zor sordu, ondan yapamadim." diye ne zaman surat asacak olsam babam bana "hayir, sen de zekisin; ama yeterince calismis oldugunu dusunuyor musun gercekten? her konuyu ayrintili calismis olsan sinav zor gelir miydi sence?" diye sorardi. "tabii calistim." diye cikisacak olsam "emin misin?" diye gulerdi. "yillarin ogretmeniyim. yuzlerce ogrenciye ders anlattim. yuzlerce ogrenci tanidim. zeka tek basina yetmez. en basarili ogrenciler en cok calisan, en cok cabayi harcayanlar. caba harca, cok calis. caba harcayip da karsiligini alamayani gormedim henuz." derdi bana. hakliydi. yeterince calismayip gecistirdigim sinavlardan istedigim kadar yuksek not alamazdim. bunu icten ice bilir, ama kendime itiraf edemezdim; cunku kendime itiraf edip kabullendigim gercekler karsisinda kayitsiz kalamazdim. eyleme gecmem, yani bir seyleri elde etmek ya da bir seyleri degistirmek icin caba harcamam gerekirdi ve bu zordu. hem de cok zordu.

    "her sey niye bu kadar zor?" diye sordum babama bir gun. gulumsedi ve "ne kolay ki?" diye karsilik verdi. "kendini kandirip mevcut durumunu da surdurebilirsin; ama bu seni mutlu edecek mi? sikayet ediyorsan degiseceksin. degismiyorsan sikayet etmeyeceksin. kendine karsi durust ol. ne istedigini bil ve ona yonelik cok calis. bir seyi cok iyi yapana kadar caba harca. oyle iyi yap ki, insanlar seni bilsinler. caba harcamadan olmuyor. emek vereceksin. baska yolu yok. hatalarinda uzlasirsan sittin sene degisemezsin. kendini kandirdiginla kalirsin. caba harca. ugras. simsiki yumruk gibi diren yasama." dedi babam bana sonunda. o yumrugunu simsiki kapatip soyledigi tum o sozler gun gibi aklimda hala.

    insanlar ya da diger tum canlilar yalnizca var olarak bile enerji harciyorlar ve kutlelerini devam ettirebilmek icin beslenmeleri gerekiyor ki bu bile basli basina enerji harcatan bir eylem. varliginizi devam ettirebilmek icin, kisacasi, caba harcamaniz gerekiyor. benim cok basit gibi gorunen bu durumu kavrayabilmem yillarimi aldi. her seyi ilk ve tek seferde yapinca ustalasacagimi, az biraz calisinca yuksek not alacagimi, konuyu ilk kez okudugumda anlayacagimi, "tamam, degisiyorum." dedigimin ertesi gunu baska bir insan olarak uyanacagimi dusunuyordum. oyle olmadi. ilk seferler genellikle basarisizlikla sonuclandi. yuksek not alabilmek icin saatler, hatta gunlerce calismam gerekti. ayni konuyu kerelerce okudum anlayabilmek icin. ertesi gun baska bir insan olarak kalkmak mi? "degisecegim." sozunu kendime verdigimin ertesi gun yataktan bile kalkamadigim oldu. kendimi odama, eve kapattim. bazen, gunlerce. yapamadigim icin hayal kirikligi yasadim ve degismenin, caba harcamanin zorlugu karsisinda ofke duydum.

    istesek de neden degisemedigimizi, degisime neden bu kadar direnc gosterdigimizi dusunuyorum son zamanlarda. ogrenilmis bir davranisi "ogrenilmemis" hale getirmek mumkun degil; cunku her ogrenme beynimizde bir degisiklige yol aciyor ve yeni bir degisiklik yaratmak icin de enerji harcamamiz, yani caba gostermemiz gerekiyor. mevcut durumu, ne kadar aci verirse versin, tanidik ve bildik oldugu icin surdurmesi her zaman icin daha kolay oluyor. kisi belirli bir aliskanlik kazanmis oldugundan, bu aliskanligi degistirmek adina yasaminda degisiklige gitmesi a) belirsizlige ve b) enerji kaybina yol aciyor. belirsizlik insan yasami icin istenir bir durum degil. kaygi hissetmemize neden oluyor. enerji kaybi ise yorgunluk demek. iyi hissetmemize yol acacak hormonlarin salgilanmasi icin kalkip egzersiz yapmak mi daha kolay, yoksa bir paket cikolata yemek mi? demek istedigimi anlatabildigimi saniyorum. eh, haliyle degismek icin bir caba harcama girisiminde bulunmuyoruz. "ben boyle iyiyim." diyip yerimizde oturuyoruz. peki ben size sormak istiyorum simdi: oteki turlu iyi olmayacaginizi ya da oteki turlu daha iyi olmayacaginizi nereden biliyorsunuz?

    insanlarin mevcut durumdan mutsuz olup hemen her seyden sikayet edip hicbir sey yapmamalarinin nedeni, baska turlu bir yasami bilmemeleri ve caba harcasalar bile ilk denemede basarisiz olup hemen vazgecmeleri oldugunu dusunuyorum. caba harcamak zor bir sey. yalnizca var olarak bile enerji harcadiginiz su evrende bir seyleri degistirmek ya da bir seyler elde etmek icin bile ne denli enerji harcamaniz gerektigini bir dusunun. tum bunlari gozunuzu korkutmak icin yazmiyorum elbette. hicbir eylemin kolay olmadigini kabullenerek basladim ben. "evet, zorlanacagim. evet, iradem hirpalanacak. evet, canim cikacak." dedim ve tam olarak boyle oldu. kendimde rahatsiz oldugum tum o kotu aliskanliklarimi degistirmek icin ne kadar caba harcadigimi, degismek icin ne denli mucadele verdigimi anlatamam. sabaha kadar oturup tum ogleden sonra yataktan cikmayan ben, morali bozulunca paket paket cikolata yiyen ben, sabahin 6'sinda kalkip kilometrelerce kosabiliyorsam ve agzima tek bir parca bile tatli koymuyorsam bunu herkes yapabilir. "nasil yaparim? yapamam ki?" diye dudak buktugum her eylem icin "bir yolunu bulur ve yaparim. sabir gosterir, caba harcar ve sebat edersem yaparim. yapamayacagim sey yok." diyebiliyorsam, ben degisebiliyorsam herkes degisebilir. degisim yavas gerceklesiyor.

    cok zorlaniyorum. iradem hirpalaniyor. canim cikiyor. oluyor ama. kotu aliskanliklarimi degistirebiliyorum. iyilerini kazaniyorum. yasam tarzimi, yasama bakisimi yeniden kuruyorum. zor ama, mumkun. caba harcayinca her sey mumkun. hicbir caba karsiliksiz kalmiyor.

    kendime soyledigimi size soylemek istiyorum: caba harcadiginiz halde bir degisiklik olmuyorsa, yeterince caba harcamamissiniz demektir. caniniz cikabilir. dayanin. olacak. degisimin ne kadar zor oldugunu kendim deneyimledigim icin iyimserim bu konuda. inaniyorum. yapilabilir. zaman, sabir ve sebat gerekiyor.

    son soz niyetine, surada (bkz: das schloss/@demirten) gordugum ve cok etkilendigim bir tumceyi paylasmak istiyorum:

    "çabanın kendisi bir engeldir, çünkü bireyin ve bağımsız bir varlığın bilinçli ifadesi, uyumun reddidir."