şükela:  tümü | bugün
  • bir hedefe ulaşabilmek için mücadele göstermek. zorluklara katlanmak.
  • (bkz: kasmak) (bkz: uğra$mak)
  • sökük olanlari dikmeye calismak, gormek.
  • (bkz: bos)
  • eylemler üzerinden bakılırsa somutlaştırılması kolay olan, aslında kendisi de eylem olan ama diğerlerinin içine sıkışıp görünür özelliğini kaybendendir.

    düşersin kabullenip kıçını kırıp oturmazsın, bir daha kalkarsın ve yine düşersin ve yine....

    bir de bu arada bir tekmeleyen varsa çabanın önemi artar, kıymete biner.
  • (bkz: aslolan)
  • çukurova yöresinde düğünde verilen para.
    yapılan davullu zurnalı düğünlerde düğüne gelen konuklara düğüne gelir gelmez davul zırna eşliğinde kısa bir müzik çalınır. çabalanan kişi önce ufak bir para atar ki bu çalgıcı esmer vatandaşlarımız içindir.müziğe devam edilir ve konuk , bu sefer evlenen çift için (bazende sünnet edilen çocuk için) düğün hediyesi karşılığı olan parayı verir.parayı alan esmer vatandaş (oeh) bu parayı hemen bu işle görevli düğün sahibinin yakınına verir ve çabalama işlemi böylece sona erer.
  • bu kelime üzerine geniş bir etimolojik tahlil için;
    (bkz: çaba/@ilbertus)
  • götünün yettiği kadar kastırmak benim lügatımda. hayatın da ta kendisi. ıngayla başlar nefes darlığıyla huzura erer. arası hep çaba.
    ben mücadeleden yoruldum, yaşamaktan sıkıldım, amacım kalmadı, oldu, otur şöyle soluklan azcık.
    yokuş aşağı iyi de yukarı çıkana kadar iki dakka ara verelim, olmaz mı? tamam da hayat hep o arada kaçıyor. araya kaçıyor rahatsız ediyor. çabalamak lazım.
    inanmak lazım, örneğin kendin olabilir, sıradan ele bence aile olabilir, bir tanrı olabilir, çok tanrı olabilir, giydiğin kazaktan tut milan baroşa kadar sündür listeyi.
    sanırım bende en çok sevdiğin yön buydu, senin için çabalamam... sanırım bu konuda en başta sana inanıyorum. bir eksiğimiz var, senin kendine inancın. kafadan biri inanmış işte çok zor olmasa gerek. bence daha inandırıcı olmam için daha fazla adam bulmama gerek yok. bu zaten zamanında sana kanıtlanmış.
    zaman, tabii, buyur, yıllar köpeğin, ama insan yalnız olduğunu çok haykırıyorsa yalnızlığı seviyordur da bence. eşortmanların diz yaptığı kadar oturduğun yer de çöktü. bu tarafa doğru gelmek gittikçe zorlaşmıyor mu gözünde?
    soğumasın içindeki kor diye durmak bilmeden çağırıyorum seni, çünkü burada su çok güzel, boy da veriyorum; çekinecek bişey yok. en azından ayaklarını sok.
  • bazen boşa mücadele etmektir çabalamak. boşuna mücadele ettiğinizi bilmenize rağmen şansınızı denersiniz. kararlı bir adamın fikirlerini değiştiremezsiniz. hele kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir adamın ikna edilmesi imkansızdır.