şükela:  tümü | bugün
  • alternatif, leziz yiyecekler için buyrun.
  • cadılar bayramı;
    anglosakson dünyasında ve başlıca batılı ülkelerde " halloween'' olarak adlandırılır.
    bu sözcük all hallow's eve (azizler günü'nün arifesi) kavramından kısaltılarak oluşturulmuştur.
    avrupa'da ki reform hareketlerinden sonra özellikle protestan hristiyanlar arasında cadılar bayramı kutlamaları neredeyse son bulurken, britanya'da seküler bir bayram olarak kutlanmaya devam etmiştir.
    kötü ruhları uzak tutmak, onlara tanınmamak için maskeler takıp kostümler giyilen bu gün, özellikle çocukların bayramı niteliğine dönüşürken günün simgesi gülen bir balkabağıdır.
  • eskiden daha bi güzel kutlanırdı. kabaklar daha organikti, kostümler süperdi. akşam yatarken kıyafetimiz yanımızda sandalyenin üzerinde asılı durur ve heyecandan uyku tutmazdı bizi. artık buda sıradanlaştı hey gidi günler hey.
  • ya ben mi yanlis biliyorum ama bunu sadece cadilar kutlamiyor muydu diye sormak istedigim bayramdir. evet dunyanin en duz adamiyim.

    edit: sagolsun uzman doktor arkadasimiz uzman tv'deki ustalar gibi bilale anlatircasina aciklayip beni aydinlatti, cehaletimle alay etmedi. bu vesileyle ben de hepizin jedaylar, sey pardon cadilar bayramini kutluyorum. aksama sekerinizi almaya gelirim artik :)
  • böyle güzel bayramdir.
  • normal bir kıyafet balosunda ne giyilirse onu giyip cadılar bayramını kutladığını sananların da doğru kutladığı bayramdır. o gün giydiğiniz kostüm/makyaj witch alike ya da scary olmak zorunda değildir. bir figür belirler ve o doğrultuda giyinir, hazırlanırsanız böylesi de gayet makbuldür, pagan dinince caizdir. paganizm insanın içindedir, din tacirliği edenlere itibar etmeyiniz efendim. mesela ben julia roberts'ın pretty woman'daki hali oldum. peruklu, mini etekli, rugan çizmeli hali var ya hani? sonra tabii sağdan soldan ahlaksız teklif yağmaya başladı. umursadım mı? hayır. hayat kadını kılığına girince çok normal böyle şeyler. içten içe demekki gerçekten hayat kadınına benzemeyi başarmışım diye gururlanmadiım değil. ufaktan tırsıyor tabii insan ama halloweende de tırsmak iyidir diye düşünüyorum. seneye de metallica'nın turn the page klibindeki abla olmayı planlıyorum. hani yola çıkıp müşteri bulduğundaki kılığı kıyafeti var ya, ondan işte.
  • türkiyede pek çok heveslilerinin olduğu, ancak kapılarına trick or treat diyen kostümlü çocuklar yerine aşure getiren teyzelerin gelmesinin daha muhtemel olduğu kutlama.
  • özellikle son dönemde ülkemizde de kutlanmaya başlanan fakat çeşitli nedenlerle insanların tepki gösterdiği bayram. bu konu ile ilgili facebook'ta gördüğüm konu hakkındaki bir yazışmayı sözlük formatına göre düzenleyerek paylaşmak istiyorum, konuya ilgisi olanlara faydalı olabilir.

    --- spoiler ---

    bırakın kim neyi kutlamak isterse kutlasın eğlenebilmek güzeldir.

    bu konuyu kültürel deformasyon olarak nitelendirenler var, bu çok değişik bir yaftalama, kolay ve fazlasıyla muhafazakar geliyor bana, bu kapsamdaki pek çok konuyu zenginlik olarak görmek lazım bence, başka biri senin ingilizce attığın mesajı da bu gözle değerlendirebilir, dolayısı ile ben insanların başkaları ile uğraşmak yerine (ortada hukuksal ya da etik olarak bir sorun olmadığı sürece) kendileri ile uğraşmalarının toplumsal açıdan daha büyük bir yarar olduğunu düşünüyorum, sonuçta cadılar bayramını kutlayan kutlasın, kutlu doğum haftasını kutlayan kutlasın, spiderman kostümü giyen çocukla cadılar bayramı partisine giden yetişkin arasında bir fark yok bence.
    anlamak güzel bir kavram, bir toplum içerisindeki bireyler birbirlerini anlamak zorunda değil (hoş anlayabilirlerse daha iyi ama), bunu ön şart olarak diretmek tek taraflı olarak toplum içi çatışmalara zemin hazırlar.

    elin amerikalısının bayramını kutluyorsunuz diyenler var, amerikalısı denilirken 300 milyon kişiden fazla ve dünyanın en kozmopolit eyaletler birliğinden bahsediliyor sanırım, hepsinin görüşünü tek cümlede eritmek mümkün değil, ana başlıkları belirlemek için pek çok araştırma yapılıyor, diğer bir konu mozaik olmak ya da potada erimek; burayı tam olarak anlamadım içinde bulunduğun topluma aykırı bir şey yapmanın nesi kötü? insanlar bu ülkede hep birbiriyle uğraşıyor maalesef, bırakın kim ne istiyorsa yapsın günün sonunda huzur olduğu sürece çatışma olmadığı sürece sıkıntı yok bence.

    bu konuyu çok uzatmak istemiyorum, türkiye'nin kültürü nedir desem, her bölgedeki hatta şehirdeki insanın görüşü farklıdır. bizim kültürümüzde asya, orta doğu, akdeniz, avrupa ve kafkas kültürlerinin etkisi var.

    örneğin amerika'da pek çok ülkenin kültürü var, dolayısı ile hangi ülkede olduğunun bir önemi yok, her ülkede muhafazakarlar, liberaller, sosyalistler, vs vs var ve olacaktır da çünkü insan dil, din, ırk, çevre ve toplum koşulları gereği farklılaşır birbirinden. bu durumda birinin spiderman kostümü giymesinin de yeniçeri kostümü giymesinin de, sigara içmesinin de (bkz: kapalı alanda sigara içerken rte'ye yakalanmak) başka bir kimseye zarar/rahatsızlık vermediği sürece, etik ve hukuk normlarında olduğu sürece bir önemi yoktur. amerika konumuz değil ama burada paylaşılan makale, nerede o eski bayramlar tarzında bir makale dolayısı ile bu tarz bir makaleyi de insanların yazmasında bir sıkıntı yok. amacım özellikle sizin gibi genç arkadaşlarda keskin çizgiler yerine "ne olursan ol gel" kültürü olmasını sağlamak, nefret söylemlerini ve toplum içi çatışmaları azaltmak. bir de bu açıdan bakın diyebilmek. yoksa rahatsız olmak sizin de hakkınız ama kimseye zarar vermeyen bir eğlenceden rahatsız olmayın. toplum olarak her şeyden herkesten rahatsız olur olduk, kendimizden çok başkasına odaklanır olduk. olmayalım, kabul edelim, anlamasak da sevelim, eleştirmeyelim derim

    bu nedenle bırakın eğlensinler insanlar, birileri size nasıl eğlenebileceğinizi, nasıl eğlenemeyeceğinizi, evde nasıl giyinmeniz gerektiğini, ne yemeniz ne içmeniz gerektiğini dayatamasın, bu bir sosyal refleks olsun, insanlar arasındaki engelleri kaldırın toplumsal olarak eksik olan huzurumuzu tekrar bulalım, gerisi hikaye.

    kültürel değer üzerine argümanlar sunmaya devam ediyorsunuz, sanırım buradaki "kültürel değer" noktasında anlaşamadık. cadılar bayramının bu ülkede kutlanıyor olmasının sebebi yine dolaylı olarak amerikanın üretkenliği ile ilgilidir, sen yılda 20 hollywood filmi izlersen, 20 amerikan dizisi takip edersen, tartışmanı facebook üzerinden yapar, aramanı google üzerinden yaparsan, kültür emperyalizmine dur diyemezsin. ama etkilenme olmasın diye bunları da yasaklayamazsın, dolayısı ile insanlar neden etkileniyorlar demek sonuçlara bakamadığın sürece çok havada kalıyor. benzer bir durumu orta doğu seyahatlerimde gördüm (not: ciddi anlamda ne kadar çok seyahat yapmış olduğumu beni tanıyanlar sana anlatabilir, bu nedenle tüm kültürel kavramların altındaki insanı anlamak ve kabul etmek konusunda pek çok deneyimim var) türk dizilerini izleyenler (asmalı konak, gümüş, asi, aşkı memnu vs vs) bizim kültürümüzden parçaları günlük hayatlarına koyuyorlar. dolayısı ile insanlar iletişim olduğu sürece etkilenir, bu da çok doğaldır, engellemeye çalışmak sadece çatışma üretir, huzur vermez.

    "kültürel değer" konusu açılınca ilkokulda bir öğretmenimin sorusu refleks olarak aklıma geliyor, soru: "kültürsüz bir toplum var mıdır?" cevabı ise çok kolay, "kültürsüz bir toplum yoktur" dolayısı ile kültürel anlamda hiçbir zaman bir erozyon olmaz, değişim olur, 15 yıl önceki dünya ile şimdiki ya da 15 yıl sonraki dünya, 10 yıl önceki türkiye ile şimdiki ya da 10 yıl sonraki türkiye kültürel anlamında çok farklı olacaktır ama hiçbiri birbirinden aşağı ya da üstün olmayacaktır.

    değişimden ve insanlardan korkmayın çok fazla, zira değişmeyen tek şey değişimdir lafı boşuna klişe olmadı.
    --- spoiler ---
  • ya amk o beyaz çarşafları ortasından delerek göz yapıp hayalet kılığına giriyonuz diye anneleriniz kızmıyo mu size amerikan çocukları