şükela:  tümü | bugün
  • fr; sütlü kahve. norofibromatozisadlı hastalıkta ciltte görülen sütlü kahve renginde,deriden kabarık olmayan lekelere verilen ad.
  • peki ama miamide icinde nasil 35 kisinin birarada zevk sefa icinde yemek yedigini anlayamadiginiz minik kuba lokallerinde olsun, en avrupaisinden south beach kafelerinde olsun, garsonu cagirip cafe au lait ismarlarsaniz yolda inek gormus gibi bakacaktir garson size....evet efendim, guney amerika zenginlerinin ve hatta zaman zaman entelektuellerinin ikinci adresi olan bu sehirdeki ispanyol ruhunu yakalayip sutlu kahvenizi mis gibi icebilmek icin, azicigindan ispanyolca gerekiyor, gururlarini kirmayalim, adamlarin empanadas kadar kulturlerinin demirbasi bildikleri sutlu kahvelerine kafeole demiyelim: cafe con lechedir ve oyle kalacaktir onun adi miamide , yasasin ayni ulke icinde pek fazla dillilik, yasasin bir barda oturup cafe con leche yi telafuz etmek icin miamiden uzaga gitmemek zorunda olmak.
  • bilinenin* aksine, mathieu kassovitz in ilk filmi. 1993 yapimi. metisse adiyla da karsiniza cikmasi olasi.
  • menude ismi gorulup istenir.garson kiz 'bunun ne oldugunu biliyorsunuz degil mi?' diye sorar.siz de 'elbette' dersiniz***.vazo olabilecek buyuklukteki bir bardakta sutlu kahveniz gelir.sok olursunuz.garson ablaya ayip olmasin diye hepsini icersiniz.boylece bir haftalik kafein ihtiyacinizi karsilamis olursunuz.
  • berlin'in mensuur mekani cafe kranzler'e giderseniz "bana bi cafe au lait yavrucum" dememeli, aksine (?) "milchkaffee alicaktim ama?" diye vermelisiniz siparisinizi.
  • süper bi söylenişe sahip kahvemsidir. insanın diline dolanıverir, bütün gün "kafe o lee, kafe o lee" diye dolaşırsınız ortalıkta....
  • ara kafe'de orta boy saksı içerisinde ikram edilen kahvedir. yanında iki adet de plastik bardak isterseniz, üç arkadaş kardeş kaderş içebiliyorsunuz, yoksa iç iç bitmiyor. hadi içtiniz diyelim yolda izde tuvalet ihtiyacı olarak fena sıkıştırıyor meret.
  • nörofibromatozis tip 1'in karakteristik deri bulgusu. bu gün halımda benzeri oluşunca neden bu adı verdiklerini anladım.
  • pendik marina'daki kahve dünyası çalışanlarınca kafelayt diye adlandırılan içecek. kafeole dedikçe yok öyle bişi diye diretiyorlar, ısrarcı olmadan menüden göstererek istemek en iyisi.
  • fransa'da ve isviçre'de bunun ekürisi croissant'dur..

    çay ve simit gibi, köfte ekmek gibi, kurufasülye pilav gibi, karnıyarık pilav gibi, sucuk ve yumurta gibi, rakı balık gibi, nutella ve kaşık gibi.. böyle gider bu..