şükela:  tümü | bugün
  • tarih itibariyle açılmasına 20 günden az kalan ve konsept olarak dünya kültürlerini seçen eskişehir'deki en yeni mekan.
  • özellikle terası saatlerce oturulabilecek kadar güzel olan mekan. gerçi artık fazla kalabalık oluyor. müzikler de iyi, şahsen ben hiç öyle abuk bir şeye denk gelmedim. elemanları güler yüzlü. bir de az evvel 1 liraya kahvaltı ettim, ondan bu kadar mutluyum galiba.
  • 4 liraya sokak cafe'de sınırsız mısır eşliğinde bira içmek varken tercih edilmesinin tek bir nedeni var sanırım, isminin varuna olması. malum, eskişehir'de ismi varuna olan bir mekan varsa, orası her zaman doludur.
  • eskişehir gibi deniz olmayan bir memlekette olmama rağmen , özellikle bar kısmında otururken kendimi deniz kenarındaymış gibi hissetmemi sağlayan kafe. ki burda teras kısmından bahsediyorum . devamlı reggea çalıyorlar orası ayrı . evet bunda da farklı bir tadı var ama mesela bugün yağmura yakalandığımızda "singin' in the rain " çalabilirlerdi , süper olurdu . çalışanlar arasında bir arkadaş ortamı var o yüzden iş sırasında da sizinle çok laubali olabiliyorlar . bu sizi rahatsız etmeyebilir tabi ama beni ediyor . yemeklerde geç gelmese şu anda eskişehir de en gidilesi yer .
  • uçan fiyatları ve artan ilgisizlikle kısa zamanda başlardaki imajından uzaklaşan mekan. zaten varunalarda adet oldu, millet alıştıktan sonra fiyatları abartmak. tamam müzik, ortam güzel de bu fiyatlar o gezgin ruh haline hiç de uymuyor.
  • bir kere tuvaletlerinde pisuvarları birbirinden ayıran bölmeler olmadığı için gayet tiksindirici olan "rahatlağında bir sınırı var" dedirten mekan...

    kız arkadaşlarınızla topluca gittiğinizde on numarasınız kralsınız, ama şöyle barda yada kıyıda köşede muhabbete erkek arkadaşlarla gittiğiniz de hizmetin sıfır olduğu yer... ayrıca çalışanlar bir garip zaten, kimisi "tamam, hemen getiriyorum, size hemen bi yer ayarlicam" vs türünden konuşurken, kimisi hiç sallamıyo bile... örneğin; ben egomu tavana dayadım, sen kimsinde ilgileneyim, senin gibi müşteriyle işim olmaz, benim tarzım değil senin gibilerle ilgilenmek (hey meen kam ooonn kafam tüttü çok mariuhana içmişim) türünden anlayışa sahip bakışlar atanlarıda var... o zaman orada ne işin var, madem o kadar über bi insansın...

    fiyatlara gelince çok daha ucuza çok daha anlayışlı davranan yerlere gidilebilir tabi o başka bir konu ama müzik ambiyans denildiğinde varunaların herbirinin yeri ayrı

    kitleyi sabitledikten sonra fiyatlarıda kitledikleri sonuna kadar doğru bir başka konu (5-6 sene öncesinde böyle miydi 1 tane varuna vardı herkesin bilmediği gidip görmediği orda bir köy var uzakta olan bir varuna... doyurmayacaksın bu kural böyle işte işletmeyi doyurmayacaksın ki her daim hizmet alasın... yoksa adam açar bi varuna daha 5 tane 6 tane devreder her daim bulabileceği öğrenci işçilerine sonra çek git bebeğim uzaklaraaaaa çek giiiittt, bavulunu topla bebeğimmm çeeek gitttt...)

    edit: bi de terasta mevlananın "ne olursan ol gel" (gerçi murat bardakçıya göre söz mevlanaya ait değil) sözünün bulunduğu dizeler var, çok hoş durduğunu sanmıyorum, çünkü ruhani bir çağrıyı, insanın maneviyatına hitap eden bir çağrıyı bu şekilde sergilemek bence çok hoş değil, dinci miyim, bu konulara özel bir takıntım var mı hayır yok, olsaydı zaten niye içki içmeye gideyim dimi yani ama hoş bulmadım, gereksiz. ayrıca terasın tamamı film afişleriyle falan doluyken gidip öyle bir söz koymak yerine yine bi başka film afişi vs. koy ne o öyle ben herşeyi harikulade bilirim yeri geldi mi mevlanada bilirim, yeri geldi mi tüm filmleri izlemişimdir. mükemmel kültürlüyüm anlayışı mı var nedir her şeyi tek seferde gösterme isteği, gayreti, çabası...
  • bir ankaralı olarak gayet de beğendiğim kafe. özellikle bol oyun çeşidi olması ve dekorları çok hoş. ayrıca çerçevesiz gözlüklü, burnunda hızması olan taş ötesi bir garsonu vardır ve itiraf ediyorum çakmağım olmasına rağmen o garsondan ateş istedim gerçi o gülüş için az bile! * * *
  • mevlana'dan brecht'e bir çok söz var 4 mekanında. küba'ya selam yollamalar falan ayrıca... böyle bir ne bileyim görmemişliğin duyarlılığı, böyle bir entelliğe övgü konsepti falan... bayraklar, afişler, posterler...

    bi de ben başta severdim gezgin'i falan. ama git gide her bir ayrıntısından nefret eder oldum. hani bir ilişkide çok sevdiğin ayrıntılar bir süre sonra en nefret ettiğin şeye dönüşür ya aynen öyle. yok hayır, o kadar da bağlanmamıştım varuna'ya, severdim sadece. ama ne bileyim, o kadar çiğleşti, o kadar yapaylaştı ki, dayanamıyorum be halil!

    yapmayın öyle, çok eğlenen, çok bilen ve çok kahkaha atan insanlarmış gibi. yemiyorlar. yemezler. insanlar biliyor.
    lan o değil de, varuna gibi mekanlar bende hep böyle kahkaha atıp geyik yapan insan imgesi yaratıyor. hakaten iğrençmiş.

    işte neyse, bu imgenin ortaya çıkmasında en büyük rolü oynayan mekan budur. bu açıldı, ondan sonra kayboldu o samimiyet bende. ve bence birçok kişide... ve en olmamış mekanıdır bence varuna'nın. üzüldüm yani.

    değişin tez vakitte.
  • eskişehir'i işgal eden, enternasyonel konseptli, binominal isim ritmine sahip, yarım entellektüel yuvası, converse giyen genç turkcell'li stereotipi dostu, içi geçmiş alternatifsiz, alternatif türk gençliğinin bildiğiniz bütün özelliklerini toplamış, timsali olmuş varuna türünün, eskişehir'deki dördüncü örneği ve konunun alkollü ayağının ikinci halkası.

    bıktık ulan, bir de böyle iki üç erasmuscu (ve yahut turist) ile fotoğraflarını çektirip koymuşlar falan. amma ezikmişsiniz arkadaş (gerçi o foto olayı gezgin son adlı şubesinde).
    ayrıca hollanda gecesinde bob marley çalan mekandır. manalı aslında.
  • eskişehir de doktorlar donas'ın karşısında eski ticaret lisesi mezunları lokalinin yerine açılan mekan. tasarımı tek kelime ile mükemmel denebilir. elemanları çook sempatiktir. çoğu zaman yer bulmakta zorlanabilirsiniz. kesinlike memnun kalacağınızı garanti edebilirim. yanlız fiyatlar üç beş pahalıdır ama değerdir.