şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: cafer sadık)

    caferiler öğle ile ikindi ve akşam ile yatsı namazlarını birleştirerek* günde üç kere namaz kılarlar, ancak kıldıkları namaz beş vakittir. bu uygulama cemaat ile yapılır, tek başına namaz kılanların yine sünnilerde olduğu gibi beş vakit namazı beş kerede kılmaları esastır. namazda secde ederken alnın geleceği yere taş veya topraktan imal edilmiş bir cisim konulur. bunun sebebi hz. muhammed ve çevresindekilerin namazı hep taş, toprak, hasır, odun gibi giysi olamayacak nesneler üzerinde kıldığından; halı, kilim gibi nesneler üzerinde secde edilmesinin yanlış olduğu yönündeki görüşleridir. sünnilerin cahil kesimi bunu "caferiler puta tapıyor" diye algılayıp yorumlarlar.

    caferilerin esasında sünni mezheplerle pek çok ortak yönü vardır. ancak imamlık (din önderliği), sahabeler hakkındaki görüşler, muta nikahı gibi konularda sünnilikten oldukça farklı yorumlar ortaya konmuş durumdadır.

    caferilik iran, ırak, bahreyn ve azerbaycan'daki baskın islam mezhebi olup, türkiye'de kars, ardahan, ığdır civarında az miktarda caferi yaşamaktadır. tüm türkiye'deki caferi camilerinin sayısı 300 civarındadır. caferi kaynaklar ayrıca caferilerin nüfusunun 3 milyona kadar çıktığını öne sürmekteler. bunun dışında pakistan, suudi arabistan, kuveyt, afganistan, lübnan ve suriye'de de önemli miktarda caferi nüfus vardır.

    caferi inancına göre hak mezhep caferiliktir. ehli sünnet mezhepleri ile şiilikten zeydilik de müslüman kabul edilir.
  • türkiye'deki tüm yurttaşları sünni-hanefi zanneden ve de yolu asla kars'a düşmeyen istanbul sakinlerinin, bir aşure günü (muharrem 10) halkalı'ya yöneldiklerinde tanışabilecekleri cemaat.
  • ığdır müftüsüne göre devlet ve millet bütünlüğümüze olumsuz zemin oluşturabilecek insan topluluğuymuş.

    ben de tam "ulan yine birileri bizi bölme çabası içerisinde galiba" diye pimpirikleniyordum ki ığdır müftüsü olaya el atmış. *
  • hak mezheptir. caferilik nedir? nasıl anlarsınız,imam cafer (k.s) neyi öğütlemiştir, bu tartışıla geliyor zaten. amma ehli beytin yolundan giden, imam cafer'in ismini duyunca içi titreyen gözü yaşlı bir adamı sapıklıkla suçlayıp, kadın satıcı sözde selefi teröristlerle aynı kefeye koymak, hastalıktır.

    bende-i al-i abayım ehl-i beytin kemteri
    sevmezem al-i yezidi caferiyem caferi

    demiş, sultan seyyid nizamoğlu
  • caferilik mezhebine mensup kişi. kerbela'yı anmak için sırtına zincir vuranlar bu mezhebe dahildir.

    fakat anladığım kadarıyla sırta zincir vurma olayı bir inanç esasından ziyade gelenekmiş. son yıllarda bu gelenek yerini kızılay'a kan bağışlamaya bırakmaya başlamış.
  • (bkz: caferiye)
  • divan şairi bali çelebi'nin mahlası.
  • hz ali taraftarlarıdır kaba bir tabirle. allah'ı kur'an'ı ve efendimizi reddetmezler. namaz kılınışında farklılara sahiptir. mesela secdede bir kerbela toprağına başını koyarlar.
    kılınış şekli azıcık farklı gibi.
    niyet sübhaneke ve fatihanın ardından zamm-ı sure okurlar. erkekleri sabah, akşam ve yatsı namazlarında birinci ve ikinci rekatta fatiha ve sureyi sesli okumalıdır. öğle ve ikindideyse sessiz okumalıdır. kadınlar sesli okunan yerleri de sessiz okuyabilir.

    birinci ve ikinci rekatta fatiha yerine tesbihatı erbaa da okunabilir. rükuda;
    kıraattan sonra insanın, elleri diz kapaklarına değecek kadar eğilmesi ve en az bir defa:
    “subhane rebbiyel ‘ezîmi ve bi-hemdih” ya da "sübhanallah" demesi gerekir.

    tesbihat-ı erbaa ise;
    subhanellahi ve'l-hemdu lillahi ve la ilâhe illellahu vellahu ekber: yüce allah, pak ve münezzehtir. hamd ve senâ o'na mahsustur. bir tek olan allah'tan başka kulluğa layık ilâh yoktur. o, vasfedenlerin vasfından yücedir.

    secde de ise baş taş, çakıl, toprak gibi şeyler olabilir ya da yerden biten yenmek ya da giymekte kullanılmayan bitkiler de olabilir.

    günlük namazların ikinci rekatında fatiha ve kur’an surelerinden herhangi biri tam olarak okunduktan sonra rükûya gidilmeden önce ellerin yüz hizasına kaldırılması, avuçların göğe doğru açılarak yanyana tutulup dua edilmesi müstehaptır; bu amelin adına “kunut” denir. kunutta baş parmak dışındaki parmakların birbirine bitiştirilmesi ve avuçların içine bakılması müstehaptır.

    kunutta rabbe atina da okunabilir ya da başka bir dua filan da olur arapça olmak zorunluluğu da yoktur. ayrıca kunut cemaat haricinde sesli de okunursa müstehaptır. kunutu okumadan ruküya gidilirse unutarak ruküdan sonra da okuyabilir.

    namazın ikinci ve son rek’atında iki secdeden sonra kıbleye doğru oturularak teşehhüt okunur:
    – eşhedu en lâ ilâhe illellâhu vehdehu lâ şerîke leh
    – ve eşhedu enne muhemmeden ‘ebduhu ve resûluh
    – ellahumme selli ‘ela muhemmedin ve âl-i muhemmed
    anlamı:
    – şehadet ederim ki, allah’tan başka kulluğa layık bir ilâh yoktur. o, tektir ve ortağı yoktur.
    – şehadet ederim ki, hz. muhammed (allah ona ve ehlibeyti’ne rahmet etsin) o’nun kulu ve elçisidir.
    – allah’ım! hz. muhammed ve ehlibeyti’ne rahmet et.

    şeklindedir. hak mezhep arasında yer almaz ve şianın bir kolu olarak anılır.
  • çok sonraları öğrendim ki, anneannemin caferi olduğu. ergenlik dönemecindeki hallerde anneannemi kaybettiğimde, o zamanlar tabii bilmiyordum, mezhebin ne olduğundan haberdar değildim.
    açıklamasıyla bile bir şey kavramayacaklara, (kin saçarak dinsellikten bir haber dahası dinsel veçheleri değilde); din kisvesi adı altında lanetlenmesi gerekenler -salyalarını kusa kusa, tam bir zehir makinesi gibi zehirleyenleri var siz düşünün derim!

    dolayısıyla, konuya dönecek olursam merhume namaz bitiminde ve başlangıcında (hatırladığım kadarıyla) 12 imamı sayardı... çünkü (bkz: sarıkamış) doğumlu olduğundan malum (bkz: kars) >> #3968965 << dolayları orada bulunan etnisitenin getirdiği bir dini vecibeymiş.
  • caferilik, hz. imam cafer sadık (a.s)'ın mezhebine mensup olmak demek olup, hz. resulullah (s.a.a)'dan sonra islam camiasının önderliğinin ilki hz. ali olan on iki imama ait olduğuna inanan ehl-i beyt mektebinin ortak ismidir. bu mektebe aynı zamanda isnaaşeriyye, imamiyye ve şiilik de denmektedir. ancak bu mektep, türkiye'mizde daha çok şiilik isimiyle tanınırken; iran, ırak, azerbaycan, lübnan, bahreyn, suriye, afganistan, arabistan, pakistan bengladeş ve hindistan gibi, aynı inancı paylaşan ehl-i beyt dostlarının yoğun olduğu ülkelerde şiilik ve caferilik isimleriyle meşhur olmuştur.
    burada şunu da vurgulamalıyız ki, bu mektebe caferi mezhebi denilirken, onun da islam camiası içerisinde ortaya çıkan hanefi, şafii, maliki, hambeli zahiri, sevri ve diğer islami mezhepler türünden bir mezhep olduğu anlaşılmamalıdır. çünkü mezhep, belli bir ilmi kariyer ve şartlara haiz olarak içtihat derecesine ulaşan bir âlimin, islam dini üzerinde ortaya koyduğu yorum ve fetvalar mecmuasına denir. oysa bu mektep, kendisini müntesip kıldığı imam-ı cafer sadık ve diğer imamları müçtehit olarak kabul etmiyor. aksine; imamların allah teala'nın emri ve hz. resulullah'ın açıklaması ile tayin edilen birer ilahi hüccet olduklarına inanır. dolayısıyla da imam cafer sadık da dâhil olmak üzere, on iki imamın din konusunda yaptıkları açıklamaların, onların kendi içtihatları sonucu vardıkları şahsi fetva ve yorumları değil de, bizzat allah teala'nın resul-ü ekrem'e indirdiği dini öğretinin özü olduğuna inanır.