şükela:  tümü | bugün
  • yalnizliktir. kalabaligin icinde hissettigimiz derin yalnizliktir.
  • --- spoiler ---

    insanlar sorunlarının ; bunalım ya da uykusuzluk , evlilikteki , işlerindeki sorunlar olmadığını anlayamıyorlar . bu çeşitli yakınmalar aslında şöyle ya da böyle belirli bir güçlükten sızlanan çeşitli kimselerin kültürümüzün izin verdiği oranda açıklayabildikleri çok daha derinde yatan bir şeyin bilinçlerine ulaşabilen dış görüntüleridir. yakınmaların gerçek ortak nedeni, insanın kendinden, çevresindeki insanlardan ve doğadan yabancılaşmasıdır : hayatın parmaklarının arasından kum gibi akıp gitmekte olduğunun; yaşamadan ölüp gideceğinin, bolluk içinde yaşanan hayatın bile sevinçten, kıvançtan yoksun olduğunun farkına varmış olmasıdır.
    --- spoiler ---

    erich fromm - psikanaliz ve zen budizm
  • kendini özel sanmak veya kendini özel sanmamak.

    doğrusu, kendini özel sanmak; ama özel olmadığını fark etmek. özel ve güzel olmak için çaba göstermek. ne var ki bu çabanın, i-phone'den, note bilmem kaçtan ve başkalarına ait sözleri paylaşmaktan/yazmaktan öteye gidememesi. daha olmadı nefretin anlamını bilmeden nefret etmeye 'çalışmak'.

    sosyal platformlar, nefreti küfürler yoluyla dile getirmeye çalıştı. oysa bu nefret değil, yalnızca bir terbiyesizlik ve ağzı bozukluktu.

    modern insan, tam ve gerçek bir aptaldır. eski insanlar, insanın yararına olan bazı gerçekleri yerli yerine oturtabilmek için yüzyıllar harcadı. modern insan geldi ve bir tilkinin kuyruğuna takılmışçasına kendisine 'benimsetilenleri' farklı, özel ve güzel olmak adına benimsemeye çalıştı. sonunda, tabi ki benimseyemedi. benimsese bile, pek çok kişinin de benimsediğini gördü. modern zaman ise modern(?) insanın bu ihtiyacını pek güzel kullandı. modern insanın kendi fikri ve üretimi yoktu. o yalnızca tüketen ve tüketirken kendini de tüketmekte olduğunu bilmeyen biri.

    böylece modern insan, acılarını dindirmek için para harcamaya başladı. kadınlar, daha güzel olmak için para harcadı. erkekler de hem yakışıklı görünmek hem de kadınlar için para harcadı; çünkü kimse özel değildi. reklamlar, diziler, filmler ve hatta bazı filmler insanlara özel olduğu fikrini aşılayıp durdu. güzel bir kadın ve erkek vücudu daima övüldü. bu çağda, et pazarlaması çok iyi yapıldı. o zaman insanlar bildikleri değil, bilmedikleri aşkları için çaba göstermeye başladı. estetik ameliyatlar, kadınları ve erkekleri avladı. erkekler burun ameliyatı olurken, kadınlar büyük memeler veya çıkık popolar için bile ameliyat oluyordu. erkekler kaş almaya, tayt benzeri dar pantolonlar giymeye başladı. dizi aktörlerinin dudaklarında, güya doğal bir dudağın pembesi veya kızılı gibi olan rujlar belirmeye başladı ve bu da erkeklerin bilinçaltına, nasıl daha yakışıklı görünebilecekleri mesajını veriyordu. tabi, sonuçta erkeğe de ruj satmak olur ya da olmaz, satılırsa da büyük bir reklam/pazarlama başarısı demektir. kaşların alınmasını, burun ameliyatlarını sağladılar ya, zamanla da olsa ruj neden olmasın? hazırlık...

    aşk yerine şehvet getirildi. işte, modern insanın akıl almaz derecede aptal olduğu bu noktada ortaya çıktı. yani, bütün o alınan i-phone'ler, note'ler, giyilen daracık pantolonlar, alınan kaşlar, takılan lensler, kocaman hale getirilen memeler, geçirilen estetik ameliyatlar, alınan evler, arabalar... televizyonda aptalca, evi arabası olmayanla evlenmeyeceğini belirten harcadığı paraya rağmen yine de güzel olamayan kadınlar(ya da cast)... sosyal platformlarda ise sırf küfür etmek gibi bir salaklık için, ayda en az 80-100 lira internet aboneliği ücreti ödeyenler. ünlü yazarların kitaplarındaki sözlerden başka bir şey yazamayanlar, üretemeyenler ve hatta bunları kendi düşünceleri gibi satanlar böyle ortaya çıktı. bu güruhun trajedisi şuydu ki aşk için değil, yalnızca şehvet için böyleydi. bütün bu paraları harcıyordu ve işin daha da trajik yanı, aşk için para harcamak ve aşk uğruna güzelleşmek istese bile elde edip edebileceği yegâne şey seks oluyordu, çoğu zaman seks bile olmuyordu.

    o zaman da nefretin dozu artıyor. erkekler, onca uğraşlarına rağmen kadınları elde edemiyor. kadınlar da onca uğraşlarına rağmen seks dışında tercih edilmiyor. bu da tek bir anlama geliyor: kimse âşık olacak veya olunacak kadar güzel ve özel değil. çağın insanı acı çekiyor; çünkü güzel veya özel değil, bu uğurda harcadığı para da işe yaramıyor. öyleyse ne anlamı var? herkesle 'aynı' olacaksa? yine de bu girdaptan kurtulamıyor. gittikçe batıyor.

    sonunda hiç kimse, kendi özel ve güzel yanlarını keşfedemiyor; çünkü çoktan 'aynı'laştırılmış. eh, bence aldatmak, kadın için bile normal sayılırken bu pisliklerin düşünülmesi gerekirdi. insanın neyi savunduğuna dikkat etmesi gerekirdi. sonunda insanı paçavra haline getiren faydasız düşüncelerden, kadınların olduğu kadar erkeklerin de nasibini alması kaçınılmazdır. denge, tek taraflı bozulmaz. siz afrika'nın ilkel kabilelerinden çıkma tamtam müzikleri çalarsanız, ilkelliği modernlik diye benimser iseniz karşınızdakinin vals yapmasını beklememelisiniz.

    güzel ve özel olmak işte, herkesin benimsediğini benimsemek değildir. kendini bağımsız olarak keşfetmektir. etki altında kalmamaktır.

    çağın hastalığı, bütün insanların 'aynı' olmasıdır. neyse ki kurtarılmış veya kendini kurtaran bir azınlık var.
  • (bkz: nomofobi)
  • - ilgi manyaklığı
    - gösteriş merakı
    - fanatizm *
  • (bkz: dinlememek) kimse kimseyi dinlemiyor.

    yargılıyor, bağırıyor, çağırıyor, önceden tahmin ediyor ya da aklımızdakilerle meşgulken dinliyor numarası yapıyoruz.

    birbirimizi dinlemeden, karşılıklı taleplerimizi bilmeden, dertlerimizi öğrenmeden yaşayıp gidiyoruz. yaşamak buysa...
  • (bkz: kariyer)

    fyi
  • herkes en doğru, herkes hep en çok haklı..
    herkes en çok biliyor,
    "bilmiyorum" dağlar ardına saklı
    çok yavşaksınız lan orospu çocukları