şükela:  tümü | bugün
  • bir yaşar kemal romanı,aynı zamanda türküsü de şöyledir:

    izmirin kavakları
    dökülür yaprakları
    bize de derler çakıcı
    yıkarız konakları

    selvim senden uzun yok
    yaprağında gözüm yok
    gamalı da zeybek vurulmuş
    çakıcı'ya sözüm yok
  • bir yasar kemal asigi olarak kucukken cakircali efeyi tanimami saglayan kitaptir.. kendisinin gercek bir hayat kesitine ve bu kadar surukleyici bir romana ragmen neden 200 sayfa civari yazdigini uzun zaman dusunup durmus, sebep bulamamistim.. zira istese bu adami cok uzadiya yazabilir, diger seri kitaplarina bakildiginda gorulen 50 sayfaya yaklasik girizgah betimlemelerini bu kitap icin de yazabilirdi.. cunku kendisinin soyledigi, tam olarak hatirlayamadigim bir cumlede yazdigi eserlerde istedigi kadar detayli bir betimleme yapip once kendisini o romana tam anlamiyla sokamiyorsa yirtip atarmis ne kadar yazmis olursa olsun.. ancak bu kitapta oyle bir durum sozkonusu degildi, yani elbette ki yeterli giristeki anlatimi ancak kisa olmasi kafamda soru isareti birakmisti..

    gittim, sordum yillar evvel. bana cakircali efeyle ilgili olarak konuyu cok uzatmak istemedigini, saygi duydugunu, ilave edecegi her cumlenin, her kelimenin onun buyusunu bozabilecegini soylemisti. elbette yine hakliydi yasar kemal. cunku bu kitap bu haliyle bile yeteri kadar vurucu olabiliyor.hatta cocuklugumda herkes action mandi, supermandi diye gezinirken beni cakircali efe olmaya zorluyordu.. *
  • ankara devlet opera ve balesi'nce bu akşam opera sahnesinde temsil edilecek olan 2 perdelik dans tiyatrosu.

    çakırcalı'yı öldüren müfrezenin kumandanı albay rüştü kobaş'la yapılan bir röportajın ışığında izleyeceğiniz eserde, çakırcalı mehmet efe'nin çocukluğundan, ölümüne uzanan kesitler yer almaktadır.

    1.perde

    1872 yılında ödemiş'in, ayasuluğ köyü'nde dünyaya gelen çakırcalı mehmet efe'nin annesi hatice, babası ise eski zeybeklerden çakırcalı ahmet efe'dir. mehmet, henüz 11 yaşında iken babası, zaptiye çavuşu hasan çavuş tarafından öldürülür. tütün kaçakçılığı yaparak yaşamını sürdüren çakırcalı'nın bu işte en büyük yardımcısı hacı eşkıya olur. bir zaman sonra hacı eşkıya, geçmişte kendisini terk edip başka bir gençle kaçan karısını ve aşığını çakırcalı'ya öldürtür. kısa bir süre sonra da, hasan çavuş tarafından yakalanarak hapse atılan çakırcalı, mahkemede delil yetersizliğinden beraat eder. çakırcalı, varlıklı kişilerden aldığı paraları yoksullara dağıtır. köprü, çeşme gibi yararlı işler yaparak halkın gözünde yücelir. hasan çavuş ile mülazım hüsnü efendi'yi bir pusuda öldüren çakırcalı, halka karşı acımasızlık yapan ve yönetime çalışan birtakım türk, rum ve arnavut çetelerine karşı da büyük mücadeleler verir. çakırcalı ilk karısı iraz, efe için çok değerlidir, ancak iraz'ı çok sevmesine rağmen, düze indiği bir sıra, fatma'ya aşık olmuş, fakat evlenme isteğini bir türlü iraza söyleyememiştir. bu durumdan haberi olan iraz ise, kadınlık gururunu bir kenara bırakıp, efesinin şerefi için fatma'yla evlenmesine razı olur, hatta kızını çakırcalı'ya vermek istemeyen fatma'nın babasını silah zoruyla bu evliliğe ikna etmiştir.

    2. perde

    ünü avrupa'ya yayılan çakırcalı hakkında gazetelerde dizi dizi yazılar çıkar. çakırcalı mehmet efe ile baş edemeyen osmanlı kendisine çok defalar af çıkartır. ancak mehmet efe, her seferinde dağa çıkmak zorunda kalır.. genellikle çok az kişilik ekiplerle çatışmalara girmiş olan çakırcalı, bir çok takipçinin peşine takılmasıyla, mücadelesini, muavin çeteler kurarak sürdürmüştür. çetesinde yer alan bir çok kızanına her zaman sahip çıkmış olan çakırcalı, jandarmalar tarafından yakalanmış olan kara ali ve çetesini, yaralı olarak yattığı bir zamanda, kendisine haberi verilmediği için asılmaktan kurtaramamış, bu nedenle kendini ve haber vermeyen kızanlarını, bu konuda hiç affetmemiştir. değer yargıları, savaş taktikleri ve bir çok insanı özelliğiyle, diğer efelerden ayrı tutulan çakırcalı efe, 1912 yılında, nazilli yakınlarındaki karıncalı dağ mevkisinde yönetim güçlerince girdiği bir çatışma sonucu, kafası ve elleri kesilmiş, göğsünün derisi yüzülmüş bir halde bulunur. bu durumun, öldükten sonra tanınmamak için, efe'nin kendi istediği doğrultusunda, kızanları tarafından gerçekleştirildiği söylenir.. çakırcalı mehmet efe'nin ölümü, halk arasında büyük üzüntü yaratmış ve çakırcalı'ya ağıtlar yakılmıştır. ödemişli olan çakırcalı mehmed efe, bugün izmir'in kavakları olarak bildiğimiz, aslı ödemişin kavakları olan türkünün de ilham kaynağı olmuştur.

    https://secure.dobgm.gov.tr/….asp?eserkodu=95&bsz=1
  • debreliden* geçsen çakırcalıdan geçemezsin sözündeki iki kahramandan biri..
  • yaşar kemal'in kaleme aldığı yaşam öyküsü var elimde."çakırcalı memed efe" ,babası çakırcalı ahmed efe'nin osmanlı tarafından kandırılarak öldürülmesinden sonra gelişen olaylarla kendisini de aynı onun gibi eşkıya olarak dağlarda buluyor. bu ona mutluluk vermiyor esasen, istediği bu değil. aslen dağlarda değil, düzde, huzurlu ve silahsız bir yaşam sürmeyi özleyen, duygusal ve naif bir eşkıya bu... yaşar kemal'in yazdıkları incelenirse, aslında kendi güvenliğine kastetmeyene,haketmeyene, iyiye asla zarar vermeyen, halkın sevgilisi bir profil çiziyor. halk tarafından bu denli sevilmesi, korunması da, gerek osmanlı, gerekse diğer eşkıyalar tarafından peşinde olunmasının baş nedeni aslına bakılacak olursa.sonu mu? babasınınki gibi...
  • hepi topu iki entry var ankara devlet opera ve balesi'nin sahnelediği versiyon ile ilgili, bunların biri de ben yazamadan düşündüklerimin yarısını tam olarak aklımdan geçen kelimelerle özetlemiş: (bkz: ortaokul müsameresi)
    ama müsamereden bağımsız olarak parlayan biri vardı ki, o da çakırcalı efeydi (bkz: emre onuk).

    edit: kendisine talip olduğumu belirtmiştim ama boş bkz'ımı doldurmak için biyografisini aradığımda evli olduğunu öğrendim. talebimi geri çekerek sevgilerimi yollamakla yetiniyorum :)
  • yaşar kemal'in yine bir solukta okunan eserlerinden biridir.çakırcalı , aklımda kitaptaki sonu ile kalmasın diye kitabı sonuna kadar okumamıştım.