şükela:  tümü | bugün
  • bunun ayarını tutturabilen insanda olan iradeye saygı duyulmalıdır.

    bu dozajı ayarlayabilen kişi her şeyi başarır hayatta arkadaş. ben bir kere bile beceremedim sarhoşluğun üstünde kaldık hep.
  • içmenin en güzel dozu. mide sağlam, kafa güzel, bilinçaltının kapısı hafif aralanmış. en saf haliyle coşarsın ya da hüzünlenirsin. saçmalamakta, gülmekte ya da ağlamakta sınır yok. gel gelelim, bu dozu ayarlaması zor.
  • bazı kesimler bu duruma "kellelik" de derler.

    +naber abi, neyaptın?
    - feci kelle oldum abi!

    görüldüğü üzere bu evrede, mevcut sarhoşluk limitinin kabulü ve sorulan soruya başka cevap verme edimleri bir arada gözlenebilir. hayırlı traşlar.
  • bu noktaya ula$mı$ bünyeler imlâ kurallarına* dikkat ederek mesaj yazabildiği gibi, kı$ ayında gecenin bir körü havuza bombalama da atlayabilirler.
  • söylenenleri hala anlayıp, kendinizi kontrol edebiliyorken yavaş yavaş kahkahaların dozunun kaçtığı ve sabit bir noktaya kitlenip kalmışlığınızın farkında olduğunuz anlardır.
  • ileride abi ne güzel içtiydik yaa muhabbetlerine konu olacaktır. konu orada kapanmaz.
  • "ne sarhoş, ne ayık bir hal var ya; en güzeli öyle yaşamaktır." demiş ya hayyam.. evet işte budur.
  • çene düşer biraz, daha çok gülünür ota boka, yüz kaslarında hafiften uyuşma hissedersin, bu kadar sarhoşsun işte; ama kafan hala yerindedir, ertesi gün her şeyi doğru sırayla anlatabileceksin, olur da mantar bi durum olursa anında topuklamak için ayılabilecek kadar kendine hakimsin, bu kadar da ayıksın...

    asla üstüne çıkamadığım seviye.. benden bu kadar, işinize gelirse..
  • çakırkeyifliğin bir üstü sarhoşluğun bir altı; yavrusunu, aynı zamanda her türlü avını parçalayan dişlerinin arasında taşıyan dişi aslanın, anne aslan olmasıdır.
    bu durumdaki kişinin yanında olup onu en çok seven kişi ise, o yavru aslandır.
  • genelde farkında olmadan inanılmaz sevimli sözler duymamıza vesile bir durum.

    (bkz: o çocuk buraya gelecek)