şükela:  tümü | bugün
  • cogito'nun 12nci sayisi. tembelligin, aylakligin, serseriligin felsefesi.
  • emegi diyalektik materyalist felsefenin kalbine yerlestiren marx'in da hemfikir oldugu ibaredir. hatta klasik liberal ekonomistlerinin bazilarinda ve utopyaci sosyalistlerde (ozellikle fourrier) gorulen, calismak eglencelidir, oyundur tadindaki kitleye gaz verme amacli argumanlara, marx yerinde bir sekilde kas kaldirir. calismak, oyun, eglence, fantazi, edi, budu degildir. terletir ve hayatta kalmak icin odememiz gereken bir bedeldir. turun yeniden uretiminin onkosuludur, bunun icin de onemlidir.
  • "değer mi bunca yalnızlık
    gittikçe daha yalnız olmak için"* *
  • her akşam ya da gece, otobüste, serviste, dolmuşta, arabada, kaldırımda omuzlarımıza çöken gerçek... sabahın kör karanlığında kalkıp, zor zekat giyindikten sonra yola düştüğünüz bir sabah da dank edebilir ... her zaman beklediğiniz kavşakta sere serpe bir buzdolabı kartonunun üzerinde yatmaktadır... ne yetişecek işi, ne traş olma zorunluluğu, ne de toplanacak evrakı... keşke kış gelmese, keşke karnım acıkmasa derken yeşil yanar...
  • sabah işe gitme sıkıntısı içinde akşam olsa da yatsak diyenlerin düsturu. ayrıca;

    yürüme imkanın varsa koşmayacaksın
    durma imkanın varsa yürümeyeceksin
    oturma imkanın varsa durmayacaksın
    yatma imkanın varsa yürümeyceksin

    ama bu dörtlüyü askerde "sen neden koşmuyorsun" diye soran asteğmene söylerken aranızın iyi olmasına dikkat edin. yoksa "yatma imkanı"ndan o kodesi algılayabilir
  • eğer sevmediğiniz bir işi icra ediyorsanız her zaman bu duygu ile yaşarsınız. insan sevmediği neyi yaparsa o kadar bıkar ve tekrarlanan her bıkkınlık doğal olarak insanı yorar.
  • italyan şair cesare pavese'nin meşhur şiiri.

    çalışmak yorar (it: lavorare stanca)

    evden kaçmak için yolu geçmeyi
    yapsa yapsa bir çocuk yapar.
    çocuk değil ki artık
    bütün gün sokaklarda sürten bu adam
    üstelik evden de kaçmıyor.

    hani yaz ikindileri vardır
    meydanlar bomboş uzanır batan güneş altında,
    geçip gereksiz bitkilerle bir bulvardan
    durur yalnız adam.
    değer mi bunca yalnızlık, gittikçe daha yalnız olmak için?
    boştur yollar meydanlar yalnız gezildiğinde.
    oysa bir kadın durdurmalı
    konuşup da birlikte yaşamaya inandırmalı,
    yoksa hep kendisiyle konuşur insan. bunun için de
    kimi vakit körkütük olur geceleri
    ve anlatır durmadan, anlatır yapıp edeceklerini.

    böyle ıssız meydanda bekleyerek
    rastlanmaz elbette kimseye, ama dolaşırken sokakları
    durduğu olur insanın şöyle bir.
    olsalardı iki kişi, başka olurdu ev
    sokaklarda bile. kadın olurdu, değerdi dolaşmaya.
    gece kimsecikler kalmaz meydanda
    oradan geçen bu adam görmez
    yararsız ışıklar içinden evleri
    kaldırmaz artık gözlerini.
    kaldırımları dinler yalnızca
    kendininkiler gibi nasırlı ellerin döşediği.
    doğru değil ıssız meydanlarda kalmak.
    mutlaka yolda olmalı o kadın
    yalvarsan eve çeki düzen verecek.

    çeviri : bedrettin cömert
  • antitezi rahat batar olan önerme. ikisi de doğrudur efendim.
  • ağzına bile sıçar diye destek verilesi söz grubudur.yorsa gene iyidir stres yapar uyutmaz kilo kaybına bile uğratır..
  • bizi calismak kurtarir aşamasının idealist kavakları altında cıscıplak kalındıktan sonra başlayan süreç. sonra çalışmak utandırır gelir ve sonra da;
    (bkz: emeklilik hayalleri)