şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ev kadınının görev ve sorumluluklarını üstlenecekse sorun etmeyeceğim durumdur.
  • - aşkım akşama ne var, ne yiyecez?
    - yarrak var yer misin?
    - ooo. mis.
  • kuzenimin eşinin yaptığıdır. 8-9 yildır evliler ve mutlular. yenge hanım da çalışmıyor. ha nasıl geçiniyorlar dersen kira gelirleri ve teyzem destek oluyor. teyzemin destek olmasına gerek yok aslında ama bizim kuzen parayı sever. aylığa vurursan 12 bin lira falan kira geliri vardır. kendisi ortaokul terk, vasfı yok, rahmetli abisi öldukten sonra abisinin taksi durağı vardı teyzem ben oğluma takaicilik yaptırmam dedi ve kuzen de çalısmıyor. şimdi 600 bin liraya yazlık gibi bir ev daha aldı.

    tabi iyi bir durum değil. oğlu var kreşe gidiyor, sabah erken kalkıyor tabi, bakıyor babası yatakta mışıl mışıl uyuyor, annesine ben de büyüyünce baba olucam diyormuş:)

    benim de yaşım geldi geçiyor, işsizim ama bu şekilde gelirim olmasına rağmen evlenmem. geberirim yalnızlıktan ama yine de bir işim yokken evlenmem. o işe yaramamazlıgın verdiği mutsuzlukla kimsenin hayatını zehir etmeye gerek yok.
  • bu konuyla ilgili ara ara mesaj alıyorum. o yüzden yıllar sonra bir güncelleme eklemek istedim.

    4 yıldır birlikte olduğum, 6 aydır da birlikte yaşadığım erkek arkadaşım çalışmıyor, evimizin maddi giderlerini ben karşılıyorum. zamanında niye böyle bir başlık açıp da bir de "en büyük hayallerimden biri" dedim, bilmiyorum. 5,5 yıl olmuş, insanlar değişiyor, deneyimler artıyor hayatta. ancak çalışmayan bir erkekle evlenmek konusuna hala çok benzer bakıyorum. sadece, ilişkinin "ben stresli eve geleyim de beni rahatlatan biri olsun" olmadığını öğrendim.

    evlenmemiş olsak da, evlilik hayatı yaşıyoruz. erkek arkadaşım amerikan futbolu oynuyor, benim için taşındığı ülkenin dilini öğreniyor evde ve yemek yapmaktan hoşlanıyor. ilk zamanlarda da tezini yazıyordu, dil öğrenmek yerine. ben de bir şirkette beyaz yaka olarak, gayet sevdiğim bir iş yapıyorum. aylık ev masraflarını oturup hesapladık, alışveriş onun sorumluluğu, her ay toplam tutarı veriyorum, evin alışverişlerini o yapıyor. yemekleri çoğunlukla o yapıyor. akşam yemekleri sonrasında, mutfağı toparlamak benim görevim. evin günlük derlenip toplanmasını o hallediyor, ama 1-2 haftada bir toplu temizliği benim liderliğimde, beraber yapıyoruz. çöpleri her zaman o atıyor, tuvaleti her zaman ben temizliyorum. şimdiye kadar aramızda bir kez bile para ya da iş bölümü tartışmaması olmadı (çöp atmak hariç, onu da tuvaleti ben temizliyorum kartıyla, çok şükür ben kazandım. :) ). yani ilişkide birisi çalışmadığında evin bütün işini o kişinin üstüne yıkmak, hizmetçi gibi davranmak "olması gereken" durum değil. kadın ya da erkek bir tarafın hizmetkar olarak görülmesi ilişkideki saygı dengesi için iyi değil gibime geliyor.

    demek istediğim evlilikte/ilişkide çalışmayan kadın/erkek konusunu konuşmanın anlamsızlığını çok iyi anladım. mutlu bir ilişkide birinin çalışıp çalışmaması önemli olmamalı, zira işimi kaybettiğimde ya da çalışma kabiliyetimi bir şekilde yitirdiğimde kaybetmekten korkacağım bir ilişkim olmasını istemezdim. ancak, gündelik hayatta parasal kazancı olsun olmasın insanın bir meşguliyeti, ilgi alanı olması şart, bunu da görmüş oldum. her iki tarafın da bir sosyal çevreye dahil olması da gerekli gibi.

    erkek arkadaşım şimdilerde iş hayatına geri dönmeyi planlıyor (çalışmayı ülke değiştirdiğinde bırakmıştı), belki birkaç ay sonra bir de çalışan erkekle beraber yaşama tecrübem başlar. iyi ya da kötü anlamda fikrim değişirse yine güncellerim burayı. :)

    ekleme: gelen mesajlarla hayatımla ilgili kimseyi ilgilendirmeyen kısımları anlatıp, yoruma açmış olduğumu fark ettim. ancak devamında yazılanların çoğu cevap niteliğinde olduğu için de silmek istemedim.

    işin garibi, benim aslında bugün bunu yazma nedenim 5,5 yıl önce başlığı açarken düşünüp, betimlediğim ilişki türünün anlamsız ve gereksiz bir kategori olduğunu fark etmemdi. şimdiki halime uzak olduğum başlığı "evlenmek" üstünden açmamdan da belli aslında. bugün yazdığımın özü şu: çalışan ya da çalışmayan kadın/erkek ile ilişki yaşamak isteyenlerin hiçbirini anlamıyorum. bu durumların tamamı insan için ve hayatın belli dönemlerinde ihtiyaç duyulabilecek şeyler.

    ben iş hayatında hep başarılıydım, hala da öyleyim, ancak yakın zamanda ailemden birini kaybedince "çalışmak istiyor muyum?" diye düşündüm. ileride çocuğum olursa tekrar "çalışmak istiyor muyum?" diye düşünebilirim. büyük ihtimalle bu sorulara cevabım uzun bir süre de "evet" olacak, ancak buna "hayır" dememin sorun olacağı, yıkacağı bir ilişki içinde de yer almak istemezdim.

    hayatı boyunca asla çalışmamış, hiç de çalışmamaya karar vermiş bir insanla (kadın ya da erkek bağımsız) bazı konularda ne kadar anlaşılabilir, iş hayatı problemleri, bütçe sorunları nasıl aşılır bilmiyorum. hiç böyle biriyle karşılaşmadım. ancak burada anlattığım, zamanında, neden bilmiyorum, kafamda kurup anlattığım şeyi, ülke değişimi nedeniyle 6 ay gibi bir süre de olsa deneyimleyip, bir sorun çıkarmadığını görmem. bunun da sorun olmamasını karşılıklı anlayış, paylaşım ve çalışmayan tarafın düzenli bir sosyal hayatı olmasına bağladığım için bunu açıkladım. demek ki pek açıklayamamışım.
  • kız zengindir veya ailesi zengindir. o çalışmayan çocuğu seviyordur. birbirlerine aşıktır. evlenirler. bunda birşey yok ki. kızın ailesi o parayı mezara mı götürecek sanki. kızlarına harcasınlar işte.:))
  • (bkz: boş küme örnekleri)

    şurada biz bizeyiz. birbirimizi kandırmayalım. rica ediyorum.

    ben yaptım gayet de güzel oldu diyen arkadaş bile son virajda iş hayatına geri dönmeyi planlıyor diyerek noktayı koymuş zaten. kaldı ki bu işin milyon parametresi var. iki insanın eğitim durumu, geçmiş maddi birikimleri hatta daha da önemlisi eşlerin ailelerinin maddi birikimleri hangi kültürden geldikleri vb...
    iki tarafın da bu coğrafyada büyüdüğü ve erkeğin herhangi bir birikimi ya da ailesinden kalabilecek muhtemel desteği/mirası olmadan ben yaptım oldu diyen beni eklesin. arkadaşı varsa talibim.
  • tehlikelidir.
  • bir türkiye normali.

    (bkz: adamlar kahvede kadınlar tarlada)

    (bkz: itilmiş ile kakılmış)

    .
  • erkeğin kendini kötü hissetmesine, bunalıma girmesine yol açabilir. kadının da kafasını karıştırır. iki taraftan biri daha iyisini bulunca boşanma davası açar.

    "....ama benim 5.5 yıllık sevgili hans'ım amerikan futbolu oynuyor yaaa .s .s .s .s...."
  • hani evlenince çalışmayacağım diyen kadınlar vardır ya, kene muamelesi yaparız. "hele bi evleneyim, çocuğu pırtlatıp hayatıma bakarım valla hiiç umrumda olmaz, erkek getirsin ekmeği" diyen kadınlar... hepimizin etrafında var, hepimiz tanıyoruz bu tip keneleri.

    onun erkek versiyonu. ama çok daha beteri. amk ezik mi diyeyim ne diyeyim bilemiyorum. ne kadar sikko bir karakterdir tahmin bile edemiyorum.