şükela:  tümü | bugün
  • cam filmi kullandığınızda trafikte yiyeceğiniz ceza açıklamasında 30/1-b yazar. bu madde araçta kesici, sivri eşyalar taşınmasını yasaklayan güvenlikle ilgili maddedir. bu madde gereği cam filmine verilen cezalara yapılmış itirazlar var ve kabul da edildi, yani emsal dava bile var.

    hepsinden öte, böylesine "zararlı" bir şey ile bütün metrobüslerin camlarını kapladılar.
    tiyatro gibi ülke; şahsi aracına takarsan "kaza anında zarar verir" diyerek yasaklıyorlar, ancak yüze yakın insanın bindiği metrobüste "zarar" vermiyor.

    yani tek tutarsızlık yasanın yürürlüğe girmeden iptal olması değil. size cezayı yazan polis memurunun da hem görev amaçlı kullandığı hem de şahsi aracında kesinlikle cam filmi bulunur.
    bazen al tutarsızlığını g*tüne sok diye isyan edesi geliyor insanın ama hepimiz bunun laciverdiyiz işte.

    gelen mesajlar üzerine ekleme:

    -arkadaşlar valla yasaları ben koymuyorum.
    -"milli güvenlik gerekçesiyle yasaklanmıştır" diyen var: maddede böyle bir şey yok, olsaydı karartmalı cam da yasaklanırdı.
    -"öndeki aracın arkasındaki cam filmi bir öndeki aracı görmeyi engellediği için yasaklanmıştır" diyen var. arap sen sürme bokunu çıkarıyorsun. arkadaşım link verdik okuyun diye maddeleri, yok öyle bir şey. (yine kendinden karartmalı serbest diyorum ve susuyorum).
  • birkaç saçma argüman ile desteklenmeye çalışılan yasaktır.

    önce serbest bırakılacağı haberlerinin yapılması, sonra yasaklanıp hemen cezai işlemlere başlanılmasındaki etik dışı uygulamaya değinmiyorum bile. şimdi argümanlara bakalım.

    ulusal güvenlik: neymiş efendim, aracın içinde terörist mi var, bomba mı var bilinmiyormuş. peki, fabrikasyon karartılmış camlar neden serbest o zaman? ya da panelvan yani camsız araçlar da mı yasaklanmalı? hadi onu da geçtim, dışardan bakınca anlayabiliyor mu polisimiz teröristi ya da bombayı. cama yapıştırılıyor zaten bomba düzenekleri, evet.

    kaza durumunda güvenlik: birçok ülkede camların parçalanıp yolculara zarar vermesini engellemek amacıyla cam filmi uygulamaları özendiriliyor. araçtan çıkma konusunda engel yaratacağı iddiası ise tamamen saçmalık. eğer kurşun geçirmez film kullanmıyorsanız, bir poşetle kaplanmış camı itmek kadar kolay, kırılan camı kapıdan uzaklaştırmak.

    araç içinde uygunsuz işler yapılmasına fırsat veriyor: hah, geldik yine sevişme konusuna. bu mantıkla yine tum panelvanları, kamyonetleri, ya da lazer ile karartilmis camlara sahip araçları toplatalım. allah korusun, ya içinde sevişen falan olursa...

    kısacası akla mantığa uygun hiçbir sebebi yoktur bu yasağın. görüşü engelleyecek derecede koyu olan filmleri yasaklar ve muayeneden geçirmezsin, tamam. ayna etkisi yaratan ve göz alan filmleri yasaklarsın ve yine muayeneden geçirmezsin ona da tamam.

    ancak sen tüm türkiye'de satışı yapılan, muayeneden geçirilen, ithalatı serbest olan cam filmini serbest bırakıp sonra da her köşe başına pusu atıp ceza kesme derdine düşersen güzel küfür yersin. çok güzel hem de...

    edit: @asazax uyardı. araçların yan camları dahil tüm camları kaza anında tuzbuz olabilecek şekilde üretiliyormuş. yanlış biliyormuşum, düzeltti sağolsun.

    edit 2: @anil diyor ki: ek olarak bu tuz buz olan camlara temperli cam deniyor dostum. ön cam bundan hariç. yan camlara kıracak bir darbe geldiğinde tuz buz olurken, ön cam çift katlıdır arada silikon bir madde araya konulmuş ve birbirine yapıştırılmıştır ve kırıcı darbe gelse bile dağılmaz. zira öte türlü ön cama gelen her taş onu dağıtırdı araçtaki herkese 100 km hızla saplanabilirdi o küçük cam parçaları.
  • gelip salak salak, cahil cahil konuşanları gösteren yasak.

    cahil gelmiş diyor ki, "apaçilikten takıyorsunuz, arka koltukta gizli saklı iş çevireceksiniz, yasaklanması iyi olmuş."

    başka bir cahil de diyor ki, "ben arabanın içindekini görmek isterim, güvenlik açısından problem teşkil ediyor."

    bu cahiller bilmiyor ki film yüzünden yazılan cezalar o saydıkları nedenlerden kesilmiyor.

    yani kimse "içeride iş çevirdiği için, apaçilik yaptığı için, arabanın içi görünmediği için" ceza yemiyor.

    cam filmlerine trafik cezası madde 30/1-b'den yazılıyor. zira trafik cezalarında "içerinin görünmemesi nedeniyle" diye bir ceza yok. görüşü engelleyecek ve kaza halinde tehlike yaratacak sebebiyle ceza kesiliyor.

    http://trafikcezalari.web.tr/…-cezasi-madde-30-1-b/

    "görüşü engelleyecek veya bir kaza halinde içindekiler için tehlikeli olabilecek süs, aksesuar, eşya ve çıkıntıları olan araçları kullanmak"

    peki filmler görüşü engelliyor mu? çok koyu olanlar haricinde hayır, engellemiyor. gündüz zaten bir tül perde görevi gördüğü için içeriden dışarısı rahatlıkla görünüyor, gece de zaten her yer karanlık olduğu, sadece ışıklar aydınlattığı için bu ışıklar da filmlerden net bir şekilde görünüyor. zaten insanlar da diyor ki, buna bir düzenleme getirin, belirli bir seviyenin altını serbest bırakın, üstünü yasaklayın. simsiyah olmasın ama makul düzeyde olsun.

    peki tehlike teşkil ediyor mu? hayır, tam aksine kaza anında camların patlamasını önleyip insanların bedenlerinin camlardan kesilmesinin önüne geçiyor. buna polis memurları "kaza yaparsanız içeride kalırsınız" diye itiraz ediyor. allah aşkına, kaza yaptığı için kırılan bir camdaki filmi bir çakıyla saniyeler içerisinde kesip çıkarabilecekken ne içeride kalması. çelik kapı değil o.

    velev ki apaçilikten taktırıyor olsun insanlar, velev ki arka koltukta sevişmek için taktırıyor olsun. bunları bahane göstererek bu yasağı savunmak tam bir dangalaklık örneği. senin evinde perde var değil mi? evde çıplak dolaşırken o kuru götünü karşı apartmandaki görmesin diye. peki ben arka koltukta sevişmek için cam filmi taktırıyorsam mesela bundan sana ne?

    bunu apaçilik için taktıran da var, kadın sürücüler rahat etsin diye taktıran da var, arka koltukta sevişmek için taktıran da var, hatta inanmayacaksınız, güney illerinde 40 derece güneş altında uv ışınlarının, güneş ışınlarının etkisini azaltmak için taktıran da var. apaçilik için taktırıyor diye buna ceza yazılır mı? bu ses sistemi değil ki, başka insanları rahatsız etsin, gürültü yapsın.

    görüşü engelleyecek kadar siyah olanları yasaklarsın, inceliğine düzenleme getirirsin, kalanı da serbest bırakırsın.

    zaten yasağın geri gelmesi tamamen vatandaşı soymaya, mtv'nin acısını çıkartmaya yönelik. nisan'da serbest bırakılan şeyin ekim'de yasaklanmasının ve yasağın apar topar yürürlüğe sokularak hemen ertesi günü bütün polislere ellerinde makbuzlarla bütün illerde görev ve çevirme yazılarak cezalara başlanmasının başka bir açıklaması yok.

    bu komediyi savunan net bir şekilde ya cahildir, ya salak.

    not: ben şahsen arabama sonradan film taktırmadım zira ikinci el aldığım arabamda fabrika çıkışlı r43 ve araba markası damgalı camlar mevcut. mesela düzenlemeye göre bu yasak beni etkilemiyor. ama bunu anlat polislere anlatabilirsen. o makbuz yazılacak, o kota dolacak, devlete gelir kapısı olacak.

    bunu da "arka koltukta sevişiyorsunuz, içeriyi göremiyoruz" diye savunan mallar çıkacak.
  • henüz bir kaç ay önce film taktırdım.

    inanın devlete kızmıyorum artık. kendi gerizekalılığıma yanıyorum. hangi sözüne güvenebildim ki gidip yönetmeliğine itibar ettim bilmiyorum. bildiğin malım ben.
  • arka stop lambaları yanmayan, patlak egzozuyla zarıl zarıl ses çıkaran, 1000 wattlık ses sistemiyle mahalleyi ayağa kaldıran, insanın gözünü kör eden çakma xenon ışıklarıyla her sokakta bir adet bulunan araba sahiplerinin hiç şikayetini duydunuz mu?

    peki ya cam filmi? owwwwww yasssak kardeşimmmm, "ön cama yapmayım yan camlara yapayım?" yine yasak. ya bu sistem herkese eşit uygulanacak, yukarıda saydıklarımı yapan adamın işlem görmüş arabasına da kilit vuracak, eşit yaklaşacaksın. ya da cam filmine belli bir tona kadar müsade edeceksin.

    neresinden tutsak elimizde kalıyor amk düzeni.
  • taktırdığımın ertesi günü yasaklandı. böyle şansın ağzına sıçayım. ama çıkarmayacağım. cezası neyse öderim. çünkü tacizci köpeklerden bıktım. kadın sürücü olduğumun anlaşılmasını istemiyorum.

    bir gün turan güneş bulvarında barzonun biri camdan yarı beline kadar sarkıp amına koduğumun orospusu diye bağırdı herkes duydu ve bana baktı sanırsın adama amına koduğumun orospusu diye bağıran bendim. arabada çocuğum olduğu için sesimi çıkarmadım. bir suçum yada hatam yoktu. ben ki son derece dikkatli, seri, aynalarıyla barışık ve sol şeridi sadece sollama amaçlı kullanıp şerit değiştiren bir sürücüyüm. bu güne kadar hiçbir kazaya karışmadım ve gerçekten iyi kullanırım aracı sırf kadın olduğum için o küfürü duydum ve bu savunmayı bana yaptırdığınız için sizinde ağzınıza sıçayım.
  • hadsizlik ve hırsızlıktır.

    hadsizliktir çünkü sen benim sana fahiş bir vergi ödeyerek aldığım mülküme ne yapıp ne yapmayacağıma ne hakla karışıyorsun?

    hırsızlıktır çünkü daha birkaç ay evvel yine senin yasağı kaldırmanla birlikte 500 lira vererek taktırdığım cam filmini tekrar yasaklayarak söktürmek için 100-200 lira para ödememi istiyorsun, söktürmeye götürmeden önce bir çevirmeye yakalanırsam cebimden çalacağınız para da cabası, çalacağınız diyorum çünkü sokaktaki gaspçının da silahı var ve elimden zorla paramı alıyor, senin bana zorla maaşını ödettiğin memurun da aynı şeyi yapıyor.

    bakın şimdi sayın bakan, olayı kolayca teröre bağlayıp bütün gayrimeşru, akıl dışı politikalarınızı bize kabul ettirmeye çalışıyorsunuz ama artık bu kadarı da illallah ettiriyor.
    bizden inanmamızı istediğiniz şey; bunun kasasının içinde ne olduğunu öngörebiliyorsunuz fakat şunun içinde terörist olabilir öyle mi?

    yine bu bayanların (bayan olduğunu tahmin ediyoruz) kimliğini hemen anlıyorsunuz fakat arabamın camındaki film yüzünden ben potansiyel bombacı oluyorum değil mi?

    sayın bakan, sizin, diğer bürokratların ve devletimizin tepesindeki isimlerin nasıl para kazandıkları hepimizin malumu, elbette çok zor şartlarda çalışıyorsunuz bunu bilmeyen yoktur herhalde, yok canım hiç sanmıyorum fakat biz de sizin kadar olmasa da emeğimizi satarak 3-5 kuruş bir şeyler kazanıyoruz, 3-5 kuruşumuza göz dikmeyin, el birliğinle içine ettiğiniz ülke ekonomimizi inanın bu 3-5 kuruşlar ayağa kaldırmaz.
  • hakkında özgür demirtaş'ın güzel yorumda bulunduğu hadise:"arabalara takılan cam filmi yasağını,
    ülkenin ekonomisi ve eğitiminden, daha fazla önemsediğimiz sürece,
    türkiye'nin beli doğrulmaz."
  • kimisi uzun yolda ya da şehir içinde aracın içinin görünmesi istemez ve bu durum gayet doğaldır. sonuçta araç içi kişinin özel alanı bir yerde bakıldığında. size bir anım anlatayım.

    bizde bi ford tourneo vardı. araba beyaz renkti ve camları filmli idi. babam yaptırmıştı. ilk başlarda karşı çıkmıştım yapma şunu diye ama adama laf dinletemedik. neyse bir gün babamla yolda gidiyoruz, hacıosman/sarıyer'de polis çevirdi. arabaya bi baktı ve babama ''siz devam edebilirsiniz, kusura bakmayın'' dedi. gençten bir polis memuru idi. babama dedim ''neden bizi saldılar'' diye. babam da ''sivil polis aracı sandılar lan galiba'' demişti.

    ne acayip iş yav.
  • hali hazırda da yasak olduğu için yasal statüsü değişmemiştir. ancak uygulamada polisin keyfiyetine bırakılmıştı, belki o değişirse her aracı durdurup ceza kesebilirler. şu yoklukta vergilere abanan devlete de iyi gelir diye düşünmüş olmalılar, zira trafikte suç olan cam filminin, muyaneden ağır kusur sayılmayıp geçebilmesi gibi bir tutarsızlığın bilinçli olarak yapıldığının en büyük göstergesidir bu. amaç ceza kesip para toplamak.