şükela:  tümü | bugün
  • kirlilerle ugrasma seansi. yanliz bashina chekilmeyen sheylerden biri
  • makinanız varsa ne kolaydır, tabi salak değilseniz. deterjanı koyup, yumuşatıcı gözüne fabuloso olmuyor, olmamalı. o küçücük yerden kapakla fabulosoyu boşaltmaya çalışmak, dibinde az bir şey kaldığında ise peçeteyle kurutmayı akıl edemeyip 3 kez suyla seyreltmek, ve geri boşaltmak, durumu inanılmaz zorlaştırıyor.
  • anne evde yokken yapilan super kasici olay.
    "acaba bu bunla yikanir mi, kacta yikanir, ceker mi eder mi hede hodo"
  • makinaniniz yoksa , cama$ircilarda surunme yada ayaklarinizla ustuna cikip bidibidi bidibidi yaparak yikama olayi. eger profesyonel iseniz elde yikama olayina giri$ebilirsiniz. tabi hergun coraplarinizi yikamak makinasizligin ilk kurali gibidir..
  • eger ardından utuleyecek katlayacak cekmecelere yerleştirecek anne yoksa inanılmaz azap veren faaliyet. makine degil ki sorun, giyilecek hale gelmesi o giysilerin.
  • gunumuzde camasir makinesiz yapilmasi akla hayale sigmayacak kadar zor gelen bir aktivite. eskiden camasir makinesi, deterjan yokken insanciklar kulle yikarmis camasirlari dove dove, ki hala bazi yerlerde kulle camasir yikama olayi devam etmektedir. bi de camasir makineleri yokken camasirci kadinlar varmis, sirf bu isi yaparlarmis, makinelerle birlikte bu is alani da yok olup gitmis
  • her seferinde üc kat merdiveni en az 4 kere çıkıp inmeye sebebiyet verebilen olay.*
  • arada sırada makina olduğu halde elde yapılırsa akvaryum seyretmek kadar dinlendiren bir uğraştır. lakin her şeyin olduğu gibi bununda pozisyonunu bilmek, öğrenmek gerekir. hatalı teknikler bel ve boyun tutulması, beyne kan sıçraması gibi rahatsızlıklara yol açabilir. josefinlik yapmamak açısından burada bahsedilenlerin, kısmen keyfen yapılıyorsa bir anlam ifade ettiğini belirtmek gerekir. (çoluk çocuk sahibi, bu işi kendisi ve pek çok başka kişi için yapmak durumunda olan orta gelir ve altı kişi, kurum ve kuruluşların bilahire ellerinden öpülecek, yanakları sıkılacaktır).

    elde keyfen çamaşır yıkamanın doğru tekniği özünde aparatların doğru yerleştirilmesini ve belin sağlama alınmasını gerektirir. dolayısıyla fundemental hareketlerin kavranması çok önemlidir. minimum aparat setini bir derin leğen, iki kova ve bir geniş leğen şeklinde listeledikten sonra, adım adım yıkama metotlarına geçilebilir.

    ön yıkama:
    beyazlar: iki kovadan gelişi güzel birini seçip üçte birini ılık suyla doldurunuz. çorap ve donları içine tıkınız. çok kirli iseler kafi miktarda (bir fincan) çamaşır suyu, değillerse bir avuç çamaşır deterjanı ilave edip sekiz kere çevirip bir gün dinlenmeye bırakınız.
    renkliler: renklileri uygun bir yere açınız, dokuz adım geriden bakınız. bulunduğunuz yerden kirli gibi görünenlerini ayırıp ikinci kovaya beyazlar için bahsedilen yöntemi kullanarak (çamaşır suyu bölümü hariç) bastırınız. tercihan renk aware bir deterjan kullanınız. eğer baskılı işlemeli renkliler varsa bunları ters yüz etmeyi de ihmal etmeyiniz.
    not: burada bahsedilen çamaşır, jungleda yılan yiyerek yaşam savaşı veren birinin sırtından zorla çıkarılabilmiş giysileri kapsamaz. böyle bir durum varsa kire göre özel yöntemler izlemek gerekir. bir başka önemli nokta ise telli müzik aleti çalabilen ve nasırlarını yumuşatmak istemeyenlerin mutlaka eldiven giymesi gerekliliğidir. sonra gelip "kariyerimi bitirdin" demeyin, ayıptır!

    yıkama:
    önceki akşamdan bastırdığınız çamaşırların suyunu tuvalete döküp üstüne sifonu çekiniz (koku yapmasın). eğer iki kovayı da kullandıysanız, içerdikleri çamaşırları bir kovada toplayıp diğerini durulayınız. bunu yıkama sonrası çamaşırları içine atmak için kullanacaksınız. derin leğeni alıp, üç parmak soğuk suya, iki parmak kaynar su ekleyiniz. leğen çok geniş olmasın, derin! olsun. altınıza bir minder çekip bacaklarınızı açınız. bacak aranıza leğeni*, solunuza kirlilerin bulunduğu kovayı*, sağınıza da boş kovayı* yerleştiriniz. önce bastırdığınız çamaşırlardan başlayarak deterjanla hafif köpürttüğünüz derin leğene üçer beşer alınız. kollar paralel yakından uzağa itiirip kaktırırken belinizden ritmik hareketlerle çamaşırları hafif hafif eziniz. bu harekete ön çitileme denmektedir. bu işlemi yeteri miktarda(görsel tatmin kriteri) yaptıktan sonra yalandan katlayıp sıkarak temiz kovasına aktarınız. bitene kadar devam ediniz. yıkama esnasında şarkı söylemek ya da güzel şeyler düşlemek farzdır. sakız çiğnemek sünnettir. lakin müzik dinlemek mekruhtur; müzik illa ki dinlenecekse durulamada dinlenir.

    durulama:
    çamaşır aceleye gelmez. amerikalı bilim adamları ve çeşitli üniversitelerin yaptığı deneylerde, en komik, en akla gelmez kaza ve sakarlıkların durulama esnasında baş gösterdiği saptanmıştır. durulamaya başlamadan önce seyyar radyonuzu ya da kaset/cd çalarınızı suyla oynadığınız mekana düşüp çarpılmayacağınız bir uzaklıkta çalıştırabilirsiniz. küvetiniz varsa en kolay durulama tekniği "küvet-leğen tekniği" denilen tekniktir. bu yöntemde küvet bilek hizasına kadar doldurulur, çamaşırlar küvetin bir köşesine boca edilir(küveti önceden çamaşır suyuyla şöyle bir silmekte fayda var). akabinde etek don sıyrılır, en güzeli çıkarılır ve boş taraftan çamaşırlara doğru yürünür. çamaşırlar birer ikişer baş parmakla ayak altına alınarak hafif tempo jogging yapıyormuşçasına çiğnenir ve işi biten topuklanarak küvetin diğer ucuna, arkaya itilir. bu işlemi istediğiniz kadar tekrarlayabilirsiniz fakat son seferde çamaşırları arkaya değil de latif bir bacak bükme hareketiyle elinize alıp gelişi güzel sıktıktan sonra leğene atmalısınız. eğer küvet yoksa işiniz biraz daha zor. benzer işlemi leğende yapacaksınız; genelde denge sorununuz varsa ykamada kulandığımız yöntemi kullanarak elde durulayınız; yok "ben buzda kaysam bile dört ayak üstüne düşerim" diyorsanız, ayak oyunlarına girebilirsiniz.

    sıkma:
    en güzel, en az deforme eden sıkma yöntemi, gidere doğru eğim verilmiş ıslak zemin üstüne merdane kullanarak yapılanıdır. çamaşırları ebatlarına göre sınıflandırıp dokuz kat baklava misali üst üste denkleştirip merdane tedarikiyle sıkabilirsiniz (hayır canım kardeşim oklava olmaz! ). burkarak sıkmanız gerekiyorsa bunun hassasiyet gerektiren bir işlem olduğunu bilmelisiniz. öyle her çamaşır garç gurç sıkılıp atılmaz; özellikle endamca sizden büyük ve sıkılan çamaşırı giyebilecek abla/abi/kardeş yok ise hiç sıkılmaz. çamaşırınızı tanıyın! o sizin üstünüzde hiç gocunmadan yediğiniz bütün herzelere direniyor her daim; kendinize sorun; "bu gün giysilerim için ne yaptım"; hislenin ve devam edin... bu işlem için parmaklarınız güçlü fâkât hisli olmalıdır.

    sonraki aşamalar:
    asarak kurutma yöntemi en bilinen yönetem olsa da, kurutma acelenize göre ütü ile birleştirilebilir halledilebilir. bunun yanında periyodik kontrol gerektiren havlu ile kurutma ve presleme yöntemleri de mevcuttur. bir başka enteresan metot ise, özellikle sıcak yaz günlerinden "giyerek kurutma" tabir edilen yöntemdir.

    bonus: -gömlek yakası çitileme tekniği-
    yatılı okumayanların genelde haberdar olmadığı bir konu başlığı da gömlek yakalarının citilenmesinde kullanılan tekniktir. kısa kesip hemen konuya girelim. gömleği önceden bastırdınız ettiniz, lakin yaz vakti özellikle de çok terliyorsak, yahut okulda ya da sonrasında sokak kavgasına karışmışsak gömlek yakası ön yıkamayla temizlenmez. gömleği alıp yakasını kaldırınız, kolalı(sert) bölümüne içerden deterjan serpip hafifçe ıslatınız. yakayı sanki karşınızda gömleği giyen biri varmışçasına baş parmak içerde, diğer dört parmak(beşten fazla ya da az parmaklılardan kabalığımız için özür dileyerek) içerde olacak şekilde bir birine sürterek çitileyiniz.

    ya da bırakın canım kardeşim bana getirin ben yıkarım!... keselim burda, yapmak daha kolay valla ben yoruldum anlatmaktan sevgili yönetmenim, sayın hocam... dönme naz sizde soyunma odama gelin lûtfen...
  • arada otu boku kirliye atan insan modeli sayesinde kirli olanların değil temiz olan çamaşırların bile yıkandığı olay.. sabah yepyeni siyah tshirtünüzü ararken makineden buruşuk ve üstü beyaz lekeli olarak çıkmasıyla insanı delirtebilir..