şükela:  tümü | bugün
  • maltepe pazarına benzeyen "camden market"i ile ünlü, londra'nın kuzeyindeki semt. zamana ayak uyduramamış ve 90'larda çakılmış kalmış, hala canlı pearl jam-nirvana coverları çalan pubları ile ünlüdür.
  • londra'nın ünlü ikinci el mekanı. kalabalık, güzel, eski ama iyi durumda, herşey.
  • unlu indie label rough tradein burada bir dükkanı vardir. yok yoktur. butun constellation records,warp records, saddle creek,touch and go,southern records vs. serisini eksiksiz burada bulabilirsiniz.
  • o unlu pub un adi the good mixer dir.
    bir de arizona diye bir pub u vardir ki iceride vampirler dolasir(dı) ?
  • piercing'e dair her şeyin, en abuk parti kıyafetlerinin, fantazi aksesuarlarının, esrar malzemelerinin bulunabileceği, tuvaletlerinde esrar sarılan, sokaklarında punk'lardan geçilmeyen bir garip/güzel town. anneyle gidilmemesi gerekiyormuş, bunu da eklemek gerek.
  • bir de camden lock'u geçtikten sonra, solda başka bir bölüme giriyorsunuz, brezilyalı bir plakçı vardır orda, 1 pound idi tanesi plakların, hepsi kaliteli ve istediğiniz türde vardı. bir de yine aynı yerde demiryolunun altında mobilyacı arman abi vardır, pek güzel güneş gözlükleri satar. regent's kanalı camden town'un tam ortasından geçer, underground ile gidecekseniz northern line'dan mill hill east ya da edgware treni'ne binin.
  • ucuk bi mekandir.ilk defa gidildiginde su tip diyaloglar yasanir:
    a:aaa! herife bak tum suratini dovme ile kaplamis!
    b:asil sen suna bak!kanat takmis dolaniyo!deli mi ne?!
    a:aaaaaa su da kaslarina 48 tane cengelli igne takmis!ohannes!!!
    onuncu dakkanin sonunda sasirganliginiz gecer,hersey sanki pek bi normalmis gibi gelir,bi de bagimlilik yaratir,vakit gecirmek icin cok renkli bi mekandir.
  • bahadir boysalin karikaturleri icin ilham aldigini dusundugum yer
  • ortalıkta dolaşıp maijuana satanların dışında köşelerde tezgah açıp abur cubur satanların da aslında uyuşturucu sattığı bir garip gezegen.
  • londra'nin en popüler yerleşim merkezlerinden biri. bu isimde bir suggs parcasi da vardir, dinlemeye deger:
    camden town

    sing up tourists. sing.
    there's a great crowd of tourists and they're coming down the street
    pleased as punch with brand new doctor marten's on their feet.
    past stalls with leather jackets, old bric-a-brac,
    indian sunglasses or a chinese bobble hat.
    tramps stare in the window of the local butcher's shop,
    like a pack of wild dogs they'd run off with the lot.
    in primrose hill, an angry man his hair standing on end,
    shouts and rants in the ear of his imaginary friend.

    in camden town, i'll meet you by the underground,
    in camden town, we'll walk there as the sun goes down.
    in camden town.
    in camden town you can do anything you want to.

    a drunken busker hits the pavement, sending hot-dogs in the air.
    towards a broken down bus full of people going nowhere.
    a string of irish pubs as far as you can see,
    greek, indian, chinese. or would you like a cup of tea?
    there's tapas, fracas, alcohol, tobaccos,
    bongs, bongo bingo, portuguese maracas,
    there's reggae in the jeggae, music everywhere.
    every kind of song and dance. madness in the air.

    in camden town, i'll meet you by the underground,
    in camden town, we'll walk there as the sun goes down.
    in camden town.

    the tourists sing.
    ooooooooh. sing,
    ooooh. sing up,
    oooh.

    two fat americans interrupt their stay
    they put down their bags, they were clamped and towed away,
    there's turksh cakes, designer fakes, fathers dressed as nuns.
    every kind of music here, the night has just begun.

    in camden town, i'll meet you by the underground,
    in camden town, we'll walk there as the sun goes down.
    in camden town.
    in camden town you can do anything you want to.

    in camden town, in camden town,
    in camden town, in camden town.