şükela:  tümü | bugün
  • ateist olmama ragmen 10 yildan sonra ilk defa dun camiye gittim. neydi icimdeki camiye gitme istegi bilmiyorum, zaten ogrenmek icin gittim. ayakkabilari cikarip yandaki tahta ayakkabiligin icine koydum. ayaklarim yagmurdan islandigindan oturu kokuyordu, aklimda "lan beni kovarlar mi ayagim kokuyor diye" dusunceleri vardi, ama cevabim hazirdi "siz beni allahin evinden nasil kovarsiniz" diyecektim. bunu dedikten sonra da buyuk ihtimalle agzimdan nasil boyle bir laf ciktigini sorgulayacaktim.
    ama gerek kalmadi cunku iceride kimsecikler yoktu. bir koseye gecip dusunmeye basladim. hem oradaki varligimi sorguluyordum hem de beni buraya getiren nedeni ariyordum. sonra iceri ayaklari benimkinden cok daha az kokan bir amca girdi. kafasinda beyaz takkesi vardi, lan ne guzel bunlarin baska renkleri de var mi diye gecirdim icimden. sonra yavas yavas ayni sosyo-ekonomik yapinin insanlari doldurmaya basladi iceriyi, giren namazini kilip cikiyordu. bense bir koseye cekilmis gozlem pesindeydim. daha sonra ustu basi yirtik pirtik biri girdi ortalara dogru bir yere oturdu kaldi. o zaman icim rahatladi cunku ayaklari benden daha cok kokan biri girmisti iceri. sonra oyle bir olay oldu ki kafamdaki butun sosyal-sinifsal statuler bir anda yok oldu. takim elbiseli, godoman 3 kisi girdi iceri ve bu ayaklari benimkinden kotu kokan adamin arkasina oturdular. once acaba benden mi kaciyorlar, yoksa benimkiler daha mi kotu kokuyor diye dusundum. usulca on tarafa dogru gectim. normalde sokakta yanyana dahi gelmeyecek olan bu insanlar nasil boyle arkali onlu oturuyorlardi anlamaya calistim.
    vardigim kani once adamlarin dini inancindan oturu allah katinda herkes birdi. iyi de allah kati sadece camide diil ki her yerde diil mi, sonucta allah her yerde yok mu bu adamlarin inancina gore diye sorular dolasiyordu kafamda.
    sonra dusundukce anladim ki aslinda cami gunah cikarma yeri. hani amerikan filmlerinde seri katil kiliseye gider, papaza gunahlarini anlatir ya. iste aynisinin sessizini dusunun, hristiyan toplumu biraz daha rahat oldugu icin baskasina anlatabilirken gunahlarini, muslumanlar yanindaki dostlarina bile anlatamiyorlardi dertlerini.
    peki ben niye gitmistim, hala bunu dusunuyordum. bulamayinca ciktim. eve geldim, marx'in dinle ilgili yazdiklarini okuyordum. bunca zamandir farketmedigim sey "din kitlelerin afyonudur" taniminin soyle devam ettigiydi (kelime kelime tam olarak boyle degildi ama cikan sonuc bu tarz bisidi): "din kirlenmis dunyada temizligi sembol eder, bu yuzden insanlar dunyanin kirliliginden bikinca dine siginir."
    gunlerdir hobbes'in dedigi gibi insan dogasinin hayvandan farkli olmadigini, duygu diye bir kavram olmadigini, tek derdimizin huzursuzlugumuzu yok etmek oldugunu dusunuyordum. ya da daha basit bir sekilde hristiyanlikta denildigi gibi: "human nature is corrupted" (insan dogasi bozuktur). dogasi bozuk biz insanlarin gunahlariyla, kendileriyle yuzlesmelerini gormek istemistim. her gun yedigimiz boklari insanlarin orada kusarak nasil kendilerini aklamaya calistiklarini gormek istemisim. oysa ilk giderken ic huzur bulma cabasi belki diye dusunmustum. eger benim gibi dine, tanriya inanmiyorsaniz, kendilerini iyi gibi gosterip her turlu boku yiyen insanlarin, sokakta yanina gelmicegi insanlarin arkasinda nasil iki buklum af dilediklerini gormek icin gidilebilir camiye. bundan sonra da ara ara gitmeyi planliyorum.
    not: camiden ciktiktan sonra bakkala gittim, hani su bi tarafimiza kacan fiyatli sigaralar var ya ondan aliim diye, caminin orada kirmizi isikta luks bi araba durdugunu gordum, dilencinin biri iceridekilerden para istiyordu. iceridekilerse "de get ulan, hadi lan cekil arabanin onunden" gibi laflar ediyordu. dikkatli bakinca camideki yirtik pirtik elbiseli insanin arkasinda 2 buklum olan 3 godoman oldugunu gordum. ee gunah cuvalini iceride bosaltarak huzuru buldular, bir daha camiye gelene kadar biraz daha doldurmak lazim. onlar da hakli.
  • bayram sabahlarının vazgeçilmezi.
  • "camiye gitmediğiniz sabittir. yazdıklarınız ve düşündüklerinizin sizin sayılmamasına, dolayısıyla el avucunuzdan alınmasına; hayır uçmasın, sansüren bir itikat sahibine devredilmesine; sınav ve ehliyet belgelerinizin müsaderesine; ahlak polisini eylediğiniz için 1500 dinar cezaya; ona iş yokluğunda iş bulduğunuz için de 50 dinar ödülle taltifinize; paranızı nasıl harcayacağınızın kuvvetle salık verilmesine*, toplum adına ve ar bokuna, ayrıca gelenek uyarına karar verildi; aha ve naha size!"