şükela:  tümü | bugün soru sor
  • evet cok onyargili bir tutum icerisindeydim ama fragmanindaki performansiyla kristen stewartin beni sasirttigi film. bekleyip gorecegiz.
  • henüz malum ortamlara düşmemiş filmdir. beklemekteyiz... çıksın, sinemalara gelsin gideriz diyeceğim ama imdb sitesinde ırak ve lübnan'da çıkış tarihleri bile yazmakta iken*, türkiye... yok...
  • fragmanı düştüğünden beri merakla beklediğim film. az önce izledim. açıkçası epeyce de etkilendim. kristen stewart asker amy cole rolünde olmuş. özellikle soğuk, donuk bakışları, ne yapacağını ne söyleceğini bilemediğimiz halleri bu role tam oturmuş. sürekli gergin ve tiksinir bakışları, demek ki bu filmi bekliyormuş. zaten into the wild ve welcome to the rileys gibi filmlerde bunun bi ışığı görünmüştü. romantik filmlerin kızı değilmiş. filmden bu baya baya anlaşılıyor. kendi deyimleriyle "intense" dedikleri roller gerek bu kıza. izlerken beğendim. peyman moaadi çok çok iyi. rolünün gerektirdiklerini yapıyor. kristen'la uyumlu olmuşlar ki hikayeye göre olmaları gerek. dünyanın farklı iki coğrafyasından iki oyuncunun bi araya gelmesi, filmin baz aldığı hikayeye hizmet etmesi açısından da önemli sanırım. guantanamo, amerika'nın kendi faşizmini konuşturduğu yer. tüm dünya da izliyor. filmin yönetmeni ve oyuncuları, objektif olmaya ve soru sordurmaya çalıştıklarını söylüyorlar filmin amacı ve sonucu için. ki karakterlerin, özellikle asker amy cole'un tarafından bakılınca sorulan epey soru ve yapılan muhakeme mevcut. film amacına hizmet ediyor. hatırlatıyor ve düşündürtüyor. guantanamo hala var ve unutuldukça da var olmaya devam edecek durumda. filmde ayrıca bikaç aklıma kazınan sahne var ki değinmeden edemeyeceğim;

    --- spoiler ---
    filmin başında yeni gelen muhafızın/askerin neden onlara mahkum değil de tutuklu diyoruz sorusuna, amy cole'un verdiği "cenevre sözleşmesine göre mahkumlar şahıstır ama tutuklar değildir." cevabı zaten ilk tokat gibi.

    amy cole, küçük kasabasından gelmiş ve hayatında önemli bişey yapmış olmak isteyen bir kız. ancak harry potter bile okumamış. azkaban'dan haberi yok. karşısındaki "tutuklu" ise üniversite mezunu ve sürekli kitap okuyor. biri hariç harry potter serisini bitirmiş.

    tutuklular, tuvaletin de dahil olduğu küçücük bir hücrede kalıyorlar. muhafızlar da keza tek bir yatak ve masadan ibaret bir yerde yaşamaktalar. tutuklular muhafızlardan, muhafızlar ise üslerinden emir alıp duruyorlar. yani kim hapiste, kim değil anlaması güç. herkes bi yerlere sıkışmış halde. lakin, aslana seçme şansının verilmesi gerek.

    tutukluların namaz kıldığı anda, bahçede muhafızların amerikan bayrağını göndere çekip selam duruşları da ibadet nedir sorusunu sordurttu şahsıma.

    amy cole'un güçlü durmak ve ağlamamak için kendisini tuttuğu ve hızlı nefes aldığı sahnelerde kristen stewart oldukça iyi.

    --- spoiler ---

    film hakkında diyeceklerim şimdilik bu kadar. izlenilmesi gerekli diye düşünüyorum. fikir ne olursa olsun mutlaka bir göz atılmalı. en azından kristen sevemeyenler bir bakarsa hakkını verebilirler sanki.
  • (bkz: the crying game) tadında bir film. fena değil.
  • gerçeği çok yansıtmamakla beraber dokunaklı bir film. tavsiye ederim.
  • kirsten steward'ın oyunculuğu çok güzel diye bahsedilmiş hep ama ben öyle ahım şahım bir durum göremedim. kaldı ki severim kendisini. ama her zamanki performansında oynamış bence.

    filme gelecek olursak da; anlattığı hikaye sebebiyle etkileyici bir film. ama bir the road to guantanamo değil kesinlikle. gerçi anlattığı şeyler farklı. bu filmde tutukluyla muhafız arasındaki etkileşimden, ilişkiden bahsediyor. fena değil aslında izlenebilir. ama izlemeseniz de çok bir şey kaybetmezsiniz.

    --- spoiler ---

    10sn süren sevişme sahnesi ise resmen fragmana koyup ilgi çekmek için yapılmış. o kadar zorlama bir sahne ki, başka bir açıklaması olamaz bence.
    --- spoiler ---
  • guzel film olmus.hayattaki tutsaklik ,kurallar,sozde ozgurlukler ve militarizm uzerine..

    soundtracki eye of the beholder -metallica olmaliydi

    do you see what ı see?
    truth is an offence
    your silence for your confidence

    do you hear what ı hear?
    doors are slamming shut
    limit your imagination
    keep you where they must

    do you feel what ı feel?
    bittering distress
    who decides what you express?

    ındependence limited
    freedom of choice is made for you my friend
    freedom of speech is words that they will bend
    freedom with their exception
  • çerezlik film.
    size öyle ne abd propagandası ne de müslümanlar teröristdir veya değildir gibi bir tespitte bulunmadan guantanamo da ki olayların belkide %1 ini göstererek vicdanlarını rahatlatma çabalarına bağlıyorum.
  • güzel diyalogları barından film.

    --- spoiler ---

    + alfred hitchcock blokta.
    - alfred hitchcock blokta kısaltma kodu ne demek biliyor musun?
    + psikiyatrist, tutukluyu ziyaret etmiş.*

    ayrıca kitaba yazılan not güzel ama etkisi oldukça yüksekti.

    "ali'ye. snape* iyi adam mı bilmiyorum. ama sen öylesin. sevgiler sarışın."

    --- spoiler ---
  • film içeriği hakkında spoiler vardır.

    tüm cezaevi filmlerini kaçırmama psikopatlığım yüzünden seyrettim ama pişman değilim. iyi ki psikopatım!

    kendinden beklenilmeyecek derecede içi dolu bir film. pek tesadüf değil aslında yönetmeni peter sattler, walk the line gibi çok iyi bir film çekmişti.

    sen bu insanlara düşmanın gibi davranırsan onlar da düşmanın olur. kötülük, kötülüğü çekiyor/çekecektir.

    amerikalıya cole (kristen stewart onun pek anlayamadığımız bir sorunu olmuş) şahsında "üzerimize uygulanan ufak bir şiddet bile bizi derinden etkiliyor, travmatize ediyorken onlara/düşmanımıza uyguladığımız bu sınırsız şiddeti nereye koyacağız" diyor.

    buradan cole üzerinden iyi - kötü insan ve bunun imkanıyla ilgili sorgulaması; iyi kötü ayrımının politik belirlenişi (terörist - gardiyan) ve bunun yarattığı çelişki çok iyi verilmişti. ali'nin kadınla ilk konuşması var, harry potter’da snape (severus snape) var. ben de potter serilerinin ilk 6 bölümünde ona kötü dedim. sonra anladım ki kendini iyilere yardımcı olmak için kötü gösterecek kadar iyi bir adam. ali sürekli potter serileri okuyor ama sadece ilk 6 cildi var. kalanları da istiyor. ve de bunu söylerken ali, "ben hep snape'in kötü adam olduğunu
    düşünüyordum tamam mı? sonra düşündüm, hayır, aslında kötü adam değil. o iyi adam." diyor. bu filmin finali de, bu diyaloga göndermeyle yapmışlar. bence enfesti.

    cole, ransdell (lane garrison prison break dizisindeki ispikçi pislik olarak akıllarda kalmıştır) tarafından ali (peyman moaadi) ile konuştuğu için ali'yi çıplak izlenmeye "zorlanarak" taciz ediliyor. bu olaydan sonra rico (joseph julian soria) ile yemekhanede karşılaşıyor. rico'nun hapishane gardiyanlarından koşulların bunalttığı birinin intihar etmesini anlatırken ki çelişkisi en iyi sinema filmleri sahnelerinden olmaya adaydı. rico'nun yüzündeki ifadeye yerleşen, kendi de aslında ölüme yakın derecede kötüleştiği, intihar eden gardiyana kızarken aslında kendi iç sesine kızdığını/susturduğunu çok net görüyoruz. bir de işkence sadece işkence edileni bağlamaz. bizzat uygulayanı da sarıp içine çeker, onun bedeni üzerine de sirayet eder.

    paralel şekilde cole bir daha gardiyan olmak için niçin başvurmayacağını anlatırken, küçük iken gittiği hayvanat bahçesi ve bu -kapatılana yapılan- kötülüğe ortak olmamayı neden gösterdiği sahne incelikliydi.

    son olarak kristen stewart abla, ben popüler olması yüzünden küçümsüyordum ama, fena oynamamış.

    son olarak ali'nin finalde yeni gelen askerle bağ kurmaya çalışması harikaydı. çok gerçekçiydi. insan olarak kalmak istiyor fena mı.